Elif Didem Danacıoğlu

Elif Didem Danacıoğlu

elifdidemdanacioglu@gmail.com

İnegöl mobilyacısı rekabet kıskacında!

2026.10.26 20:36 - Son Güncellenme: 2026.10.26 20:42
A

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Sektörel Bakış'ta bugün mobilya sektörünü konuşalım.

Ve İnegöl'ü...

***

Bir mail aldım.

Selishome sahibi Ceyhun Yaprak, "Sektör beklentilerini izleyen yazılarınıza katkı olabilecek bir veri paylaşmak istiyorum" diyordu.

İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası'nın (İTSO) Kasım 2022 ve Mart 2026 tarihli mobilya listelerini karşılaştırmış.

Ortaya çıkan tablo dikkat çekici...

Kasım 2022'de 552 olan oturma grubu kayıtları, Mart 2026'da 687'ye yükselmiş.

Artış: Yüzde 24,5.

Aynı dönemde mobilya imalatı grubundaki kayıtlar ise, aynı dönemde 627'den 655'e çıkmış.

Artış: Yüzde 4,5.

Aradaki fark açık...

Yani oturma grubu alanındaki kayıt artışı, mobilya imalatının genelindeki artışın oldukça üzerinde.

Burada önemli bir ayrıntı var.

Bunlar üretim miktarını, satışları ya da şirketlerin cirolarını değil;İTSO'nun kamuya açık listelerindeki kayıt sayılarını gösteriyor. Grup değiştiren firmalar da hesaplamaya dâhil.

Dolayısıyla rakamları doğrudan sektörün üretim kapasitesindeki artış olarak okumamak gerekiyor.

Yine de tablo, sektörün hangi alanında yoğunlaşma yaşandığına ilişkin önemli bir işaret veriyor.

***

Başka bir veri daha var...

Karşılaştırmaya göre, yaklaşık 3,3 yıllık dönemde listedeki firmaların üçte birine yakını değişmiş. Hesaplama yöntemine bağlı olarak firmaların yüzde 24,7'si listeden çıkarken, yüzde 34,1'i listeye girmiş.

Başka bir ifadeyle sektörde girişler de var, çıkışlar da...

***

Peki, bu hareketlilik ne anlatıyor?

Ceyhun Yaprak ile irtibata geçerek sektör ve veriler üzerinden kısa bir değerlendirme paylaşmasını istedim.

Hammadde sıkıntısı, maliyet ve mobilyacıların sorunları da gündemdeydi.

Ceyhun Yaprak'a göre;

Özellikle oturma grubu alanında yeni firmaların devreye girmesi, rekabeti daha da sertleştiriyor.

Maliyet artıyor, fiyat aynı hızda artmıyor.

İnegöl mobilyacısının meselesi yalnızca rakip sayısı değil.

Asıl baskı, üretimin maliyet tarafında.

Sunta, MDF, kumaş, sünger...

Üreticinin temel girdileri arasında yer alan bu kalemlerin önemli bir bölümü döviz hareketlerinden etkileniyor. Döviz kuru yükseldiğinde maliyet artışı kısa sürede üreticiye yansıyor. Ancak aynı üretici, satış fiyatını aynı hızla güncelleyemeyebiliyor.

Zira karşısında yalnızca maliyet hesabı yok. Alım gücü zayıflayan tüketici, ertelenen siparişler ve fiyat rekabeti de var.

İşçilik ve enerji giderleri de eklendiğinde denklem daha karmaşık hale geliyor.

Maliyet yükseliyor, iç pazarda talep zayıflıyor, firmalar kârından vazgeçip fiyatla yarışıyor ve fiyat rekabeti sertleşiyor.

Sonuç ise;

Üretici, maliyet artışının tamamını müşteriye yansıtamadığında kâr marjından vazgeçmek zorunda kalabiliyor.

Özellikle benzer ürünleri çok sayıda işletmenin ürettiği oturma grubu pazarında fiyat üzerinden rekabet etmek firmaları daha fazla sıkıştırıyor.

Burada önemli bir ayrım var.

Daha fazla işletmenin aynı alanda faaliyet göstermesi, tek başına daha güçlü bir sektör anlamına gelmiyor.

Mesele bu işletmelerin ne kadar katma değer ürettiği, ne ölçüde sürdürülebilir kârlılığa ulaştığı ve pazarda kendine nasıl bir yer açtığı.

Kısaca çözüm sadece daha fazla üretmek değil.

Ceyhun Yaprak'ın değerlendirmesinde çıkış yolu:

"Ürünü fiyatla değil, tasarım ve hizmetle ayırmak ve iç pazara sıkışıp kalmamak."

Ceyhun Yaprak, Selishome olarak Almanya ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu Avrupa'daki yedi ülkeye kapıya teslim satış yaptıklarını belirtiyor.

Aracısız satış modelinin, İnegöl mobilyasının rekabet gücünü artırabildiğini ifade ediyor.

Sektörün çözüm bekleyen diğer başlıkları: Nitelikli eleman ve kayıt dışı rekabet!

Ceyhun Yaprak, "Sektörün önündeki en büyük engeller nitelikli çalışan bulmak ve kayıt dışı rekabetle mücadele etmektir. Bunlar çözülmediği takdirde büyüme, sayısal bir artıştan öteye geçip kaliteye dönüşemez" diyor.

***

Son söz...

Nitelikli eleman sorunu yalnızca üretimin devamlılığını değil, kaliteyi ve verimliliği de ilgilendiriyor.

Kayıt dışı ise, yükümlülüklerini yerine getiren işletmeler açısından haksız rekabet yaratabiliyor.

Bu sorunların çözümü, yalnızca firmaların bireysel çabalarına bırakılamaz.

Mesleki eğitimden denetim mekanizmalarına, işletmelerin verimlilik yatırımlarından ihracat desteklerine kadar uzanan daha kapsamlı bir yaklaşım gerekiyor.

İnegöl...

Mobilya üretimindeki birikimi ve üretim kültürüyle önemli bir merkez...

Fakat geçmişten gelen üretim gücünü geleceğe taşımak için sadece daha fazla firma, daha fazla ürün ya da daha fazla kayıt yeterli değil.

Rakamlar üzerinde durulması gereken bir soruyu gündeme getiriyor.

Oturma grubu kayıtları yaklaşık dörtte bir artarken mobilya imalatı grubundaki artış yüzde 4,5'te kalıyorsa, sektörün bu farklılaşmayı anlaması gerekiyor.

Rekabetin artması başka, rekabet gücünün artması başka...

Mobilya sektörünün önündeki temel mesele de burada yatıyor.

Üretmek kadar, daha yüksek katma değer üretmek...

Ve büyümeyi yalnızca firma sayısıyla değil, verimlilik, kârlılık ve sürdürülebilirlikle ölçmek.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları