Cevdet Altınel

Cevdet Altınel

Kimliksiz oyun ve bazılarını şaşırtan istifa sesleri!

2026.09.29 11:47 - Son Güncellenme: 2026.09.29 12:09
A

Bursa olarak büyük bir heyecanla beklediğimiz milli maçta yaşananlar uzun süre hafızalarda kalacaktır.

Dün akşam kabus gibi bir karşılaşma izledik.

UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup 2. maçında milli takımımız İtalya ile karşı karşıya geldi.

Ay-yıldızlılar, Dünya Kupası travmasını atlatmak, geleceğe daha özgüvenle bakmak ve 2028 Avrupa Şampiyonası'na katılma adına bu turnuvada en iyi sonuçları almak için yola çıkmıştı.

Bir döneme damgasını vurmuş ve tarihinde 4 Dünya ve 2 Avrupa şampiyonluğu bulunan İtalya son dönemde eski günlerini mumla arıyor.

Her iki takımın da çıkış maçı olduğu karşılaşmada İtalyanlar güldü, biz kahrolduk.

2-0'lık Belçika mağlubiyeti sonrası Roberto Mancini 10 oyuncusunu İtalya'da bıraktı; Belçika maçında sahaya çıkan 11'den sahada yalnızca 3 oyuncu vardı. Mancini'nin neşteri işe yaradı, milli takımımızın teknik direktörü Vincenzo Montella sınıfta kaldı.

Fransa karşısında 1-0 mağlup olduk ama sahada çok daha derli toplu, sistemsel olarak ne yaptığını bilen bir takım vardı. Montella, ilk 11'de biri zorunlu 4 oyuncu değişikliğiyle maça başladı. Tercihlerinin ne kadar yanlış olduğu ilk devrede ortaya çıktı. Tercih deyince, Getafe'de 9 maça çıkan Enes Ünal'ı neden kadroya dahil etmediğini anlamak mümkün değil. Fiziksel olarak hazır olmayan bir oyuncu, La Liga'da bu kadar uzun süre oynayabilir mi?

İster milli, ister kulüp düzeyinde olsun, futbolda her zaman böyle sonuçlar olabilir. Bunda bir beis yok. Ama özellikle millilerimizin ilk 45 dakikada ortaya koyduğu futbol içler acısıydı.

Sanki birbiriyle ilk kez oynayan, tamamen oyunun kontrolünü rakibe veren, defans ve hücumda sistemsel olarak ne yaptığı anlaşılmayan, kimliksiz bir futbol ortaya koydu millilerimiz...

Henüz maçın 9-26. dakikaları arasında kalenizde 3 gol görüyorsanız bu maçı kolay kolay çeviremezsiniz; rakip İtalya olunca işiniz çok daha zor olur.

Maç kopmuş gidiyor, gelin görün Montella da kenardan bizim izlediğimiz gibi izliyor. Neden devreyi beklersiniz? Takım tel tel dökülüyor, kadro tercihinin yanlış olduğu gün gibi ortadayken yanlışta ısrar etmek niye? 2. golü yer yemez gereken değişiklikleri yap, kim sana hesap soracak?

Montella maç sonrası basın toplantısında İtalya'nın hafife alınacak bir ekip olmadığından bahsetti. Onu biz basın mensuplarına değil, sahada göstermen gerekliydi...

4-1 Ay-yıldızların mağlubiyetiyle sonuçlanan mücadelede, bireysel olarak oyuncuların tek tek analizini yapmayalım ama Arda Güler farklı düzeyde bir oyuncu... Topla buluştuğunda yaptıkları büyüleyciydi.

Gelelim sonuç kadar farklı mağlubiyetin tribünde neden olduğu tepkilere...

Başarının ödülü varsa başarısızlığın da bir bedeli var. Ama her nedense bazı kurumlarımızda bu işleyiş yok. İstifa müessesi bir türlü çalışmıyor. Koltuklar sanki tapulu mal.

Burası Bursa... Bursaspor taraftarını bilen bilir. Coşkunun da tepkinin de en ucu burada yaşanır. Öyle onun bunun demesiyle hareket etmez. Bakar, izlediğini yorumlar, güzelse alkışlar, kötüyse protesto eder...

İstanbul basınında bir arkadaşımız tribünden gelen istifa çağrılarına bayağı içerlemiş... Hem sözlü hem de X platformundan yaptığı paylaşımla, Bursalı taraftarların birileri tarafından yönlendirildiğini, Bursaspor'u küme düşüren başkanlara bile böyle bir tepki gösterilmediğini söyledi. Güldüm...

Bak sevgili emektar meslektaşım... Aslında sen Bursaspor camiasını sen de iyi bilirsin; bırak küme düşüren başkanları, bu camia kötü sonuçlarda Süper Lig şampiyonluğunu getiren Başkan İbrahim Yazıcı aleyhine tezahürat yaptı. Ertuğrul Sağlam'ın 2. döneminde yaşananları Ertuğrul Hoca'ya sor. Takım Trabzonspor'u 2-1 yendiği hâlde kötü oyun nedeniyle Güvenç Kurtar'ı hedef aldı. Sana daha birçok örnek veririm. Bu tepkilerin doğru ya da yanlış olduğu kısmına girmiyorum, ama Bursa'da istifa seslerinin çok alışılagelmiş bir tezahürat olduğunu söylüyorum.

Bu şehir duygularını yoğun yaşar; hak edeni omuzlarında taşır, başarısızlıkta ise kim olduğuna bakmadan tepkisini çok sert ortaya koyar. Öyle komplo teorileri, bu çamur bu taraftara yapışmaz...

Niye bu kadar dert oldu, o da anlaşılır değil... Sonuçta istifa çağrısı taraftarların en demokratik hakkı.

Burada benim gibi birçok kişiyi üzen tek nokta kalecimiz Altay Bayındır'ın ıslıklanması oldu. Farklı mağlubiyetin tek sorumlusu asla Altay değildir. Takım kazanır, takım kaybeder... Bireysel olarak çok üst düzey performanslar olabilir, kötü de olabilir. Yalnızca bir oyuncunun hedef alınması şık olmadı.

İtalya ile 17. randevudan da galibiyet çıkaramadık. Bursa'da bir ilke tanıklık etmek isterdik ama olmadı. Millilerimizin canı sağ olsun... Sonuçlar ne olursa olsun, bu şehir her zaman onları bağrına basacaktır...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları