Yazarlar
Siz hiç asansörde kaldınız mı?
2025.09.12 10:12 - Son Güncellenme: 2025.09.12 10:12Bugünkü köşe yazıma ürkütücü bir soruyla başlıyorum: "Siz hiç asansör kabininde kaldınız mı?"
Bu soruya "evet" diyenler, bu can sıkıcı problemin büyüklüğünü hem anlamış hem de yaşamış olanlardır. Ama "hayır" demişseniz, umarım ki sizde günün birinde bir asansör kabininde teknik arıza veya elektrik kesintisi sonucunda kalmaz ve dakikalarca kurtarılmayı beklemezsiniz.
Çünkü bir asansör kabininde kalmak ve çıkarılmayı beklemek; hem yüksek derecede stres yaratıcı hem de vücut sağlığınızı bile riske edecek sıkıntılı bir durum...
Dileğim odur ki; hiç kimse asansör kabininde kalmasın.
Hem de dakikalarca...Bazen de yalnız başınıza...Çok sinir bozucu bir durum bu ve insanı oldukça yoruyor. Benim gibi sakin bir insan olsanız bile, havasızlık sonucu zorluk yaşayabilirsiniz.
Dikey olarak yük ve insan taşımacılığında kullanılan modern bir taşıt olan asansörler, tehlikeleri dışında özellikle yaşlılar için en uygun ulaşım aracı...Kalp rahatsızlığı olanların çoğu merdiven çıkamadığı için, asansör kullanmak zorunda kalıyor.
Ama son dönemlerde yaşanan asansör faciaları da gündemde...Geçtiğimiz yıllarda; Aydın'da bir öğrenci yurdunda meydana gelen asansör kazasında; bir öğrencinin hayatını kaybetmesi, bu sektörde birçok şeyin sorgulanmasına da yol açmıştı.
Demek ki; asansör sektörü de kendini günün çağdaş normlarına ulaştırmak ve insan sağlığı ve güvenliğini ciddiye almak zorunda...
Biliyorum ki; Bursa başta olmak üzere birkaç kentimizde gerçekten olayın ciddiyetine vakıf, modern işletmecilikle yönetilen, satış sonrası hizmetleri de güçlü olan asansör firmaları var.
Bu tür başarılı asansörcüleri rencide etmeden, insanların can ve mal kayıplarını dikkate almayan merdiven altı firmaları da anlatmak gerek...Çünkü bu dosya mutlaka açılmalı ve elmalarla armutlar karıştırılmamalı...
YAŞANMIŞ BİR ASANSÖRDE KALMA HİKAYESİ
2018 Yılı Nisan ayında bende bir asansör sorunu yaşadım. Bir gazeteci olarak; Bursa'dan yapılan 2017 yılı ihracatları araştırmak için Nilüfer civarındaki bir gümrükleme firmasına gitmiştim. Ata Bulvarı civarında faaliyet gösteren bu firmanın yeni taşındığı işyeri, biraz sakin bir yerdeydi. Verilen adresteki iş hanına girdim ve asansöre doğru yöneldim. Asansörün alt tabanı zeminin biraz aşağısındaydı ama kafamın birazda karışık olmasından dolayı umursamamıştım galiba bu olumsuzluğu...Keşke bu durumu görünce, binmeseymişim o asansöre...
Herhangi bir işaret de yoktu asansörün kapısında...Kapıyı kapattım ve 3.kat butonuna bastım. Asansör hareket etti ama 1 ve 2.kat arasında birdenbire durdu. Biraz bekleyip arıza ve haberleşme düğmesine bastım. Hiç ses gelmedi. Demek ki yeni olan iş hanının henüz kapıcısı da yoktu. Birkaç kez aracımın metal anahtarı ile kapıya vurdum. Hiç kimseye sesimi duyuramadım. İşhanı yeni olduğu için, katlardaki bürolarda tam dolmamıştı herhalde ki; sesimi duyan olmadı. Son çare olarak cep telefonuma sarıldım. Gümrükleme bürosundaki görevlilerden yardım isteyerek, kabinden çıkarılabileceğimi düşündüm. Ama ne yazık ki bu anda daha büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Cep telefonumun dış sinyali sıfırdı. Yani küçük ve kapalı bir alanda kaldığımdan, telefonla dışarıyı arama şansımı da yitirmiştim. Bu duruma canım çok sıkıldı tabii ki...
Asansör içindeki havasızlık nedeniyle terlemeye de başladım. Ben de zemine oturdum ve elimdeki anahtarla kapıya vurarak, dışarıya sesimi duyurmaya çalıştım. Yaklaşık 25-30 dakika asansörde; olabildiğimce sakin kaldım. Neyse ki iş hanındaki büro sahiplerinden biri, benim asansörde mahsur kaldığımı o seslerden anladı da, 5-10 dakikalık çaba sonrasında kabinden dışarı çıkarak temiz hava alma şansına kavuştum.
ASANSÖRLERDE ETİKETLERE DİKKAT EDİN!
Ve artık ben...Asla yeni açılan iş merkezlerinin asansörlerine binmiyorum. 5 katta olsa yürüye-yürüye çıkıyorum ve öyle de iniyorum merdivenlerden...
Asansörlerin kapısına asılan etiketlere de dikkatlice bakıyorum. KIRMIZI ETİKET (güvensiz) ve SARI ETİKET (kusurlu) etiketi bulunan araçlara asla binmiyorum. MAVİ ETİKET (hafif kusurlu) sayılıyor ama YEŞİL renkli etiketi görünce uygun/güvenli asansör olduğunu biliyorum.
Korkulu rüya görmek; bu yaştan sonra bizim için çok uygun değil çünkü...Siz de siz olun, asansör gibi riskli bir taşıma aracını kullanırken bir kez daha düşünün.
Çünkü bu ülkede...İstatistiklere göre; mevcut her 10 asansörden 6'sı güvenli değil...Bu tespiti ben yapmadım. Ülkemizde bu konuda kafa yoran STK'ların ve yetkililerin görüşleri/istatistikleri bu doğrultuda çünkü...
Periyodik kontrolü yapılmayan, kırmızı, sarı ve mavi etiketler yapışık olan, güvenlik şartları yeterince sağlanmayan ve görevlisi olmayan bir asansörde ...Havasızlıktan, panikten ve stresten bayılıp kalabilirsiniz bir gün...Klostrofobiniz falan varsa, ölebilirsiniz bile!
Bu yüzden...Siz siz olun, çok gerekmedikçe asansör kullanmayın. 15-20 Katlı binalarda kullanmak zorunda kalırsanız da, tedbirini alın mutlaka...
Yanınızda küçük bir el feneri olsun hiç olmazsa...Sesinizi duyurmak veya gürültü çıkarmak için metal bir şey (anahtarlık, metal kalem v.s) bulunsun bir de...Her yerde çeken bir telefonunuz varsa da iyi olur. Bazen hiçbir telefon asansör içinde çalışmıyorsa da, mesaj atabilecek kadar gücü iyi olan telefonlardan edinin. Ve bu telefonunuzun pili bitmek üzere iken, asansöre binmeyin.
Yaşanmış asansör deneyimleri, insanı hayatta bırakan ayrıntılarla dolu...Okuyun ve araştırın. Bir gün gerekebilir size de...Ama umarım; çok kullanılmayan bir binada bir asansör kabini içinde kalmazsınız. Bir de; panik atağınız veya klostrofobiniz varsa, çok ama çok zorlanırsınız.
Benden uyarması!
Yazarın diğer yazıları
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domatesleri yiyemiyoruz artık! 07 Eylül 2026 Pazartesi, 16:12
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domatesleri yiyemiyoruz artık! 07 Eylül 2026 Pazartesi, 16:12
- Tavuklu pilav menülü düğün yemeklerine dikkat! 02 Eylül 2026 Çarşamba, 13:11
- Borcu olmayan kimse kaldı mı çevrenizde? 28 Ağustos 2026 Cuma, 09:54
- Bir gün tüm maskelerimizi atarak bir tarafa... 25 Ağustos 2026 Salı, 11:48
- Yüksek enflasyon sofralara hile olarak mı yansıyor? 22 Ağustos 2026 Cumartesi, 13:58
- Bursa'nın zemini su muhallebisi gibi mi? 16 Ağustos 2026 Pazar, 15:00
- Bu futbol kitabında kadının adı da var, hikayesi de... 14 Ağustos 2026 Cuma, 14:59
- Büyük zaferi kazanmak için, küçük yenilgilere razı olun 11 Ağustos 2026 Salı, 12:41
- Kopya çekerek bir marka yaratılır mı hiç? 07 Ağustos 2026 Cuma, 10:45
Yazarlar
- BTSO seçiminde kimler kaybeder? Hasan Boztürk
- Bursa'da yakılan meşale sönmüyor! Gençlere d... Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamızın huzur dolu mekanları Prof. Dr. Murat Taş
- Böyle santraforun olursa şampiyon olursun! Çetin Sabırlı
- TFF'nin cezaları ve futbolun çilesi! Cevdet Altınel
- Yıldırım "Hanımeli Çarşısı" kadınlara güç ka... Aylin Tekir
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domat... Binay Kazan
- Bursa'nın görünmez duvarları ve kiracıları Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Milyonlarca Bağ-Kur'lunun beklediği düzenlem... Ferdi Sönmez
- Festival üç gün, gastronomi 365 gün Ramazan Başan
- Kreşler küçük yaş almıyor, peki çalışan anne... Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz