12 Eylül 2019 Perşembe, 09:01

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Serkan Yetişmişoğlu

Tarihi yazarken, tarih yazmak!

Serkan Yetişmişoğlu

serkanyetismisoglu@bursadabugun.com

Araştırmacı Gazeteci-Yazar ve değerli meslek büyüğüm İsmail Kemankaş, uzun incelemeler sonucu yazdığı "GAZİ'NİN STADYUMU" kitabını, güzel bir sunumla ve törenle spor camiasına tanıttı.
Bursa'da futbolun doğuşunu ve yayılış öyküsünü yazan Kemankaş'ın; Ördekli Kültür Merkezi'nde imza günü de düzenlediği organizasyona "iyi ki gitmişim" dedim.
Kitaba birazdan geçeceğim tabii ki.
Ama önce tanıtımdan birkaç not...
Bursa futbol dünyasından birçok önemli ismi salonda görmenin ve duayen isimlerle hasret giderip sohbet etmenin hazzını yaşadım.
Ördekli, resmen doldu doldu taştı!
Erdem Saker'den Sedat Özden'e, Osman Kılıç'tan Adem Vural'a, Sinan Bür'den, Ahmet Kılıç'a ve Basri Ukuşer'e dek her kesimden spor adamı ve emekçisi vardı toplantıda...
Eski dostlarımı ve büyüklerimi görünce, ister istemez aklıma, 1987'de gazeteci olarak adım attığım Merinos Sahası, Veledrom İç ve Dış Saha (şu an orada Timsah Arena var), Hipodrom Sahaları'nda takip ettiğim amatör maçlar geldi.
Salonda; teknik adamları, eski futbolcuları, hakemleri ve yöneticileri gördüm.
Merinos Stad Amiri Erdoğan İzmirli'yi, Osman Aktan'ı, Necmi Güzey'i, Ercüment Şeftalioğlu'nu, Keçi Enver'i, Amigo Yaşar'ı, Fiko'yu ve eski günleri andık.

TAM BİR BAŞUCU KİTABI 
Gazeteci olarak; Olay'da 15 yıl birlikte çalıştığım ve ondan önce Bursaspor'da teknik adamlık yaptığı yıllarda da haberlerini yaptığım 32 yıllık "Hocam ve Ağabeyim" İsmail Hocamın, yıllar süren titiz çalışması, gelecek nesiller için tam bir başucu kitabı olmuş.
498 sayfalık bu önemli eser, 107 yıl önce Bursa'da oynanmaya başlanan futbolun; tarihsel gelişimi, belgeler ve önemli fotoğraflarla desteklenmiş.
İsmail Hocam'ın kendine özgü üslubuyla kaleme aldığı kitapta, Bursaspor da, kuruluşundan kupa ve lig şampiyonluğuna dek, tüm yönleriyle ele alınmış.

TANITIMDA EFSANELER GEÇİDİ
Hani, eskiden televizyonda "Yıldızlar Geçidi" diye bir program vardı.
Ne kadar ünlü sanatçı varsa, o programda arz-ı endam eylerdi.
İşte, dün akşam Ördekli'de Kemankaş'ın kitap tanıtımı da tam bir "efsaneler geçidi" gibiydi.
Önemli dönemlerin şahitleri ve kahramanlarıyla yapılan röportajların da yer aldığı kitabın tanıtımında;
Efsane Kaptan Sedat Özden ile şampiyon teknik direktör Ertuğrul Sağlam'ın yaptıkları konuşmalar da beni adeta zaman tüneline soktu.
Atatürk Stadı'nda yaşanan 2 şampiyonluğu da önce taraftar, sonra da gazeteci olarak yaşamış bir Bursalı olarak; 1986 kupa ve 2010 lig şampiyonluğu anlarını adeta yeniden yaşadım.

ŞAMPİYON BAŞKAN YAZICI'YI AYAKTA ALKIŞLADIK
İsmail Hocam konuşurken, "şampiyonluğun prodüktörü" olarak tanımladığı merhum Efsane Başkan İbrahim Yazıcı'yı ayakta alkışladık.
Ruhu şad olsun.
Kemankaş, Ertuğrul Sağlam'ı da, sahneye, "Şampiyonluğun rejisörü/yönetmeni" olarak davet etti.
Sağlam da, bu kitabın; Bursa futbolunu gelecek nesillere tanıtması açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtti ve bu çalışmanın önemine dikkat çekti.
Büyük Kaptan Sinan Bür'ü dinlerken, adeta çocukluğuma gittim.
Mesut Şen, Ersel Altıparmak, Orhan Özselek, Vahit Doğan (Kol), Müfit Gürsu, Vahap Çeki, Haluk Erdem gibi efsaneler aklıma gelsi.
Ayrıca, tarihe adını yazdıran eski hocaları da hatırladım.
Mesela;
Kulübün başı sıkıştığında, "Muhtar gel bizi kurtar" denen Muhtar Tucaltan Hocamızın teknik adamlık dönemlerine yetişemedim ama...
Muhtar Hocamızın, Bursa Hakimiyet'te yazı yazarken, bizi ziyaretlerindeki sohbetlerini ve hatıralarını anımsadım.
Tucaltan, maç yazısını telefonla yazdırırken bile, o naif kişiliğiyle defalarca bana teşekkür ederdi.
Tam bir beyefendiydi.
Özmetin Erkut Hocam'la da, aynı şekilde birlikte çalıştık.
Deplasmanlara gittik.
Ne günlerdi o günler!..
Anılardan, tekrar kitaba döndüğümde;
Sedat 3'ün Wembley'e A Milli Takım Kaptanı olarak çıktığı maçtan, Federasyon Kupası şampiyonluğuna kadar birçok anektodu gördüm.
Ayrıca...
İmparator Nejat Biyediç, İntertoto Kupası günleri, Musisi, Ercüment, Baliç'in tarihe geçen golleri, Piontek, Gordon Milne öyküleri, Vakıfköy yılları ve Hasan Bora gibi efsane isimlerin anılarını görünce, bir çırpıda okumak istiyor insan...
Zira;
Bursaspor'u, gazeteci olarak yıllarca takip etmiş ve İsmail Hocamın yazdığı bazı olaylara da bizzat şahitlik etmiştim.
O yılları; Kemankaş markasının kaleminden okumanın keyfi de başkaydı açıkçası...

SEN MİSİN BENİ ARAYAN!..
Vefalı büyüğüm İsmail Hocam, önceki hafta telefon edip, "Serkan, yeni çıkan kitabımı getirmek istiyorum" dediğinde, ben de;
"Hocam gelmişken seni programa konuk edelim" demiştim.
Sağolsun, bizi kırmadı ve bursadabugün tv'de gazeteci arkadaşım M.Ali Ekmekçi ile birlikte yaptığımız "Süper Futbol" programına geçen hafta konuk oldu.
Normalde, 1 saat sürmesini planladığınız programda, Kemankaş'ın yeni çıkan kitabını nasıl yazdığını ve tarihi belgelere nasıl ulaştığını öğrenirken, bir de baktık 1,5 saat olmuş.
Hocamın anlattıklarını canlı yayında dinlerken, açıkçası verdiği emeğe büyük saygı duydum.
Ayrıca, getirdiği kitapları bize imzalama inceliğini gösterdiği için de kendisine çok teşekkür ediyorum.

DEV ESERLE GURUR DUYDUM
Hocamın; nasıl titiz biri ve kafasına taktığı işi sonuna kadar nasıl kovaladığı bilen bir meslektaşı olarak, adeta ilmek ilmek işlenmiş bu dev eserle gurur duydum.
Bursa gibi sporda önemli kişiler yetiştirmiş bir kentin spor tarihini ve Atatürk'ün Bursa'ya gelerek futbol maçı izlediğini ve Bursa'daki ilk stadın yapımı için bizzat para verdiğini de, bu kadar detaylı olarak ancak İsmail Kemankaş yazabilirdi.
Yıllar önce, 1986'da gazeteciliğe ısınma turlarımda ilk üstadım olan Binay Kazan Abim'le birlikte yazdıkları, "Bursaspor Sen Çok Yaşa" kitabındaki tarihçe ve bilgilerden; haber ve köşe yazarken çok sık faydalanmış bir gazeteci olarak, araştırmacı-gazeteci İsmail Hocam'ı ne kadar tebrik etsem azdır.
Tabii ki, Bursa'da futbolun 100 yılı aşan gelişiminin röntgenini çeken bu harika çalışma için, Hocam'a manevi yönden büyük destek veren, eşi ve değerli gazeteci arkadaşım Dilek Göral Kemankaş'ı da yürekten kutluyorum.
Emeğine, yüreğine, kalemine sağlık İsmail Hocam.
İyi ki varsın...
Ve iyi ki, tarihimizi; bize ve gelecek nesillere aktarmak için yazıyorsun.
Aslında Hocam,
Sen;
Tarihi yazarken bile, Bursa'da resmen bir "tarih yazıyorsun"!
Aynen, tarih yazmaya devam İsmail Hocam...