Yazarlar
Ramazan Başan
ramazan.basan@hotmail.comBugün aşure yediniz mi?
2025.07.05 11:07 - Son Güncellenme: 2025.07.05 11:07Bugün Aşure Günü....
Bugün ya aşure yapın ve dağıtın ya da gelen aşureyi bir güzel yiyin.
Hicri takvime göre yılın 12. ve sonuncu ay olan Zilhicce sona ermesiyle birlikte Muharrem ayı başlar. Muharrem ayının onuncu günü ise 'Aşure Günü' olarak idrak edilir. Her yıl değişen bu tarih, bu yılki Hicri Takvimine göre ise; bugün 5 Temmuz Cumartesi Aşure Günü olarak kutlanır.
AŞURENİN ANLAMI
Aşure/Aşura Arapça'da on anlamına gelen "aşara" kelimesinden türemiştir. Kelimenin Sami diller arasında ortak bir kelime olduğu düşünülmektedir.
İslami inanca göre Muharrem ayının onuncu günü Nuh Peygamber, Büyük Tufan'dan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı yapmıştır. Tatlının ismi, Arapçada onuncu anlamına gelmektedir. Geleneksel olarak en az 7 maddeden oluşması gerektiği söylenir. Bazıları adından dolayı 10 madde ile yapılması gerektiğini söyler.
Aşure geleneğini uygulayan toplulukların bu güne yükledikleri anlama göre aşurenin içine konan malzeme, yapılış tarihi ve amacı değişiklik göstermektedir. Aşure, bu geleneği uygulayan topluluklara göre çeşidi ve sayısı değişse de içine konan malzemenin çokluğu ile ün yapmış bir yiyecektir ve genel olarak kabuğu alınmış buğday ile birlikte, fasulye, nohut, kayısı, ceviz, üzüm, incir gibi bakliyat ve yemişlerin uzun süre kaynatılmasıyla pişirilir.
Pişirilen aşurenin duası yapılır; şifalı olduğuna inanıldığı için önce hasta ve çocuklara yedirilir, sonra yakın çevreden başlamak üzere birçok kişiye dağıtılır. Aşurenin kabı yıkanmadan iade edilir. Aşure artarsa meyve ağaçlarının dibine dökülür ve bu ağaçların daha çok meyve vereceğine inanılır.
Bir gece öncesinden buğday, fasulye ve nohut ayrı ayrı ıslatılır. Buğday iyice piştikten sonra ayrı ayrı pişirilmiş nohut ve fasulye de katılarak bir süre daha kaynatılır. Şeker ve yıkanmış üzüm ilave edilir. Küçük doğranmış incir, kayısı eklenir. Beş dakika daha pişirdikten sonra karanfil karışıma dâhil edilir. Pişen aşure sıcak sıcak kâselere alınır. Üzeri ceviz ve tarçın ile süslenir.
YAS MI? KUTLAMA MI?
Aşure günü, Osmanlı döneminde de mezhebi kimliklerine göre Müslümanlar tarafından yas veya sevinç içerisinde kutlanmıştır. Aşure geleneği, İslam mezheplerinde kendine yer bulduğu gibi Musevilerde ve Hristiyanlarda da farklı isimlerle bilinmektedir. Anadolu'nun hemen her yerinde bilinen ve hâlâ uygulanan aşure geleneği, günümüzde köy derneklerinin düzenlediği çeşitli organizasyonlar yoluyla bir şenliğe de dönüştürülürken, Alevi toplumlarında yas ve oruç tutularak değerlendirilmektedir.
Bu günün önemini arttıran ve gerçekleştiği varsayılan olayların bazıları da şunlardır:
Aşure Günü Şii inancına göre, İmam Hüseyin'in 10 Muharrem'de şehadete ermesinden dolayı en büyük matem günü sayılmaktadır.
Hz. Adem'in tevbesinin bu günde kabul edildiği,
Nuh'un gemisinin bu günde Cudi dağı tepesine oturduğu ve inananların kurtulduğu, bu sebeple şükür orucu tutulduğu,
Hz. Musa ve İsrailoğulları'nın, Firavun'un zulmünden bu günde kurtuldukları,
Hz. Yunus'un balığın karnından kurtulduğu gün.
Hz. Musa ve Hz. İsa'nın doğdukları gün.
Hz. Süleyman'a mülkün verildiği gün.
Hz. İbrahim'in doğduğu gün gibi yakıştırmalar da vardır.
OSMANLI'DA SARAY GELENEĞİ
Efdalüddin (Tekiner) Bey'in kaydettiklerine göre, Osmanlı döneminde aşure geleneğinde öncülük saraya aitti. Muharrem ayının 10. günü Topkapı Sarayı mutfaklarında pişirilecek aşure için Kilar-ı Has'tan gereken malzeme verilir, birkaç gün önceden hazırlıklara başlanırdı.
Saray aşuresini helvacı başılar pişirmekteydiler. Büyük kazanlarda hazırlanan aşureler ilk olarak özel bir törenle padişaha, harem halkına sunulması, sonra devlet ileri gelenlerine, imaretlere, halka dağıtılması adetti. 1735'te sarayda pişirilen amberli ve miskli iki maşrapa aşurenin, o sırada Beylerbeyi Sarayı'nda dinlenmekte olan Sultan I. Mahmud'a götürüldüğü, bir maşrabanın padişaha, diğerinin de maiyetindekilere sunulduğu ve zevkle yenildiği yazılıdır. II. Abdülhamid döneminde Yıldız ve Beşiktaş saray mutfaklarında hazırlanan aşurenin dağıtımı İstanbul halkını saray önlerinde kuyruk oluştururdu.
Saray matbahlarının her birinde iki ve dört kulplu büyük kazanlarda, buğday, incir, üzüm, kayısı kurusu, nohut, bakla vb. malzeme ile "daneli" denen aşureler pişirilir, 10 Muharrem gecesi hamallarca taşınan 50-60 kazan, Yıldız Talimhane Meydanı'na götürülerek düzgün bir sıra halinde dizilirdi. Sabah erkenden Matbah-ı Amire müdürü ve helvacı başılar resmi giysileriyle meydanda hazır beklerler, seccadeci başının, aşure dağıtımının padişahın buyruğu olduğunu duyurmasından sonra Matbah-ı Amire imamı dua eder, amin diyen halka parmaklıklı kapılar açılır, her kazanın önünde kuyruklar oluşur ve beraberinde getirdikleri kaplara aşure doldurulurdu. Bu sırada disiplinin sağlanamadığı, görevlilerin tepeden tırnağa aşureye bulaşığını battıklarını, hatta hücum edenler arasında kazana düşenler olduğu da görülürdü.
Edebiyat yazarı Musahipzade Celal, Aşure gününün İstanbul'da iki farklı şekilde kutlanışını eserinde şu şekilde anlatmıştır:
''Muharrem ayının onuncu günü, Hz.Peygamber'in torunu İmam Hüseyin'in şehit edildiği gün olduğu için bazı evlerde kristal bardaklar kaldırarak bakır veya toprak kupa ve taslardan su içer, fakat kana kana içmezlerdi. On gün oruç tutanlar, düğün demek yapmayanlar, gülüp eğlenmeyenler vardı. Yine bu ayın onuncu gününde Hz. Nuh'un gemisi Cudi Dağı tepesine oturarak selamete erdiği için gemide bulunan zahireden çorba pişirmişler. Hz. Nuh'un bu selamet gününe hürmeten bizde de aşure pişirilir. Eşe dosta, akraba ve konu komşuya fukaraya dağıtırlardı.
Siz daha aşure yapmadınız mı?
Hemen kolları sıvayın bu kıymetli geleneği devam ettirerek çocuklarınıza bir kültür mirası bırakın..
Yazarın diğer yazıları
- Siyah incir neden para etmiyor? Çare: Üniversite 11 Eylül 2026 Cuma, 08:30
- Festival üç gün, gastronomi 365 gün 02 Eylül 2026 Çarşamba, 01:25
- Nilüfer'in yeni yıldızı gastronomi 30 Ağustos 2026 Pazar, 17:08
- Ömür Akkor: "Hayatımı mutfağa ve yemeğe adadım" 17 Ağustos 2026 Pazartesi, 09:47
- Soğanın gözyaşları 11 Ağustos 2026 Salı, 10:53
- Sizin Tercihiniz Nedir? Kavun mu? Karpuz mu? 26 Temmuz 2026 Pazar, 19:31
- İklim değişirse tabağımız ne olur? 19 Temmuz 2026 Pazar, 11:03
- Bursa'nın hafızası çarşısında, ruhu esnaf lokantalarında saklı 04 Temmuz 2026 Cumartesi, 13:41
- Boşnakların soframıza bıraktığı miras 02 Temmuz 2026 Perşembe, 16:10
- Kültür Yolu Gastronomi yoluna dönüşür mü? 28 Haziran 2026 Pazar, 14:03
Yazarlar
- CHP-Yeni Parti denkleminde yeni arayışlar, B... Hasan Boztürk
- Bursa'da yakılan meşale sönmüyor! Gençlere d... Hasan Yalçın
- Faiz sabit, sahada yük ağır! Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamızın huzur dolu mekanları Prof. Dr. Murat Taş
- Daha işin başındayız ama hayallerimiz büyük! Çetin Sabırlı
- Süper Lig yolculuğunda Bursaspor farkı! Cevdet Altınel
- Bursa'da çocukluğumuz ile buluşturan o bahçe... Aylin Tekir
- Bursa turizmini konuşmak yerine, harekete ge... Binay Kazan
- Bursa'yı bekleyen paslı kuşak tsunamisi Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Milyonlarca Bağ-Kur'lunun beklediği düzenlem... Ferdi Sönmez
- Siyah incir neden para etmiyor? Çare: Üniver... Ramazan Başan
- Anaokulları Uyum Haftası Bugün Başladı Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz