Aylin Tekir

Aylin Tekir

a-tekir@hotmail.com

Bursa'nın mazisinde kalan, unutulmayanlar!

2026.09.17 13:51 - Son Güncellenme: 2026.09.17 14:01
A

Güzel bir Eylül gününden merhabalar!

Nasılsınız?

Dün usul usul yağan yağmuru, sesini, toprakla buluştuğundaki kokusunu ve hissettirdiği huzuru nasıl da özlemişiz, değil mi?

Şemsiyesiz yürümek, ıslanmak ve yeniden yenilenmek ne güzel eylemler. Yağmurla birlikte kimin ne sıkıntısı, üzüntüsü, mutsuzluğu varsa akıp gitsin çabucak.

Yağmurdan bahsetmişken çayınızı, kahvenizi hazırlayın derim. Çünkü yazımı okurken sizi biraz yıllar öncesine götüreceğim. Birlikte maziye dönmeye hazır mısınız?

Kapalı Çarşı'nın içinde, saatçi dükkânının vitrininde duran "Arap'ı" hatırlayanlar burada mı? Diyerek nostalji yolculuğumuza başlayalım.

Fotoğraf Kaynak: Eski Bursa Fotoğrafları

Rahmetli babaannem, ablamla ikimizin elinden tutar, bizi çarşıya götürürdü. Elbette bir şeyler isteme ve tutturma garantisiyle. Sonra nedense soluğu Araplı dükkânın önünde alırdık. Babaannem, ağlarsan gözlerini oynatıp başını sallayan Arap'ın, ağlayan çocukları sevmediğini ve susmazsam da beni alıp uzaklara götüreceğini söylerdi.

Gözleriyle bizi takip ettiğini düşündüğüm Arap'tan bir süre daha korkmaya devam ettim. Ancak yıllar geçtikçe bu hikâye tatlı bir anı olarak kaldı kalbimde. Şimdi ne beni çarşıya götüren babaannem kaldı ne de saat vitrininde duran Arap.

Bursa Kapalı Çarşı'daki Araplı dükkândan bahsetmişken, tarih boyunca yangınlar, depremler ve daha birçok afet atlatan kentimizin gözde çarşısı, 7 asırlık tarihiyle hâlâ en yoğun alışveriş noktalarının başında geliyor.

1910 yılına ait bu fotoğraf ise kentimizin tarihi bölgelerinden Ulu Cami'nin hemen yanında yer alan Koza Han...

Fotoğraf Kaynak: Eski Bursa Fotoğrafları

Bursa'nın ipekçilik tarihinin önemli merkezlerinden biri olan bu han, şehrin ticari ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip. Çevre köy ve kasabalardan getirilen ipekböceği kozaları burada satılırmış. Koza Han'ın adı da buradan geliyor.

Bizler 70'li, 80'li yıllarda da koza alıp evde kelebeğe dönüşüm sürecini heyecanla bekleyen bir nesildik. Çocuklarımızın maalesef yaşayamadığı duygular...

Şuraya bir de eski Heykel'i bırakmak isterim.

Yeni sefere çıkmaya hazırlanan belediye otobüslerinin Heykel önünde beklediği, "Kimler gelmiş, kimler geçmiş" dedirten o yıllar...

Fotoğraf Kaynak: Eski Bursa Fotoğrafları

Çarşıya çıkmanın, alışverişten çok tanıdık bir yüz görüp iki çift laf etmek olduğu dönemler... Ne büyük mutluluk sebebi olmalı, kim bilir.

Aslında eski bir fotoğraf gördüğümüzde hep bir özlem kaplıyor içimizi. Günden güne şehirlerin büyüdüğü bir gerçek, kabul.

Ancak hem eski mahalle kültürü bir başkaydı diyoruz hem de yaşadığımız mahalleleri bırakıp Bursa'nın gelişen bölgelerine yoğun ilgi gösteriyoruz. O da ayrı bir konu...

Yazımın sonuna gelirken bir zamanlar Bursa'da 7'den 70'e iz bırakmış bir ismi de anmak isterim. "Deli" namıyla anılan Ayten Şenaşık...

Omzunda taşıdığı davulu, elinden düşürmediği cümbüşü, koluna taktığı rengârenk çantaları ve kırmızı rujuyla hafızamızda yer aldı.

Fotoğraf Kaynak: Eski Bursa Fotoğrafları

Kimseye zararı olmayan, kızdırıldığında çantasındaki taşları atan Deli Ayten, özellikle Heykel civarında gezer, sokaklara renk katardı. O, kente neşe katarken ardında derin ve hüzünlü bir aşk hikâyesi saklı olduğunu biliyor muydunuz?

"Deli Ayten'in hikâyesi, çocuk yaşta geçirdiği menenjit hastalığıyla başlamış. Gençlik yıllarında ise gönlünü kendisinden 5 yaş büyük Cümbüş Hasan'a kaptırmış. İkisi de birbirini sevmiş ancak Ayten'in ailesi bu evliliğe karşı çıkmış. Zorlu geçen 6 yıl sonunda birbirlerine kavuşmuşlar ama evlilikleri kısa sürmüş.

Ayten'e güzel görünmesi için çantalar, rujlar alan Cümbüş Hasan, yoksulluk, alkol derken bir sabah evi terk eder. Bir daha da dönmez. Kısa bir süre sonra da meyhane masasında hayatını kaybeder.

Hasan'ın hayatını kaybetmesiyle dünyası yıkılan Ayten, bu büyük acının ardından aklını yitirir ve omzunda çantaları, elinde davulu ve cümbüşü ile yıllarca Bursa sokaklarında Hasan'ı arar."

1992 yılında hayatını kaybeden Ayten'i ölümsüzleştirmek adına, 2009 yılında doğup büyüdüğü ve öldüğü Kamberler Parkı'na da heykeli dikilmiştir.

Ayten Şenaşık'ın hayatı, Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla Bursa Kültür Sanat Derneği tarafından 2013 yılında "Bir Deli Aşk Hikâyesi" adlı oyunla da sahneye taşınmıştır.

Sizleri kısa da olsa eskiye götürerek, "eskinin aslında hiç eskimediğini" küçük örneklerle bir kez daha hatırlatmak istedim.

Unutmadığımız her bir değer, Bursa'nın geçmişine giden en sessiz, en güçlü mirastır.

İz bırakan anılarda yeniden görüşmek üzere...

Hoşçakalın...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları