EYT, 3600 Ek Gösterge ve Asgari Ücrete Zam Haberleri Seçim Yatırımı Mı?

2021.11.01 16:24 - Son Güncellenme: 2021.11.01 22:24
A

Pandemi tüm kesimleri olumsuz etkiledi.
Bu gerçek.
Bazı sektörler için fırsat olsa da genelde olumsuzluk ortaya çıktı.
Öyle ki; ekonomileri bizim gibi kırılgan olan ülkeleri daha da derinden etkiledi.
Detayları ekonomi alanında kalem oynatan meslektaşlarımızdan farklı bakış açılarıyla okuyorsunuzdur.
Ayrıca politik ekonomi bağlamında önemli tespitler yapan yazıların da okunmasını tavsiye ediyoruz.
Ülkemizde siyasete yansımalarına ilişkin ise bir kaç kelime söylemek istiyoruz.

Ülkemiz, ekonomik verilerin yorumlanması bir yana yapılan zamlarla krizi hissetmeye başladı.
Hem de derinden.
Söz konusu rakamları ne şekilde yorumlarsanız yorumlayın, hangi ülke ile kıyaslarsanız kıyaslayın, böyle.
Net.
Eskilerin deyimiyle kriz tencerede hissediliyor artık.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı ve AK Parti'yi zora sokan önemli bir husus bu.
Zira vatandaş cebine ve tenceresine yansıdığında, alışkanlıklarından feragat etmeye başladığında ve bu konuda umudunu yitirdiğinde sorgulama safhasına geçmiş demektir.
Dünyadaki krizlerin bizden daha hissedilir olmasına da "pahalılığı bir kenara bırakın ürüne ulaşıyor olmak bile önemli" savı da Birleşik Krallık'ta insanların akaryakıt alamaması da bizim insanımızı teselli etmez.
Etmiyor da.
Öyle anlaşılıyor ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tabloyu görüyor.
Ve acil önlem alınması gerektiğini düşünüyor.
Pandemi döneminde çok ciddi oranlarda sübvanse olanakları ortaya çıksa da toplumumuzun memnun olduğu söylenemez.
Muhalefet partileri de bu hususta vatandaşın düşünmesine izin vermiyor ve hükümeti baskı altında tutuyor.
Dolayısıyla acil eylem planı olarak da adlandırılabilecek önlemler hayata geçecek gibi görünüyor.
Kimine göre seçim yatırımı gibi algılansa da (yanlış bir algı değil) toplumun beklentisine ışık tutacak türde olduğunu düşünmek mümkün.

Asgari ücretten başlayalım.
Malumunuz üzere önümüzdeki ay taraflar arasında görüşmeler başlayacak.
Unutulmamalıdır ki, asgari ücreti devlet değil işverenler veriyor.
Dolayısıyla denge önemli.
Ama toplumun yarasına merhem olma açısından önemli bir artışın olması bekleniyor.
Hükümetin bu konuda söz konusu ortamı oluşturması bekleniyor. 
Diğer bir adım ise kamu çalışanlarının bazılarını ilgilendiren ve kamuoyuna 3600 ek gösterge olarak yansıyan düzenleme ile ilgili.
Ancak burada da bir çıkmaz var.
Yani polis memuruna 3600 vermeniz halinde üst rütbelere ne vereceksiniz?
Ya da öğretmene ve din görevlisi ile hemşireye bu ek göstereyi vermeniz halinde daire başkanı gibi görevlilerin aldığı ek göstergede nasıl bir artış sağlayacaksınız?
O halde salt öğretmen, hemşire, polis ve din görevlisinin ek göstergesini yükseltmek yetmeyecektir.
Ya da bu meslek dallarını 657 sayılı yasanın dışında meslek kanunları çıkararak ele alabilirsiniz.
Dememiz o ki, basit bir konu değil.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözü var.
Bir şekilde düzenleme olacak. 
CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere muhalefet de konuyu yakından takip ediyor.

Gelelim Emeklilikte Yaşa Takılanlar konusuna.
Burada bir tespit yapmak gerekiyor.
Ve EYT kapsamına kimlerin girdiği hususunu açıklamak gerekiyor. 
En basit anlatımla 8 Eylül 1999'da yürürlüğe konan 4447 sayılı yasa öncesinde sigortalı olanlar için EYT'den söz etmek mümkün.
Burada kadınlar için 20, erkekler için 25 yıl şartı ile prim ödeme gün sayısı kademeli olarak artırıldı ve yaş şartı getirildi.
Zamanla bu konu sürekli gündemde olacak hale geldi.
Muhalefet ve sivil toplum kuruluşları konunun takipçisi oldu.
Zamanla yeni şartları taşıyanlarla EYT'li sayısı azalsa da önemli sayılabilecek bir ses oluştu.
Hükümet de konuyu öncelikli olarak gündemine almak durumda kaldı.
Somut bir adım yok ama bir çalışma yürütüldüğü görülüyor. 
Ekonomik sıkıntıların bir nebze azaltılması için de hükümete bir fırsat sunuyor aslında.
Birçok mecrada bu konuda ortaya konan senaryoları okumak mümkün.
Çeşitli formüller ortaya konuyor.
1999 öncesi sigortalı olanlar için topyekün bir düzenleme zor görünse de palyatif formüllerin bir çözüm olması yeni memnuniyetsizlikler doğuracaktır.

Sonuç olarak bu konuların ciddi şekilde konuşulması bile toplumda olumlu etki yaratmış durumda.
Arzu edilen şekilde hayata geçer mi, bilemiyoruz.
Ama gerek seçim havasına girilmesi gerekse ekonomik sıkıntıların toplumda ciddi şekilde hissedilmesi bu konularda düzenleme yapılacağı izlenimi doğuyor.
Hatta ekonomik gerçeklerin söz konusu düzenlemeye izin vermeyeceğini söyleyenlerin bile bu düzenlemelerin çıkacağına ihtimal verdiğini görmekteyiz.
Bakalım nasıl bir tablo ile karşılaşacağız?


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları