Yazarlar
Bir trafik kazasında öldüğünüzü duyarsanız eğer...
2024.10.03 11:33 - Son Güncellenme: 2024.10.03 11:33Trafik kazaları, yalnız bizim ülkenin değil, tüm dünyanın sorunu. Ama aradaki fark, kazalarda kaybedilen insan sayısı...
Yakın bir tarihte Belçika'ya bir iş seyahati yapmıştım. O ülkede trafik kazalarının önlenmesine yönelik sıra dışı bir kampanyaya tanık olmuştum.
İlginç ama bir o kadar da korkutucu yönü olan bir kampanyaydı. Trafik kazalarının azaltılmasına, can ve mal kayıplarının en aza indirgenmesi amaçlıydı kampanya.
Belçika'da bu tür kampanyalar, 2006 yılından beri sık sık yapılıyormuş ve insanların dikkatlerini toplamaya yönelik özellikleri ile işe de yarıyormuş.
Peki işe yaradığı nasıl anlaşılıyor?
Şimdi size işte bunu ayrıntılı biçimde anlatacağım. Trafik kazası sonrası yaşanan ölü sayısı, Belçika'da yılda 800 kişi, Yani günde ortalama 2 kişi.
Türkiye'de ise, kaza sonrası hastanelerde kaybedilenlerle birlikte yılda yaklaşık 6.548 kişi...
Günde: 18 kişi!
Arada büyük fark var. Kaza sonrası ölümlerin azalmasına yönelik kampanya işte bu yüzden önemli. Bakın bakalım siz nasıl bulacaksınız bu sıra dışı kampanyayı.
Sınırları zorlayan özellikleri de olan bu kaza önleme kampanyası, bazen yanlış anlamalara neden olsa da dikkat çekiyor ve de sonuç getiriyor galiba.
TÜRKİYE'DE HER GÜN 18 KİŞİ ÖLÜYOR, AMA BELÇİKA'DA 2!
Ülkemizdeki en son istatistikleri vererek konuya karşılaştırmalı bir anlam katmaya çalışacağım şimdi de,
TÜİK istatistiklerine göre 2023 yılında Türkiye'de 1 milyon 314 bin 136 trafik kazası meydana gelmiş.
Yani her gün ortalama 3.600 trafik kazası oluyor ülkemizde. Bu kazalarda 6.538 vatandaşımız yaşamını yitirirken, 329 bin kişi de yaralanmış.
Şimdi sıra dışı bir gelişmeyi son 4 yılın kaza ve ölü sayısı istatistikleri ile de yorumlamam gerekiyor. Çünkü karayollarımız artık daha iyi ama kaza sayısı da artıyor; Son 4 yılda ölü sayısı da... Anlamsız bir çelişki bu!
Son 4 yıla bakın isterseniz. 2020 yılında 982.808 trafik kazasında 4.866 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. 2021 yılında ise, 1.186.353 trafik kazasında 5.362 kişi kaza yerinde ve 30 gün içinde hastanede can vermiş.
2022 yılında artış devam etmiş ve 1.232.957 kazada 5.229 yurttaşımız ölmüş. Ve geçtiğimiz yıl kazalar da artmış, ölü sayısı da. 2023 yılında 1.314.136 kaza olmuş. Bu kazalarda 6.548 vatandaşımız yaşamını yitirmiş.
Son 4 yılda kazalarda da artış var, can kayıplarında da...İlginç bir olumsuz gelişme bu ve hemen önlem alınmalı...Çünkü 2024 yılında daha da korkutucu rakamlara ulaşabiliriz. Önlemek lazım...
"SAKIN KORKMAYIN BEN HAYATTAYIM"
Şimdi bu önemli konuda merkezi yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının nasıl davranması gerektiğini anlatan bir örnekleme yapmak istiyorum.
Belçika'da Trafik Güvenliği Enstitüsü (BIVV) diye etkin bir kuruluş var. Bu kuruluş ülkedeki radyolarda ünlü kişilerin trafik kazası sonucu öldüğünü duyurarak, halkın kazalara karşı duyarlılığını artırıyor.
O ünlü kişi, hiç trafik kazası yaşamasa ve ölmese bile...
Adeta bir şaka şeklinde... Ayrıca otoyolların kenarlarına da "Bugün de 2 kişi trafik kazasında öldü. Yarın görüşmek üzere" şeklinde afişler asıyor.
İletişim ve reklamcılık konusunda bugüne dek Belçika'da genellikle yumuşak ve kulağa-göze hoş gelen yöntemler seçiliyordu.
Ama bu kampanyada tamamen insanı irite eden ve rahatsızlık veren bir yöntem seçilmiş.
Mesela şöyle bir haber duyuyorsunuz arabanızda giderken açtığınız radyodan: "Şu anda aldığımız bir habere göre; A-12 otoyolunda meydana gelen feci bir trafik kazasında Anderlecht'in savunma oyuncusu Anthony Vanden Borre yaşamını yitirdi. Ünlü futbolcu 25 yaşındaydı."
Bu acı haberin hemen birkaç saniye sonrasında da ünlü futbolcu Borre'in sesi duyuluyor hoparlörlerden ve şöyle sesleniyor radyo dinleyicilerine: "Korkmayın... Ben hayattayım. Bu sadece bir şaka. Sizi trafik kazalarına karşı bilinçlendirmek için yapılmış bir oyun. Ama neden sadece trafik kazasında ölen bir tanıdığınız kişi olunca korkuyorsunuz. Bilmelisiniz ki; bu ülkede her gün 2 kişi kazalar sonucu yaşamını kaybediyor. Suçu hemen başkasına atmayın. Siz de güvenli araç kullanmaya başlayın."
Belçika'da BIVV'nin bilinçli bir tema seçimi bu.
Korkutarak, hayal kırıklığına uğratarak, bazen de ağır bir şaka yaparak...
Kuruluşun ana amacı: Trafikte 0 (sıfır) ölü!
Ve belki de bir ütopya olan bu kampanya, ülkedeki STK'lar tarafından da sahiplenilmiş.
TÜRKİYE'DE DE SIRA DIŞI KAMPANYALAR LAZIM
Kuruluş bundan 12 yıl önce de yine farklı bir yöntem deneyerek, Belçika vatandaşlarının posta kutularına kendi cenaze törenine davet kartlarını göndermişti.
"Sen aslında öldün!" diyerek.
Adeta ŞOK yaratarak sürücülerin ruhunda!
Yani, Belçika Bölge Trafik Güvenliği Enstitüsü, insan yaşamına önem veriyor ve yollardaki kazalara karşı bazen de "şakayla karışık" elinden gelenin fazlasını yapıyor.
Yılda 800 ölü rakamına rağmen...
Bizde 6 bin küsur kişi ölüyor her yıl ama...
Ülkemizde; bu tür kaza önleyici kurumların esamesi bile okunmuyor. Kimse masasının başından kalkarak, bu tür sıra dışı kampanyalar düzenleyerek kazaları önlemek için bir çaba harcamıyor.
Bilmem... farkı, fark ettiniz mi?
Hedefini sıfır ölü olarak belirleyen Belçikalı bürokratlar, yollardaki trafik canavarlarıyla her alanda savaşıyorlar.
Türkiye'de ise, 2002 yılından 2011 yılına kadar trafik kazalarında 43 bin 140 kişi yaşamını yitiriyor. Uzmanlar kaza sonrasındaki 30 günde hastanelerde ölenlerle birlikte bu sayının 100 bini aştığını söylüyorlar.
Ama, kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Önlem olarak; sadece trafik cezaları artırılıyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, ülkemizde kazaların azalması için sıra dışı bir şeyler yapmalı.
Dünyada örnekleri var aslında. Geçmiş yıllarda mottosu "Trafik canavarı olmayın" olan başarılı bir kampanya sürdürülmüştü. Türkiye'de de ilgi görmüştü bu kampanya; Toplumun bilinçlenmesi anlamında.
Artık, yeni bir şeyler daha gerek...
Şimdi sıra dışı ve inovatif trafik önlemleri almanın tam zamanı!
Son 4 yılda kaza sayısı da artmış, ölü sayısı da...
Avrupa ülkelerindeki başarılı kampanya örneklerini baz alarak, bir şeyler yapılmalı artık. Sadece ceza kesmekle kazalar önlenmiyor. Eğitmek ve bilinçlendirmek gerek sürücülerimizi.
Yazarın diğer yazıları
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domatesleri yiyemiyoruz artık! 07 Eylül 2026 Pazartesi, 16:12
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domatesleri yiyemiyoruz artık! 07 Eylül 2026 Pazartesi, 16:12
- Tavuklu pilav menülü düğün yemeklerine dikkat! 02 Eylül 2026 Çarşamba, 13:11
- Borcu olmayan kimse kaldı mı çevrenizde? 28 Ağustos 2026 Cuma, 09:54
- Bir gün tüm maskelerimizi atarak bir tarafa... 25 Ağustos 2026 Salı, 11:48
- Yüksek enflasyon sofralara hile olarak mı yansıyor? 22 Ağustos 2026 Cumartesi, 13:58
- Bursa'nın zemini su muhallebisi gibi mi? 16 Ağustos 2026 Pazar, 15:00
- Bu futbol kitabında kadının adı da var, hikayesi de... 14 Ağustos 2026 Cuma, 14:59
- Büyük zaferi kazanmak için, küçük yenilgilere razı olun 11 Ağustos 2026 Salı, 12:41
- Kopya çekerek bir marka yaratılır mı hiç? 07 Ağustos 2026 Cuma, 10:45
Yazarlar
- BTSO seçiminde kimler kaybeder? Hasan Boztürk
- Bursa'da yakılan meşale sönmüyor! Gençlere d... Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamızın huzur dolu mekanları Prof. Dr. Murat Taş
- Böyle santraforun olursa şampiyon olursun! Çetin Sabırlı
- TFF'nin cezaları ve futbolun çilesi! Cevdet Altınel
- Yıldırım "Hanımeli Çarşısı" kadınlara güç ka... Aylin Tekir
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domat... Binay Kazan
- Bursa'nın görünmez duvarları ve kiracıları Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Milyonlarca Bağ-Kur'lunun beklediği düzenlem... Ferdi Sönmez
- Festival üç gün, gastronomi 365 gün Ramazan Başan
- Kreşler küçük yaş almıyor, peki çalışan anne... Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz