Yazarlar
Yalnızlık paylaşılmıyor ki hiçbir zaman!
2026.04.15 15:21 - Son Güncellenme: 2026.04.15 15:21Bugün siz değerli okurlarım için; hepimizin çok iyi bildiği ancak göz ardı ettiği toplumsal bir gerçeğin neden-sonuç ilişkilerini yazmak istiyorum. Toplumsal yaşam konusunda yapılan demografik araştırmalar, artık dünyada giderek daha fazla kişinin yalnız yaşamı tercih ettiğini veya mecburen yalnız yaşamak zorunda kaldığını gösteriyor.
Yalnızlık istatistiklerini çoğaltarak baktığımızda; yıllarla beraber artan bir grafikle karşılaşıyoruz. Örneğin 1996 yılında dünyada 153 milyon kişinin yalnız yaşadığı istatistiklere girerken, bu sayı 2011'de 277 milyona, 2019'da ise 663 milyona çıkmış.
Küresel Covid-19 salgını sonrasında ise; dünyada yalnız yaşamak zorunda kalan insan sayısının 850 milyona ulaştığı var sayılıyor.2026 Yılı dünya nüfusunun 8,3 milyar olduğunu göz önüne aldığımızda; 850 milyon yalnız kişinin oranı, onda bir oluyor neredeyse...
Demek ki; dünyada her 10 kişiden biri yalnız..!
Diğer istatistikler de, yalnızlığın arttığını gösteriyor. İsveç nüfusunun yüzde 47'sinin,Japonya nüfusunun ise yüzde 31'inin yalnız yaşadığını bu istatistiklerden anlıyoruz. Almanya'da yalnız yaşayanların oranı 65 yaş üstünde yüzde 34, 85 yaş üstünde ise yüzde 56 seviyesine çıkması durumun ne kadar ciddi olduğunu da kanıtlıyor zaten...
Türkiye'de de son yıllarda giderek artan boşanmalar sonucu, yalnız kalan insan sayısının arttığı ortaya çıkıyor. Erken ölümler de yalnız yaşayan sayısının artmasına neden oluyor ülkemizde...Şu anda TÜİK'in son istatistiği Türkiye'de 3,5 milyon yalnız vatandaşımızı işaret ediyor. Ama yapay zekaya sorduğumuzda; bu sayının 5,5 milyonu aştığını söylüyor.
İNSANLARI YALNIZLIĞA GÖTÜREN 3 NEDEN..!
Yalnız yaşayan insan sayısının artmasında; 3 ana faktör belirlenmiş durumda...Bunları ayrıntıları ile birlikte şöyle sıralayabiliriz.
1-İnsanların yaşam süreleri arttığı için, dul kalma riski artıyor. Özellikle yaşlı erkekler, kadınlara göre çok daha fazla ölüyor. Dul kalanların çoğu kadın çünkü...Ölümler; yalnız ve dul insanlar yaratıyor.
2-Boşanmaların yaygınlaşması da yalnızlığı artıran bir başka önemli faktör olarak notlara giriyor. Eskiden çok az sayıda olan boşanma olayı, artık giderek çoğalıyor. Artık kimse kimseyi çekmiyor yani...Genç ayrılıklar da oldukça fazla olmaya başladı günümüzde...
3-Ve son faktör de; genç insanların "yalnız yaşama seçiminin" giderek çoğalması olarak gösteriliyor. Ailelerinin yanından ayrılarak özgürlüğü seçen gençler, yaşamlarının bir bölümünü daha rahat yaşamaya başlayınca, yeni bir yalnız gurup oluşturuyorlar.
Dolayısıyla dünya nüfusunda giderek artan "bir yalnızlık seçimi" söz konusu hale geliyor. Yalnızlığı tercih eden insanların sayısının artışı, öte yandan da yalnız insanların tüketici tercihlerini de gündeme getiriyor.
Dünya nüfusunda yalnız insanların çoğalması, perakende ticarete de bir başka şekilde damgasını basıyor. Yalnızlara hitap eden ürünlerin artması ve insanların gittikçe azalan zamanlarına yönelik pratik çözüm yolları bulunması, perakende sektöründeki en yeni çalışma alanı oluyor.Metro, Tesco, Wall Mart ve Findus gibi dünyaca ünlü zincir hipermarketler, son 10 yılda oldukça önemli kararlara imza atıyorlar ve yalnızlara hitap eden ürünlere yöneliyorlar. Bu kuruluşlar; hazır yemek seçimlerinde tek kişilik porsiyonlara da yer vermeye başladılar.
PERAKENDE SEKTÖRÜ DE YALNIZLARA YÖNELDİ
2008 Yılında ABD Ulusal Perakende Birliği'nin düzenlediği "Gelecek 10 yılda perakendecilik" isimli panelde; perakendecilerin pazarlama usullerinde hem iyileştirmeler, hem de önemli gelişmeler olacağına dikkat çekilmişti. Bu panelde de yalnız yaşayan insanların 2015 yılı sonunda 600 milyonu,2023 yılında ise 1 milyara yaklaşacağının tahmin edildiği ve yalnızlara yönelik satış yöntemlerinin "acilen" yürürlüğe konulması konusunda zorunluluğa dikkat çekilmişti.
İşte o panelde söylenenlerin işaret ettiği o günleri yaşıyoruz. Ölümler, ayrılıklar ve ekonomik-mali çöküntülerin yarattığı yeni YALNIZ İNSAN profilleri toplumlarda giderek artmaya başladı.
İşte bu trajik ve yeni profil, perakende dünyasında da arayışlara ve çözümlere yönelen kararlar aldırıyor. Tüketicilerin artık "kalabalığın peşinde" gitmediğini söyleyen yatırımcı sayısının hızla arttığı Avrupa ve ABD ülkelerinde, tüketici tercihlerinin giderek yemek hazırlamak yerine, dışarıdan hazır yemek sipariş etmeye yönelmesi, yeni gelişmelerin yaşanmasına neden oluyor.
PANDEMİ SÜRECİ İLE DAHA DA ARTAN YALNIZLIKLAR
Pandemi süreci de dışarıdan yemek söyleme konusunda süper bir artış yarattı. Son yıllarda yeni tüketici tercihleri sıralamasında, "yalnızlık ve zamansızlık" gibi 2 önemli kriter kesinlikle göz ardı edilmiyor.
Kısacası Avrupa ve Amerika'da hızla artan, ülkemizde de kendine yer arayan "yalnız insan sayısı" perakendeciler için cazip bir yatırım alanı olmaya devam ediyor. Öte yandan da insanların zamanlarını daha iyi değerlendirmek amacıyla hazır gıdalara ve pratik ürünlere yönelmesi, yeni sektörlerinde gelişmesine yol açıyor.
Hazır gıdalar ve pratik yemekler gerçeği ile pandemi sürecinde hepimiz tanıştık. Fast-food ve hazır yemek kültürü, son 6 yılda yükselen bir trend oldu. Telefonla veya internet ile sipariş verenlerin sayısı çığ gibi arttı yakın tarihimizde...Öte yandan boşanmalar da arttı ve evde yemek yapma kültürü bu anlamda da kan kaybetti. Ölümler de artıyor, yanlızlığı seçen gençlerde...
Yani günümüze baktığımızda...Yalnızlara yeni yeni yalnızlar katılıyor.
Ünlü şair Özdemir Asaf'ın dediği gibi...
Yalnızlık paylaşılmıyor/ Paylaşılsa yalnızlık olmuyor.
Yazarın diğer yazıları
- İspanya'nın şampiyonluğunda toplam kalite farkı! 21 Temmuz 2026 Salı, 13:12
- Her 10 kişiden biri zehirleniyorsa eğer..! 19 Temmuz 2026 Pazar, 17:03
- Beton binaların gölgesinde sağlığımızı mı kaybediyoruz? 16 Temmuz 2026 Perşembe, 08:48
- Gıda denetlemelerinde hareketli bir dönem... 14 Temmuz 2026 Salı, 11:04
- Sıkıcı geçen düğünlere bir inovasyon şart olmuştur artık! 10 Temmuz 2026 Cuma, 08:48
- Yaşama dair reçetelere de ihtiyacımız vardır artık! 06 Temmuz 2026 Pazartesi, 13:13
- Münih'teki emekliler neden çöpçülük yapıyor? 02 Temmuz 2026 Perşembe, 15:10
- Kültür, sanat ve edebiyatın yeni merkezi; Tirilye 29 Haziran 2026 Pazartesi, 15:48
- Tirilye'de bu kez sanat rüzgarları esecek! 24 Haziran 2026 Çarşamba, 11:14
- Her şeyin bir fiyatı var mıdır artık? 18 Haziran 2026 Perşembe, 09:46
Yazarlar
- NATO zirvesinde Bursa detayı Hasan Boztürk
- Bursa'nın dağ ilçelerinde her yıl aynı sorun... Hasan Yalçın
- SGK'da kritik denge! Elif Didem Danacıoğlu
- Daha iyi bir Bursa mümkün Prof. Dr. Murat Taş
- Hedef şampiyonluk, sürprize yer yok! Çetin Sabırlı
- Bursaspor ve pilot takımda sıcak gelişmeler! Cevdet Altınel
- Bu yaz, o yaz... Bursa'da müzik şöleni yarın... Aylin Tekir
- Bursa'nın havası hareketli, yeri sessiz! İsmail Arslan
- Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücr... E. Pınar Turan Kahraman
- İspanya'nın şampiyonluğunda toplam kalite fa... Binay Kazan
- Acemler'de yeni emeğin yalnızlığı Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Memur emeklisi soruyor: Seyyanen zam neden yok? Ferdi Sönmez
- İklim değişirse tabağımız ne olur? Ramazan Başan
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Süresiz nafaka dönemi bitiyor mu? Av. Ezgi Ay Sayma
- Yapay zekâ ile daire sunumları Yeşim Mutlu
- Karagöz: Hayal İçinde Hayal sergisi Kamuran Vatansever
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz