Yazarlar
Kitaplar, plaklar ve şarkılar Can Ertan'sızdır artık!
2026.02.04 17:42 - Son Güncellenme: 2026.02.04 17:43Ünlü şair Can Yücel'in "Kimi ölüler bize ne kadar yakın/Yaşayanların birçoğu ise ne kadar ölü..." şeklindeki çok bilinen şiiri, gerçekten de değerli insanların kaybından sonra kalanların duygularını çok iyi anlatıyor.
Bugün 4.ölüm yıldönümü için Hisar sırtlarındaki Üftade Camii'nde bir araya gelen dostları, Can Ertan'ı saygı, sevgi ve özlemle anarken, Can Yücel'in şiirindeki gibi onu yakınlarında hissettiler.
Çünkü sıra dışı bir insandı; Can Ertan....
Onun yaşam öyküsü incelediğinde yaşam zenginliğinin ve süresinin "parantez aç-parantez kapa" işleminden çok daha uzun olduğunu anlayabiliyor insan...
Çünkü Can; bir insandı. Ama öyle bir insan ki; kimsenin üzülmesini istemezdi. Yazılarının içeriğinde ve yazılarına gelen yorumlarda; hep karşısındaki insanı kırmadan-yormadan ve hırpalamadan insanca cevaplar verirdi.
Şiirleri, şarkıları, kitapları, filmleri ve plakları çok ama çok severdi.
Paylaşırdı sevdiği eserlerin isimlerini sık-sık okurları ile...İnsanlar da okusun, insanlar da seyretsin ve insanlar da dinlesin diye...Yazıları en çok okunan Bursalı köşe yazarlarından biriydi aynı zamanda...

DAHA YAPACAK ÇOK İŞİ, OKUYACAK ÇOK KİTABI VARDI
Dedim ya...Can; bir insandı. Hep insanlık denizinde yüzdü. Hep sevdiği şeyleri yapmaya çalıştı. İyi bir makale yazmak için, günlerce araştırmalar yaptığını, konunun uzmanları ile birebir görüştüğünü bilirim. Üstadımız Uğur Mumcu'nun dediği gibi "Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunamayacağına" yürekten inanırdı. Araştırırdı ve soruştururdu birçok şeyi okurları ile paylaşmak için...
Ama onca güzelliklere ve iyiliklere rağmen, yaşam bazen kısa oluyor.
Can'ın yüreğine sığdırdığı bu manevi zenginliğin yanında, hüzünler ve acılar da vardı yaşamında ne yazık ki...Üzgün ve kederliydi son günlerinde...Yaşamın acımasız yüzünü de görmüştü üst-üste...Ama yine de dostlarına karşı; gülen yüzünü ve telefonda bile pozitif enerji veren muhabbetini hiç yitirmedi.
Doğduğu Hisar semti ile bağını hiç koparmadığını anlamıştık yazılarında paylaştığı çocukluk anılarında Sevgili Can'ın...Her satırı sevgi, saygı ve Bursa kokan hikayelerinde...Yeşil-Beyaz renklere vurgun Bursaspor sevgisinde...
Ama dedik ya; yaşam parantezlere sığmayacak ölçüde oluyor bazen...Çok dikkat etmesine rağmen vücuduna giren COVİD belası ve ardından gelen şanssız beyin kanaması, onu aramızdan aldı 4 yıl önce...Daha yapacak çok şeyi, okuyacak çok kitabı olmasına rağmen...
Şiirleri, şarkıları, kitapları, plakları ve evindeki muhabbet kuşu İlham'ı yetim bıraktı.
"Bir Can Ertan geçti bu dünyadan" denebilecek kadar değerli bir yazardı benim Sevgili Arkadaşım...Hep mütevazi yaşadı ve öyle de öldü.
ÖLÜMÜNDEN BİR AY ÖNCEKİ YAŞAM MANİFESTOSU
Gazeteci-Yazar Can Ertan, köşe yazıları yazdığı gazetedeki son yazılarından birini 30 Aralık'ta kaleme almıştı ve "2022 Yılı için kendime verdiğim sözler" başlığı ile yeni yılda yapacaklarını yazmıştı her zamanki gibi içten bir şekilde...
Doğmalardan, ön yargılardan, nefret dilinden, kibirden, hasetten ve fesattan, vasattan, magazinden uzak durmaya çalışacağım.
Dostlarımı daha sık arayacağım ve ölmüşlerimi yad edeceğim.
Sevdiklerime kendilerini sevdiğimi daha sık söyleyeceğim.
Karamsarlık ve umutsuzluk yaymayacağım etrafıma...
Her gün bir şiir okumaya devam edeceğim.
Münir Nurettin, Müzeyyen Senar ve Zeki Müren şarkıları yankılanacak hep kulaklarımda...
Bukowski'nin "Biri sizi sevmişse, hayatınız kurtulmuştur" sözünü hiç unutmayacağım.
Yeni yılımda kendime verdiğim bu sözleri tutmak için de elimden geleni yapacağım"
Ama hayata geçmedi/geçemedi bu manifesto...Zamansız bir veda, bu manifestonun gerçekleşmesini engelledi. Sözler uçtu, ondan geriye derin izler bırakan işte bu yazısı kaldı geride...
2 Şubat onun 4.ölüm yıldönümüydü. Bugün tarihi mekanlardan Üftade Camii'nde arkadaşları ve dostları onu bir kez daha andılar. Eski Bursalılar Burada Gurubu kurucusu Kemal Müezzinoğlu önderliğinde bir araya gelen sevenleri, Can Ertan için dua ettiler, lokma dağıttılar, anılarını paylaştılar.
Ve her şeye rağmen; VEFA'nın İstanbul'un bir semti olmadığını gösterdiler.
Yazarın diğer yazıları
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık 19 Ekim 2026 Pazartesi, 11:33
- Hollanda'nın tarım mucizesinin şifresi ne? 15 Ekim 2026 Perşembe, 11:33
- Mütareke kenti Mudanya'da güneşli bir sonbahar günlüğü... 11 Ekim 2026 Pazar, 10:12
- Bankalar sineğin yağını da mı hesaplıyor artık? 09 Ekim 2026 Cuma, 12:07
- Mimarlık bir sanat ve bilim dalıdır aslında... 05 Ekim 2026 Pazartesi, 09:27
- Ar-Ge mi yoksa inovasyon mu önemli? 30 Eylül 2026 Çarşamba, 11:23
- Palamut ve sardalyanın tam zamanıdır şimdi... 27 Eylül 2026 Pazar, 11:24
- Avrupa'nın yeşil başkenti bayrağı Bursa'ya yakışmaz mı? 24 Eylül 2026 Perşembe, 13:22
- Aile şirketlerinin sonu mu geliyor? 16 Eylül 2026 Çarşamba, 10:06
- Mütareke Meydanı'ndaki bir çınar ağacının altında kitap imzalama keyfi... 13 Eylül 2026 Pazar, 16:04
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'nın o mahallesinde toplam 23 kişi yaşıyor Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa havada irtifa kaybediyor! İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamız miras mı emanet mi? Prof. Dr. Murat Taş
- Sorunsuz akşamda güzel galibiyet! Çetin Sabırlı
- Geçmişin hatıraları, geleceğin rehberidir Cevdet Altınel
- Sizin de pul koleksiyonunuz var mı? Aylin Tekir
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık Binay Kazan
- Bir Bursa klasiği: Gelenek ve modernlik aras... Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Emekli aylıkları neden düşüyor? Ferdi Sönmez
- Zeytinde Bolluk Bereket Getirir mi? Ramazan Başan
- Sel felaketinin geleceği belli değil miydi? Yeşim Mutlu
- PISA 2025 verilerine göre ülkemiz için eğiti... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz