Levent Yılmaz

Levent Yılmaz

2022 nasıl geçecek? Türkiye hangi önlemi aldı?

2021.12.21 15:25 - Son Güncellenme: 2021.12.21 15:25
A

Tüm dünya 2020 yılına büyük umutlarla başlamıştı. Ancak Mart ayından itibaren umutlar yerini önce belirsizliğe sonra da karamsarlığa bıraktı. 2021 yılı da sıkıntılarla geçti. 2021 yılından ümidi kestiğimiz andan itibaren de 2022'de ne olacağını düşünmeye başladık. Ancak tüm dünyada haberler 2022 yılı için de pek iyi görünmüyor. Amacım kimsenin umudunu kırmak değil ama gerçeklerden kaçmanın mümkün olmadığını bildiğim için sizlere reel durumu aktarmak istiyorum.

Dünya ekonomisi için en etkin belirleyici kurumlardan birisi hiç şüphesiz FED. Yani Amerikan Merkez Bankası. FED'in para politikaları ABD Doları'nın tüm dünyadaki değerini belirlediği için FED'in her kararı tüm ekonomiler tarafından yakından takip ediliyor. Zira 1944 yılındaki Bretton Woods Konferansı'nın ardından kurulan sistemle beraber ülkeler rezerv olarak Dolar tutarken uluslararası ticaret de yoğunluklu olarak dolar ile yapılıyor. Bu durumun ödemeler dengesinden enflasyona kadar pek çok sonucu var.

Bu açıdan baktığımızda doların değerinin ne olacağı konusu da giderek daha önemli hale geliyor. ABD Doları'nın küresel değerini Dolar Endeksi'nden takip ediyoruz. Dolar endeksi, ABD Doları'nın dünyada en çok işlem göre 6 farklı para biriminin karşısındaki değerini göstermektedir. Endeks, 1973 yılından bu yana hesaplanıyor. Bu 6 farklı para birimi ise ABD'nin en çok ticaret hacmi olan para birimlerinden seçilmiştir. Bunlar; Euro, Japon Yeni, İngiliz Poundu, Kanada Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı. Şimdi Dolar Endeksi'nin hızla artacağı bir dönem kapıda.

Bu yorumu FED'in son toplantısında alınan kararlar ve oluşan beklentiler ışığında yapıyoruz. Her ne kadar son toplantıda FED faizleri sabit tutmuş olsa da metinden enflasyonla ilgili "geçici" ifadesini çıkarması ve varlık alımlarının azaltım hızını iki katına çıkarması bizlere daha "şahin" bir FED görüntüsü veriyor. Üstelik 2022 yılı için sadece "1" adet olan tahmin edilen faiz artışı sayısının da "3" olarak revize edilmesi 2022 yılında gelişmekte olan ekonomilerin işlerinin daha da zor olacağı anlamına geliyor.

2022 için bir diğer risk de Covid-19 virüsünün varyantları. Salgın devam ettikçe ve yeni mutantlar tehditleri artırdıkça belirsizlikler artıyor. Örneğin "Omicron" ile berabar vaka sayıları hızla artıyor ve bazı ülkeler yeniden tam kapanma politikası uygulamaya başlıyor. örneğin Hollanda önümüzdeki 4 hafta boyunca tam kapalı olacak. Bu kapanmaların o kadar çok yan etkisi var ki sanırım bugün bu köşede bahsedecek yeterli yer kalmaz.

Diğer yandan tedarik zincirlerindeki kopmalar ve/veya aksamalar işleri daha da zorlaştıracak. Mesela yaşanan çip krizi tüm otomotiv sektörüne derin bir darbe indirdi. Bir yandan motorlu taşıt arzı azalırken diğer yandan fiyatlar kontrolsüz bir şekilde artıyor. ABD'nin ve İngiltere'nin son enflasyon verisindeki ilk el ve ikinci el otomobil fiyatlarındaki artışlar oldukça belirgin bir paya sahip. Aynı durum dünyanın geri kalanı için de geçerli.

Son olarak, gıda fiyatları da hız kesecek gibi görünmüyor. Tüm tarımsal girdilerin maliyetleri gün geçtikçe artıyor. Özellikle gübre fiyatlarındaki artış korkunç düzeylere ulaşmış durumda. Gübre fiyatlarına ilişkin endeksler, 2008 Küresel Finansal Krizi seviyesinin üstüne çıkmış durumda. Bu ve benzeri fiyat artışları gıdanın 2022'de de pahalı olacağı anlamına geliyor.

Elbette tüm riskler benim yukarıda bahsettiğimden ibaret değil. Ancak bunlar bile 2022 yılında başta gelişmekte olan ekonomiler için işlerin oldukça zor olacağı anlamına geliyor. İşte böyle bir dönemde Türkiye'de ekonomi yönetimi ciddi bir hamle yaparak döviz kurunun hızlı yükselmesinin önüne geçecek bir dizi politika setini uygulamaya koydu. İlk etapta TL mevduatların kura endekslenmesi ve vade sonunda oluşacak olası kur farkının mudilere ödenmesi üzerine kurulu mekanizmanın dolarizasyonu azaltacağına ilişkin beklentiler de yükselmiş oldu.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları