Yazarlar
Hayat; bir öyküler demeti değil midir zaten..!
2026.11.08 11:19 - Son Güncellenme: 2026.11.08 13:02Biliyoruz ki; yeryüzünün her tarafı derin çalkantılar içinde...Savaşlar, sokak eylemleri, gerginlikler ve adaletsizlikler tüm dünyayı sarmış durumda... İnsanlar ise; bu toplam kaosun eseri olan yaşamsal sorunlardan bunalmış halde...Ülkemizde ise; son günlerde fon krizinin getirdiği negatif bir sosyal ortam oluştu ve çoğunluğun 23 ile 28 bin TL'lik yetersiz aylık gelirleri, ekonomik anlamda zorlu günler yaşadığımız gerçeğini daha net ortaya çıkardı.
İşte insanlığın bu gergin ve endişeli günlerde; belki de hepimizi yaşama daha sıkı bağlayacak bir platformun ışığı altında buluşmamız gerekiyor. Sanat, spor, müzik veya güzel sanatlarda bizi pozitif duygulara taşıyacak bir şeyler lazım...Yaşama sevincimizi hiç kaybetmememiz gerek...Fakat tam da bu anlamda, bazı sorularla karşılaşıyoruz ister istemez...Biz ne kadar yakın olabiliyoruz ki sanata, edebiyata ve spora..?
Soruları çoğaltmak mümkün...Yazılara ve şiirlere edebi bir anlam katan kaç kişi kaldı, bu 86,5 milyonluk kocaman ülkede ?..Edebiyatın umut dolu yolculuğuna yelken açan kaç koca yürek var yaşadığımız bu kentte.?..Şiirler, öyküler ve romanlar üreten ve de bunları okuyan insanların sesi, neden bu kadar kısık ve tutuk..?
Ve koskoca edebiyat dünyası neden böyle öksüz...Neden böylesine sahipsiz..?
Oysa biliyorum ki; yaşadığımız bu güzel ülkede ve kentte; edebiyatın her türünü bir yaşam felsefesi olarak belirlemiş yüzlerce insan var. Ama bu yazar ve şairlerin çoğu, maalesef son yıllarda yaşam ve geçim yükünün altında ezilirken, yaratıcı sanatçı kimliğini unutmuş bir halde sadece hayata tutunmaya çalışıyor. İşte çelişki bu noktada başlıyor ve sürüyor.
Yaşamından içinden dökülüp gelen bin bir anlam yüklü satırlar ve mısralar, aslında yaşamın ta kendisi sayılmaz mı ?..
Hayat; yaşanılan milyonlarca öykünün yarattığı bir süreç değil mi zaten...Öyleyse neden çok uzak kalıyoruz sanat ve edebiyata...Neden TV dizileri daha yakın geliyor ülkemizdeki insanlara..?
Ama...Hayatın tüm olumsuz yanlarına rağmen; edebiyatı ve kendini ayakta tutmaya çalışan, sanatı yüreğinin tam ortasına koymuş insanların da varlığını hissedebiliyoruz çevremizde...Ve bu sanatçı ruhlu insanlar, koskocaman yüreklerinde şiirlere, öykülere ve romanlara can vermeye devam ediyorlar. Hem de her türlü olumsuzluğa rağmen..!
Yazar ve şair Muhsine Arda'da bu isimlerden biri...Yıllarını edebiyata vermiş Muhsine Arda, 2016 yılından bu yana hazırlayıp sunduğu "Adranos Edebiyat Etkinlikleri" isimli periyodik toplantıları ile kentin sanat yaşamına ışıklı pencereler açıyor.

PELİN YILMAZ VE AYŞEN IŞIK'IN SICAK ÖYKÜLERİ
Artık Bursa edebiyatının bilinen bir buluşma mekanı olan Nilüfer Adranos Hotel'de dün bir kez daha sanat severlerle birlikte olan Muhsine Arda, bitip tükenmek bilmeyen enerjisi ile yeni sezonun ilk etkinliğine imza attı. Bu son programda; öykü yazarları Pelin Yılmaz ve Ayşen Işık ile birlikte edebiyatın belki de en zor alanı olan öykücülüğü masaya yatırdılar.
Öykünün edebiyatın üvey evlatlarından biri olmadığını söyleyerek bu sıra dışı etkinliğe başlayan Muhsine Arda; aylar sonra yeniden başladığı yeni sanat yolculuğunda "duyguları olmayan değil, duyguları ölmeyen" 40'dan fazla edebiyat severi, dolu-dolu bir sanat yolculuğuna çıkardı.
3 Kadın sanatçının sahne aldığı bu Öykü Günü etkinliğinde; 3 farklı eser dinledi konuklar...Öykü yazarı Ayşen Işık; 2018 yılında yazdığı Kör Döğüşü isimli yapıtında; kadın sorunlarına dikkat çekti. Annelerin erkek çocukları nasıl yetiştirmesi gerektiğine de parantez açılan bu değişik öyküde, kadınların hayatın neresinde yer alması gerektiğine de dikkat çekildi.

Aynı zamanda avukat olan masal anlatıcısı ve öykücü Pelin Yılmaz ise; edebiyat ve müziğin ünlü isimlerinin eserlerini de içine kattığı "Ben bir fotoğraf olarak" isimli öyküsünü okurken, izleyicileri çok eski günlere de götürdü. Kısacık bir öykünün insanları eski güzel günlere götürebildiğinin net olarak görüldüğü bu okumada; Ahmet Arif'in "İçeride", Cem Karaca'nın "Resimdeki gözyaşları", Ümit Yaşar Oğuzcan'ın "Ayten'in sonu" ve Birhan Keskin'in "Fotoğraf" adlı eserlerinden bölümler de vardı ve de bu tanıdık yapıtlar benim çok hoşuma gitti. Özellikle de Cem Karaca'nın şarkısındaki "Bir gün belki hayattan/geçmişteki günlerden/Bir teselli ararsın/Bak o zaman resmime" şeklindeki Mehmet Soyarslan sözleri nostaljik bir tat yarattı bende...
SKEÇ ŞEKLİNDE SÜRPRİZ BİR ÖYKÜ OKUMASI
Programın yapımcısı Muhsine Arda ise Marmelat Mutluluğu isimli yapıtını, izleyicilerin katkısı ile sunarken sıra dışı bir öykü okumasına tanık olduk. İnsanların edebiyata ve sosyal sorunlara olan yaklaşımlarını irdeleyen ve diyalog şeklinde yazılmış olan bu öykünün sürpriz sunumu, etkinliğe katılan herkesin beğenisini kazandı. İnsanların edebiyata ve sosyal sorunlara yaklaşımlarını irdeleyen bu öykü bir skeç şeklinde hazırlanmıştı ve alkış topladı..
Kısacası; soğuk bir sonbahar gününde 3 öykü etrafında şekillenen ve izleyicilerin katkıları ile daha da anlamlı hale gelen bu edebiyat etkinliği, bir cumartesi gününün hoş bir sedası olarak izleyicilerin benliğine kazındı.
Bu edebiyat etkinliklerinin kısa aralıklarla aynı mekanda süreceğini belirten Muhsine Arda; Bursa'da edebiyata ve sanata daha fazla sahip çıkılması gerekliliğine de işaret etti.
Dünkü bu buluşmada ben de bulundum ve gerçekten edebi anlamda büyük keyif aldığımı söyleyebilirim. Sayın Arda'yı ve öykücüler Ayşen Işık ile Pelin Yılmaz'ı kutluyorum.

Yazarın diğer yazıları
- Hayat; bir öyküler demeti değil midir zaten..! 08 Kasım 2026 Pazar, 11:19
- Hastalıklar yorgun kuşlar gibi konarken dallarımıza! 04 Kasım 2026 Çarşamba, 10:32
- "70'li yıllarda radyo istekçisiydik biz" 30 Ekim 2026 Cuma, 10:19
- Yenişehir'e bir köykent kurulabilseydi keşke... 26 Ekim 2026 Pazartesi, 12:54
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık 19 Ekim 2026 Pazartesi, 11:33
- Hollanda'nın tarım mucizesinin şifresi ne? 15 Ekim 2026 Perşembe, 11:33
- Mütareke kenti Mudanya'da güneşli bir sonbahar günlüğü... 11 Ekim 2026 Pazar, 10:12
- Bankalar sineğin yağını da mı hesaplıyor artık? 09 Ekim 2026 Cuma, 12:07
- Mimarlık bir sanat ve bilim dalıdır aslında... 05 Ekim 2026 Pazartesi, 09:27
- Ar-Ge mi yoksa inovasyon mu önemli? 30 Eylül 2026 Çarşamba, 11:23
Yazarlar
- Seçime hazırlık başladı mı? Hasan Boztürk
- Bursa'dan doğan bir sanayi başarısı Hasan Yalçın
- Bursa'da bir fabrika yeniden üretime geçiyor! Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'nın dağlarında neler oluyor? İsmail Arslan
- Bursa'da herkes Koza Han'ı biliyor, peki ya ... E. Pınar Turan Kahraman
- Yaşamdan mimariye Bursamızdan Cumhuriyete gi... Prof. Dr. Murat Taş
- Farklı bitecek maç nereye geldi! Çetin Sabırlı
- Bursaspor'u yıkan 1 dakikalık kabus! Cevdet Altınel
- Bursa'da 11 Kasım'da yeşil harekat Aylin Tekir
- Hayat; bir öyküler demeti değil midir zaten..! Binay Kazan
- Bursa'da her yol bir gün Bursaspor'a mı çıkar? Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Sosyal güvenlikte doğru bilinen yanlışlar: E... Ferdi Sönmez
- Bursa zeytin şehridir! Ramazan Başan
- Yapay Zeka Bizi Korkutmalı mı? Yeşim Mutlu
- KPSS branş sıralamaları neyi ifade eder? Ter... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz