Aylin Tekir

Aylin Tekir

a-tekir@hotmail.com

Asalet, gösteriş ve güven veren o giysi!

2026.01.31 12:40 - Son Güncellenme: 2026.01.31 12:40
A

Herkese merhabalar. Nasılsınız? "Gökyüzü gibiyim" dediğinizi duyar gibiyim.

Diğer yıllara göre bu yıl en soğuk ve yağışlı kışlardan birini yaşıyoruz. Aslında su sıkıntısını düşününce yağmur ve kar yağışı hepimize umut oldu. Hepimizin ortak düşüncesi ise "İnşallah barajlarda su seviyesi artar" şeklinde oluyor. Çünkü biliyoruz ki barajlarda azalan su seviyesi, suyun hayati önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hemen belirtelim; barajlarımız toparlanma sürecinde ve su seviyesi hâlâ kritik düzeyde. O yüzden su kullanımında tasarrufa dikkat edilmesi büyük önem taşıyor...

Genelde gün içinde enerjimizi gökyüzü ile ilişkilendiriyoruz. Hava bulutlu ve yağmurlu ise uyku hali, isteksizlik ve mutsuzluk gibi serzenişlerde bulunurken; güneşli havada tam tersi bir enerjiye hâkim oluyoruz. Aklımız tatil beldelerine, deniz kıyısına ve bambaşka hayallere kayıyor. Kapalı havada işe adapte olmak daha mı kolay acaba, bilemedim. Bildiğim bir şey var ki; giyim tarzımız, tercih ettiğimiz renkler ve kullandığımız parfüm bile güne iyi başlamamıza yardımcı olabilir.

Yavaş yavaş giyimden bahsedecek olursak, modanın sürekli olarak başarılı bir şekilde ileriye doğru gittiğini görüyoruz. Ancak şu bir gerçek ki, eskinin modası hiç geçmiyor. Sanırım gelişen moda tekrar başa dönüyor... Yüksek bel pantolonlar, ipek saten kumaşlar geçmişin naif izlerini taşır nitelikte. Asil, şık ve ihtişamlı görünmek; dikkat çekmenin yanı sıra öyle hatırlanmak da her kadının isteğidir hiç şüphesiz.

Gelelim özellikle genç kızlarımızın kına gecelerinde giydiği kaftanlara...

Aslında kaftan, Osmanlı'ya başkentlik yapmış Bursa'da sadece müzelerde sergilenen bir giysinin ötesinde... Padişahların, şehzadelerin üzerinde taşıdığı gücün, itibarın ve zarafetin yansıması diyebiliriz.

Hem iç hem de dış giyimde kullanılan kaftanlar, Osmanlı saray teşrifatının önemli bir parçası olmuş; törenlerde, kabullerde ve günlük hayatta padişahın statüsünü ve zevkini ortaya koymuştur. Ayrıca "hil'at" adıyla bilinen kaftanlar; padişah tarafından devlet adamlarına, elçilere veya çeşitli hizmetlerde bulunan kişilere bir lütuf, takdir ve onurlandırma nişanesi olarak da verilmiştir. (Kaynak: Kur'an Ansiklopedisi)

Kaftan, tarihi öneminin yanı sıra bir annenin çeyizinde sakladığı ve anıların sıcaklığını taşıyan manevi bir değere de sahip. Kına gecelerinin vazgeçilmezi olan, muhteşem renk seçenekleri ile giydikleri kaftanlarla süzülerek davetlilerin arasına giren gelin adayları ise kültürümüzü yansıtmanın haklı gururunu yaşıyor.

Yazımın sonuna gelirken; katıldığım bir kına gecesinde gösterişli kıyafetlerin arasında kaftanı görünce fazlasıyla etkilendim. Ve kendimi o kaftanın içinde buldum; bunu sizlerle de paylaşmak istedim. Hissettirdiklerini anlatamam; insan psikolojik olarak isminin yanına "Sultan" unvanını ekliyor.

"Aylin Sultan'dan" selam ve sevgiler herkese...

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları