Sel felaketinin geleceği belli değil miydi?

2026.10.16 12:05 - Son Güncellenme: 2026.10.16 12:05
A

Dün yaşanan sel felaketi, tüm uyarılara rağmen birçok olumsuzluğa neden oldu. İstanbul'da sel sularına kapılan araçlar, yollarda mahsur kalan insanlar ve su basan evler... Görmek istemediğimiz görüntülere bir kez daha tanıklık ettik.

Peki, bu felaket bir anda mı yaşandı? Günler öncesinden birçok il için yağış uyarıları yapıldı, AFAD vatandaşların telefonlarına mesajlar gönderdi. Yağışın şiddetli olacağı belliydi. O hâlde neden yeterli önlem alınamadı? Alındıysa nerede hata yapıldı?

Bursa'da da etkili olan yağışlar İznik ve Mudanya'da görüldü. Çok şükür ki kentimizde can kaybı yaşanmadı, ancak İstanbul'da hayatını kaybeden ve kayıp olduğu bildirilen vatandaşlarımızın haberleri hepimizi derinden üzdü. Gündem de bir sürü olay varken birde yaşanan felaketlerde can kayıpları olması kötü değil mi?

Her felaketin ardından aynı soruyu soruyoruz: Ders çıkaracak mıyız? Geçmişte yaşadığımız olayları düşündüğümüzde, bu kez de gereken önlemlerin alınıp alınmayacağı konusunda endişeliyim.

Dün karşıma çıkan bir video dikkatimi çekti. Dere kenarlarına yapılan evler, deniz kıyılarında yükselen gökdelenler, vadilerin içine inşa edilen villalar... Sırf güzel bir manzara uğruna doğanın akışını değiştiriyor, suyun geçiş yollarını daraltıyor olabilir miyiz? Dere yataklarının ve taşkın alanlarının yapılaşmaya açılması, yoğun yağışlarda ciddi riskler oluşturabilir. Şehirlerimizi planlarken doğanın sınırlarını göz ardı etmemeliyiz.

Üstelik bu yağışlar sıradan bir yağmur değildi. Bazı bölgelerde uzun yılların yağış rekorlarının kırıldığı belirtilirken okullar tatil edildi, günlük hayat aksadı ve barajlardaki su seviyeleri yükseldi. Bu durum, şehirlerimizin böylesine yoğun yağışlara ne kadar hazırlıklı olduğunu sorgulamamızı gerektiriyor.

Yağmur suyu kanallarımız yeterli mi? Dere yatakları korunuyor mu? Altyapımız, böylesi yağışları kaldırabilecek kapasitede mi? Bu soruların yanıtları, felaket yaşandıktan sonra değil, öncesinde verilmelidir.

Vatandaşların da uyarıları dikkate alması, riskli bölgelerden uzak durması ve zorunlu olmadıkça yola çıkmaması gerekiyor. Ancak bireysel dikkat, kurumların alması gereken önlemlerin yerini tutamaz.

Doğanın gücünü durduramayız ama bilimsel şehir planlaması, sağlam altyapı ve zamanında alınan önlemlerle felaketlerin etkisini azaltabiliriz.

Umarım bu kez yaşananlardan gerçekten ders çıkarırız. Çünkü bir sonraki yağışta kaybedeceğimiz şey yalnızca evimiz, aracımız ya da iş yerimiz olmayabilir. İnsan hayatı söz konusu olduğunda, alınmayan her önlemin bedeli çok ağır olabilir.Uyarılar yapıldıysa, artık sorumluluk önlem almaktır, yapabileceğimiz tek şey bu.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları