TOKİ'ye birisi 'DUR' desin! - ÖZEL HABER

TOKİ'ye birisi 'DUR' desin! - ÖZEL HABER

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, TOKİ'nin artık Bursa'da konut üretimini durdurması gerektiğini söyledi. Şahin, "Artık bunlara dur deme zamanımız geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanı da, TOKİ'nin işlevini yitirdiğini düşünüyorlar" dedi.

2012.04.05 08:45 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:14 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
TOKİ'ye birisi 'DUR' desin! - ÖZEL HABER
86365-toki-ye-birisi-dur-desin-ozel-haber-4f7d31c642fc7.flv

Barbaros KOÇANALI - Mesut DEMİR / BURSADABUGUN.COM

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, Bursadabugun.com'a yaptığı açıklamada, "Bursa'nın yeni vizyonuna talip olacak yerel yöneticilerin programlarında Doğanbey'i nasıl kente uygun hale getirilir olmalıdır. Bize göre, Doğanbey'e taşınmadan önce devletin bu gücü vardır. Doğanbey TOKİ, kentsel dönüşüm açısından en kötü örnek olarak tarihe geçti. Bize göre misyonunu tamamlamıştır. Bu ayıp kesinlikle temizlenmelidir. Doğanbey TOKİ'nin içine taşınılmadan o şans vardır. Eğer Doğanbey'i kente uygun olması içim şu kadar katını tıraşlayacağız deseniz bunun zararını Bursalılar bile ödeyebilir. Doğanbey gerçekten bir ucubedir" dedi.

"1 MİLYON 863 BİN KİŞİ İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÇALIŞIYOR"
İnşaat sektörünün dünyada yıllık cirosu 3,5 trilyon dolara yaklaşan devasa bir sektör olduğunun altını çizen Şahin, "Dünyadaki gayri milli hasıla oranı yüzde 8, istihdamdaki oranı yüzde 30, 240'dan fazla alt sektörü ilgilendiren lokomotif sektördür.  İkinci dünya savaşından sonra gerek Japonya, gerekse Almanya, inşaat sektörünü harekete geçirerek ekonomiyi hareketlendirdiler. Özellikle Türkiye'de 2002 yılında mevcut iktidar, inşaata dayalı bir kalkınma modeli seçti. Türkiye'de 1 milyon 863 bin kişi inşaat sektöründe resmi olarak çalışıyor. Bu kadar da gayri resmi çalışanlar var. İnşaat sektöründe çok hızlı bir büyüme var. İnşaat sektörü ülke kalkınmasında önemli bir sektör olmasına rağmen, en korunması olmayan sektördür. Yani krizlerden en önce etkilenen, krizlerden en son çıkan çok nazlı bir bebek gibidir.  Türkiye'de ortalama yıllık 96 milyar liralık inşaat sektöründe dönen bir çark var. Bunun 3'te biri kamuda, 3'te 2'si ise özel sektördedir.  Türkiye'de çalışan her 100 kişiden 8 kişi inşaat sektöründe çalışıyor" diye konuştu.

"1 MİLYON KONUT BOŞTA DURUYOR"
"Bursa'da 2008 yılında merkez ilçelerde 3 milyon 750 bin metrekare proje geliştirilmiştir" diyen Necati Şahin, şunları kaydetti;
"Krizin teğet geçtiği 2009 yılında 3 milyon 250 bin metrekareye düşmüştür.  2010 yılında 4 milyon 480 bin metrekare, 2011 yılında ise 5 milyon 280 bin metrekareye yükselerek rekor artış olmuştur. Aslında biz bu rekorlardan korkuyoruz. Çünkü, plansız bir şekilde büyüme oluyor. İnşaat sektörü devlet tarafından planlanmayan başı boş bir sektör. İnşaat sektörünün çok ani sıçrayışlarla büyümesinden ziyade bir doğruyu takip etmesi ve sürekli olmasını arzu ediyoruz. Bugün baktığımız zaman Türkiye'de 1 milyona yakın boşta duran konut sayımız var. Konuta ihtiyacımızın var olduğunu pek söyleyemeyiz ama nitelikli konutlara ihtiyacımız var. Kentsel dönüşümle mutlak suretle çöküntü alanlarının dönüştürülmesi, yeni alanların imara açılmasından ziyade, çöküntü alanların rehabilite edilerek burada oturulmasını tercih ediyoruz. Çünkü, ulaşım aksamını daha rahat bir şekilde çözümleyebiliriz diye düşünüyorum."

"ARTIK BUNLARA DUR DEME ZAMANI GELDİ"
Bursa'da TOKİ yatırımlarının mutlaka durması gerektiğini vurgulayan Başkan Şahin, "TOKİ 2002 yılından sonra barınma ihtiyacına yönelik kentin imar yönetmeliklerine, imar yasasına uymadan ciddi şekilde Doğanbey, Akçağlayan, Hamitler, Kestel ve Hasanağa'da olduğu gibi kentin hiçbir dokusuyla uyuşmayan tuhaf binalar meydana geldi. Artık bunlara dur deme zamanı geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanı da, TOKİ'nin işlevini yitirdiğini düşünüyorlar" dedi.

"BU HAREKETLİLİK BİZİ SIKINTIYA SOKAR"
Bursa'da inşaat sektöründe ciddi fazlalık olduğunu ifade eden Şahin, sözlerine şöyle devam etti;
"Bursa'da hem dışarıdan gelen hem de kent içerisinden ciddi inşaatlar var. Bu hareketlilik ileride bizi sıkıntıya sokar diye endişe duyuyoruz. Doğrusu bu üretim plansız bir üretim. Tüketicilerden dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü tüketici kredilerinin büyük bir bölümü konut kredisi. Bankaların verdiği ciddi krediler var. Bu krediler sıcak para ile sağlanan kredilerdir. Sıcak para bizim tasarrufumuz değildir. Çok dikkatli olmamız gerekiyor.  Merkez Bankası'nın kapılarını açtığımız zaman yüzlerce ton altın ve dolarlar gösterilebiliyor.  Bunlar tamamen psikolojik olarak vatandaşı rahatlatmaya yöneliktir. 100 milyarlarca dolar borcu olan bir Türkiye'nin o kadar altın ve doları olamaz. Sıcak paranın kaçacağı bir ortamda ciddi sıkıntılarla karşılaşabiliriz."


KONUT ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Konut alacak olan vatandaşlara önemli uyarılarda da bulunan Şahin, "Biz özellikle araç ve konut kredilerinde vatandaşın gelirinin üstüne çıkmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bir krizde ciddi bir şekilde etkilenebiliriz. Kriz ortamında en çok sermayesi olmayan borçlular risk altındadırlar. Buradan katalog üzerinden satışlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güvenilir yerli firmalardan, inşaatın bitmesine yakın konut alınmalı. Yatırımcı firmaların da kriz olabilecekmiş gibi A, B ve C planı hazırlayıp, şuanda barış zamanında kendilerine sığınaklar yapmalı. Neyin ne zaman olacağı hiç belli olmaz. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmelere dikkat etmemiz lazım" şeklinde konuştu.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2012.04.05 08:45 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:14 - HABER MERKEZİ
A