Yazarlar
Aylin Tekir
a-tekir@hotmail.comGölyazı'da asırlık aşk hikâyesi
2025.09.27 15:26 - Son Güncellenme: 2025.09.27 15:27Yeşilçam tadında ağlatan bir aşk hikayesi ile bu kez sizlerleyim efendim. Sonbaharın hüznü sanırım yazıma da yansıdı... Aslında tam da mevsimi.
Büyük aşka ev sahipliği yapmış ve her bir dalında duygu saklı 750 yıllık bir çınar ağacı: "Ağlayan Çınar"
Bursa'ya 35 kilometre uzaklıkta Nilüfer ilçesinde, Uluabat gölü kenarında surlara kurulu Gölyazı Mahallesinin girişinde bulunan tarihi çınar, üzerinden asırlar geçmesine rağmen hem ayakta kalmayı, hem de efsaneleşmiş hazin hikayesi ile de hafızalarda ki yerini korumayı başarmış.

Yürekleri burkan hazin hikayeye göre, mübadele sırasında 1923 yılında Rumlarla Türklerin bir arada yaşadığı yıllarda Gölyazı'da, köyün delikanlısı Mehmet ile güzeller güzeli Rum kızı Eleni birbirlerine sevdalanmış. Kurtuluş Savaşı'nın ardından Yunanistan ve Türkiye arasında kabul edilen mübadele anlaşması sebebiyle Rum aileler hazırlıklarını yaparak yavaş yavaş köyü terk etmeye başlamış.
Rumların köyden gittiğini gören Mehmet, kalabalığın içinde sevgilisi Eleni'yi aramaya başlamış. Bu sırada, Eleni'nin büyük ağabeyi Yorgi, Mehmet'in yolunu kesip "Bizler artık kardeş komşular değil, düşman iki milletiz. Bu iş asla olmaz!" demiş. Ve sevdasından vazgeçmesi gerektiğini söylemiş. Mehmet'in bunu kabul etmemesi üzerine aralarında tartışma çıkmış. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kızın ağabeyi Mehmet'i hançerle yaralamış. Aldığı yarayla acılar içerisinde kıvranan Mehmet, son bir gayretle Eleni'yle gizli gizli buluştuğu ulu çınarın oyuğuna kadar gitmeyi başarmış. Vücudundan akan kanlarla oyuğa "Canım sevdiğim, sonsuza dek seni burada bekleyeceğim "yazmış. Konvoy ilerlerken olayı öğrenen Eleni, doğruca biricik sevdiğine koşmuş. Her zaman en mutlu anlarını geçirdiği bu ulu çınarda biricik sevdiğini kanlar içerisinde ölmüş halde bulmuş.
Sevdiğinin başını kollarına almış, son kez gözlerine bakmış, hıçkırıklar içerisinde ağlayarak "Az sonra kavuşacağız ve sonsuza dek bu çınarın oyuğu olacak yuvamız. Bu çınar var oldukça sonsuza dek yaşayacak sevdamız..." demiş. Ve orada kendi hayatına da son vermiş.

***
Efsane odur ki; olayı tüm yöre halkı duyar ve kulaktan kulağa daha geniş kitlelere de yayılmaya başlar. Her yıl nisan ayının sonundan mayıs ayının sonuna kadar gövdesinden kırmızımsı bir sıvı (inanışa göre ise kanlı gözyaşı) dökmeye başamış. Sanki Eleni ve Mehmet'in hazin aşkına ağlarcasına. Ancak bununla ilgili bilimsel bir bilgi yok. Hikayenin hurafe olduğunu düşünenler de var. Çınarın kovuğuna yağmur yağdığında su dolduğu için aylarca bu kırmızı suyun gövdeden yavaş yavaş sızdığı, ya da ağacın köklerinin Uluabat Gölü'ne uzandığı için demir oksitten kaynaklanabildiğini düşünenler de...
Ağlayan Çınar'ın hikayesini öğrenenler dünyanın çeşitli bölgelerinden gelerek önünde fotoğraf çektiriyor. Binlerce yıllık tarihin ve doğal güzelliklerin merkezi, Uluabat Gölü'nün incisi olan Gölyazı'da, kadınlar, balıkçılık yaparak aile bütçelerine katkıda bulunurken öğleden sonra da çocukları ve ev işleriyle ilgileniyor.
***
Vakit geçirmek isteyenler için şimdiden söyleyelim gölde balıkçı tekneleriyle göl turu yapmak da mümkün. Ben bizzat deneyimledim ve çok keyif aldım. Huzur depoladım resmen. Aynı zamanda fotoğraf çekimi için de muhteşem günbatımı manzarasını bekleyebilir ya da eğitilmiş papağanlar ile güzel kareler yakalayabilirsiniz.(Fotoğraflar da hiç korkmamış gibi poz verdim hiç belli oluyor mu?)
Göle karşı olan restoranlar da taze balıklarınızı yiyebilir ve tatlı su ürünlerini satın alabilirsiniz. Bursa'ya çok yakın olan doğa cennetin de çektirdiğiniz her fotoğraf hafızanızda kalacağından tekrar tekrar gitmek ve görmek isteyeceğinizi düşünüyorum.

***
Aklınızda bulunsun...
"Tarihi açıdan Bursa'nın en zengin yerlerinden biri olan Gölyazı'nın antik adı, antik Ryndacus ırmağından kaynaklanan "Apollonia ad Rhyndacum"dur. Apollonia, eski çağların ışık tanrısıymış. "Apollont Gölü" olarak da bilinen Uluabat gölü kenarındaki Gölyazı, bir zamanlar Apollon Krallığı'nın merkeziymiş."
Yazarın diğer yazıları
- Yıldırım "Hanımeli Çarşısı" kadınlara güç katıyor 07 Eylül 2026 Pazartesi, 17:35
- Misi'de zamana yolculuk ettiren o müze 04 Eylül 2026 Cuma, 12:19
- Uludağ'ın binlerce yıl önceki bilinen isimleri 01 Eylül 2026 Salı, 16:38
- Bursa'da son perde Çalı'da açılıyor... 21 Ağustos 2026 Cuma, 10:44
- Bursa'nın saklı deresi: Aynı anda 5 derece ile kışı, 40 derece ile yazı yaşayabilirsiniz 19 Ağustos 2026 Çarşamba, 18:14
- Bursa'da tüyleri diken diken eden atmosfer! 18 Ağustos 2026 Salı, 14:20
- Bursa Kültürpark'ta unutulmaz akşamlar başlıyor! 14 Ağustos 2026 Cuma, 12:01
- Bursa'da Merinos Park üç gün boyunca mis kokacak... 13 Ağustos 2026 Perşembe, 11:22
- Bursa'da pek çok duygunun sessiz tanığı! 11 Ağustos 2026 Salı, 14:39
- Ağustos'ta müzik şöleni!.. Bursa sahillerinde ezgiler deniz ile buluşacak 31 Temmuz 2026 Cuma, 13:32
Yazarlar
- CHP-Yeni Parti denkleminde yeni arayışlar, B... Hasan Boztürk
- Bursa'da yakılan meşale sönmüyor! Gençlere d... Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa'yı yakından ilgilendiren kabine kulisi! İsmail Arslan
- Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamızın huzur dolu mekanları Prof. Dr. Murat Taş
- Böyle santraforun olursa şampiyon olursun! Çetin Sabırlı
- TFF'nin cezaları ve futbolun çilesi! Cevdet Altınel
- Yıldırım "Hanımeli Çarşısı" kadınlara güç ka... Aylin Tekir
- Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domat... Binay Kazan
- Bursa'yı bekleyen paslı kuşak tsunamisi Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Milyonlarca Bağ-Kur'lunun beklediği düzenlem... Ferdi Sönmez
- Festival üç gün, gastronomi 365 gün Ramazan Başan
- Kreşler küçük yaş almıyor, peki çalışan anne... Yeşim Mutlu
- KPSS 2026 lisans analizi: Beklentiler ve pla... Tolga Bahadır Şimşek
- Hakaret suçu Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz