Yazarlar
Her 10 kişiden biri zehirleniyorsa eğer..!
2026.07.19 17:03 - Son Güncellenme: 2026.07.19 17:03Geçtiğimiz hafta bu köşede yazdığım "Gıda denetlemelerinde hareketli bir dönem" başlıklı yazımdan sonra okurlarımdan önemli yorumlar ve bilgiler geldi bana...Bu konunun kamuoyunda çok sık dile getirilmesi ve gıda denetlemelerinin kesintisiz sürmesi gerektiğini söyleyen bir doktor okurum: "Malzeme maliyeti artışları, gıda üretiminde kalitesizliğe yol açıyor. Gıda imalatçıları ucuz üretim yapacağım derken, insan sağlığını düşünmüyor. Gıda zehirlenmelerinin çoğu bu kalitesizlik ve denetimsizlik nedeniyle oluşuyor" şeklinde bir yorum yazmış. Bilinçli bir görüş bildiren bu okuruma gerçekleri dile getirdiği için teşekkür ediyorum.
Bilinmeli ki; ülkemizin gıda güvenliği fotoğrafı ortada kabak gibi duruyor. Görmek istemesek bile, hayatın her alanında bir gıda güvenliği sorunu yaşandığı anlaşılıyor. Hele hele bu sıcak yaz günlerinde..!
Sokaklarda açıkta satılan simitler, penceresi ardına kadar açık dükkanların pencere kenarlarında hazırlanan ekmek içi dönerler, ağzı açık bez torbalarda sokakta satışa sunulan kuru gıdalar ve bitkisel ürünler, alt tarafları her tarafa değen ve üst üste konulan plastik ekmek kasalarında sevk edilen ekmekler, yeterince soğutmayan vitrin buzdolaplarında satışa sunulan tavuk etleri ve yaş pastalar, sağlıksız koşullar kesilen etler ile yapılan kebaplar, sıcak asfaltlarda kurumaya bırakılan kırmızı biberler...
GÜVENLİ GIDADA 113 ÜLKE ARASINDA 49. SIRADAYIZ
Zaten bunları gördüğümüzde/okuduğumuzda; gıda güvenliğinde çok geri kaldığımız anlaşılmıyor mu.?
2025 Yılı Küresel Gıda Güvenliği Endeksi bu durumu netleştiriyor zaten...Endekste; 113 ülke arasında 49.sıradayız ne yazık ki...İşte bu noktada olayın daha da ciddi düşünülmesi açısından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) istatistiklerini de vermek gerek...DSÖ; dünyada her yıl 420 bin insanın gıda zehirlenmesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıklarken, günümüzde yeryüzünde yaşayan her 10 kişiden birinin mutlaka gıda zehirlenmesinden etkilendiği de önemli bir bilgi notu olarak paylaştı.
Düşünün şimdi...Her 10 kişiden biri, yaşamı boyunca mutlaka zehirleniyor. Bu risk oranı çok yüksek...Bu büyük oranlı tehlike nedeniyle, gıda güvenliği risk listesine çok fazla dikkat etmemiz gerek...
Kapkara plastik poşetlere konulan fırından henüz çıkmış sıcacık ekmekler...Sanayi atığı sularla sulanan marullar-maydanozlar, dereotları ve taze soğanlar...Kavurucu sıcakta market önlerinde rafa konulmayı bekleyen pet şişe suları...
Bu listeye yenileri de eklenebilir. Tarihi geçmiş konserveler, pastanelerin soğuk vitrinlerinde yasal süre 48 saat yerine 1 hafta bekleyen yaş pastalar, yeterince kaynamamış süt ile yapılan peynirler, zehirli mantarlar, kırık satılan yumurtalar...
Riski fazla olan gıda maddesi o kadar çok ki ülkemizde... ...
RESTORANLAR VE PASTANELERDE RİSK ANALİZİ ŞART
Gıdaları soğutulmuş ortamda tutmak, onları sağlıklı ve taze olarak tüketilebilmesi için en önemli etkendir. Çünkü gıdaları bozan ve onları insan sağlığına düşman eden şey mikroorganizmalardır. Ortam sıcaklığının 5 derecenin üzerinde olduğu ortamlar, mikroorganizmalar için biçilmiş kaftandır.
Yaz mevsiminde ortam sıcaklığının artışı bu tür riskler yaratır. Bir de buna dayanıksız bazı gıdaların temel özelliği (tavuk, yaş pasta, yumurta, peynir gibi) eklenince risk daha da artar.
Bir yeme-içme mekanı için; soğuk bir zincir kurulması olmazsa olmaz bir kriterdir. Yemek çeşitleri, salatalar, mezeler, pastalar ve yumurta özellikli tatlılar için soğuk zincir kurulmazsa, insan sağlığı ve can güvenliği için en uygun olumsuz ortam hazırlanmış olur.
İnsan ve gıdaların birlikte olduğu bir yeme-içme ortamında her zaman bir hijyen kazası olabilir. Prestiji olan lokanta, restoran ve pastanelerin korkulu rüyası; bir hijyen kazası yani gıda zehirlenmesi yaşanmasıdır.
Bir işletmede öyle bir zehirlenme krizini en az hasarla atlatmak, doğru yönetim tekniğine gereksinim kılmaktadır. Ama asıl olan sağlıklı gıda üretmek, üretilen-satılan gıdanın güvenliğini sağlamak ve kontrol mekanizmasını hep doğru noktada tutmak ile mümkün olabilir.Yani; gergedanla birdirbir oynamak hep risklidir.
HİLELİ GIDA SEKTÖRÜNE KAPSAMLI DENETLEME ZORUNLULUĞU
Ülkemizde 718.003 adet gıda işletmesi bulunuyor. Bu sayının 81.904'ü üretici gıda işletmesi kimliği ile faaliyet gösteriyor. Ama bu büyük sektörde son zamanlardaki yüksek enflasyon nedeniyle giderek artan oranda gıda terörü ve hileler yaşanıyor. Bu hileler ve kalitesizlik sonucunda da; besin zehirlenmeleri fazlasıyla artıyor. Bu üretici ve satıcı gıda firmalarının denetlenmesi ve hijyenik koşullar oluşturmayan, gıdada hile yapan firmaların ortaya çıkarılması bir zorunluluk haline gelmiştir.
Ancak bunu yapmak mümkün olmuyor ne yazık ki... Ülkemizdeki 718 bin gıda işletmesini denetleyebilecek gıda uzman sayısı sadece 7.004 kişi...Tüm Türkiye'de gıda üretimi yapan, satan ve bu hizmeti veren firmaları denetleyecek 7 bin personelin (ki bunların hepsi sahada görev almıyor) performansı tabii ki yeterli olmayacaktır. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre; bakanlık bünyesindeki gıda mühendisi sayısı da 1.200 civarındadır ve bunların büyük bölümüne denetleme görevi verilmemektedir. Umarım bu sayılar artırılır ve ülkemizde de hileli gıda üretenler iyi bir şekilde denetlenir ve kurallara uygun olmayanlara cezalar verilir.
Yaygın medyada ülkemizdeki hileli gıda sektörünün artık 10 milyar dolarlık bir büyüklüğe eriştiği şeklinde haberlere de rastlıyoruz. En çok et ve süt ürünlerinde yapılan hileler, ne yazık ki tüketicilerimizi riske sokuyor. Vurguncular; haksız kazanç sağlarken, tüketiciler için hastalıklara ve zehirlenmelere davetiye çıkarılıyor. Bu kapsamlı sorunun çözümü için etkin ve sıkı denetim mekanizması kurmak, Tarım ve Orman Bakanlığı için bir zorunluluktur artık...Gıda zehirlenmelerinin neden/sonuç ilişkilerini kamuoyu ve tüketicilerle paylaşmak ve zehirleme riski fazla gıdalarla ilgili bilgilendirme/eğitim çalışmaları yapmak da,ilgili bakanlığın ve Tarım ve Orman İl Müdürlükleri'nin görevleri arasında olması gerekiyor.
Her 10 kişiden biri, yaşantısı boyunca mutlaka zehirleniyorsa eğer..!
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazarın diğer yazıları
- Her 10 kişiden biri zehirleniyorsa eğer..! 19 Temmuz 2026 Pazar, 17:03
- Beton binaların gölgesinde sağlığımızı mı kaybediyoruz? 16 Temmuz 2026 Perşembe, 08:48
- Gıda denetlemelerinde hareketli bir dönem... 14 Temmuz 2026 Salı, 11:04
- Sıkıcı geçen düğünlere bir inovasyon şart olmuştur artık! 10 Temmuz 2026 Cuma, 08:48
- Yaşama dair reçetelere de ihtiyacımız vardır artık! 06 Temmuz 2026 Pazartesi, 13:13
- Münih'teki emekliler neden çöpçülük yapıyor? 02 Temmuz 2026 Perşembe, 15:10
- Kültür, sanat ve edebiyatın yeni merkezi; Tirilye 29 Haziran 2026 Pazartesi, 15:48
- Tirilye'de bu kez sanat rüzgarları esecek! 24 Haziran 2026 Çarşamba, 11:14
- Her şeyin bir fiyatı var mıdır artık? 18 Haziran 2026 Perşembe, 09:46
- Parayı veren ödülü kapar mı? 15 Haziran 2026 Pazartesi, 14:12
Yazarlar
- NATO zirvesinde Bursa detayı Hasan Boztürk
- Bursa'nın dağ ilçelerinde her yıl aynı sorun... Hasan Yalçın
- Kira yük! Satılık hayal... Elif Didem Danacıoğlu
- Bursamızda yaşam-şehir ve mimariden bir kesi... Prof. Dr. Murat Taş
- İlk etap kamp sona erdi. Geliyor gelmekte ol... Çetin Sabırlı
- Bursaspor ve pilot takımda sıcak gelişmeler! Cevdet Altınel
- Bursa'nın müziksiz oynanan tek geleneksel ha... Aylin Tekir
- Bursa'nın havası hareketli, yeri sessiz! İsmail Arslan
- Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücr... E. Pınar Turan Kahraman
- Her 10 kişiden biri zehirleniyorsa eğer..! Binay Kazan
- Memur emeklisi soruyor: Seyyanen zam neden yok? Ferdi Sönmez
- İklim değişirse tabağımız ne olur? Ramazan Başan
- Çocuklar geleceğimizin teminatıdır... Tolga Bahadır Şimşek
- Süresiz nafaka dönemi bitiyor mu? Av. Ezgi Ay Sayma
- Yapay zekâ ile daire sunumları Yeşim Mutlu
- Karagöz: Hayal İçinde Hayal sergisi Kamuran Vatansever
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz