Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

iletisim@bursadabugun.com

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete!

03 Ağustos 2021 Salı, 07:12
A

Yılı tam hatırlamıyorum...

Dağ ilçelerimizden birinde büyük bir orman yangını olmuştu. Günler süren söndürme çalışmalarının ardından güçbela kontrol altına alınabilmişti yangın.

Hasar büyüktü...

Binlerce ağaç, ormandaki diğer canlılarla birlikte küle dönmüştü.

Yangından bir ay kadar sonraydı...

O tarihlerde OLAY TV'de program yapan rahmetli Şemsettin Şen, heyecanla girdi gazetedeki odama:

"Hazırlan! Yarın sabah helikopterle yanan orman bölgesini gezeceğiz... Orman Bölge müdürü de geliyor!"

Aynı zamanda orman mühendisi olan Şemsettin Bey siyasetten medyaya yatay geçiş yapmış, adeta televizyon fenomeni olmuştu Bursa'da...

Halk Meydanı adını verdiği sosyal içerikli programıyla izlenme rekorları kırıyordu.

Takılırdım kendisine, "Siyasette yıllarını boşuna geçirmişsin, medyada olsaydın şimdi CNN'de enkırmendin!" diye...

Yükseklik korkuma rağmen helikopterli gezi teklifini kabul ettim... Bu teklifi yalnız bana etmemiş meğer!

Sabah, Şen'in çekim ekibi ve gazetenin yazarları tam kadro Orman Bölge Müdürlüğü'nde buluştuk.

Bineceğimiz kiralık helikopteri görür görmez, teklifi kabul ettiğime pişman oldum tabii...

Sarı renkli Rus yapımı helikopterin her yeri dökülüyordu. Bizim evdeki vantilatörün pervanesi daha sağlam görünüyordu.

Çoktan geri dönüşüme girmiş, haberi yok helikopterin... Havada bozulsa itmek zorunda kalabiliriz!

İçime düştü bir korku...

O günler medyada maaşlara zam dönemiydi, acaba bu gezi fikri patronumuz Cavit Bey'den mi çıktı? Genel Müdür Mehmet Ali İnan'a, "Toplu tenkisat için bir formül bulalım, yoksa yazarlara zamlar belimizi bükebilir" mi dedi?

Tansiyonum yükselir gibi oldu birden!

Rengimin attığını gören Şemsettin Bey, "Korkma Selo! Bu gördüğün helikopter tonlarca su taşıyor orman yangınlarında, senin kaleminin ağırlığından etkilenmez! Düşsek de ben de paraşüt var, tutarım seni " diyerek bir nebze olsun, moralimi düzeltti.

Derken az sonra bizi bölgeye götürecek, votka kokulu pilot emekli Rus askeri de geldi...

İlk paraşüt atlayışına çıkacak havacı çömez askerler gibi korka korka sırayla bindik uçan tabuta pardon helikoptere...

Kemerleri bağladık. Boş su tankeri gibi yan yana sıralandık. Uçuş sırasında bildiğimiz ne kadar dua varsa okuduk, işlediğimiz günahlar için tövbe ettik, içimizden...

Yanan bölgeye inince de, ormanı yakan ve yaktıranlara güneş görmemiş en yeni beddualarımızı sıraladık!

Rus pilot gerçekten de deneyimliymiş, bizi jetonlu Starpark uçaklarında uçuyormuşçasına gezdirdi.

Yıllar geçti, o macera dolu uçuşu da unutamıyorum, ormandaki yanan bölgenin o içler açıcı halini de!

Bize bu tarihi geziyi organize eden Şemsettin Şen'i de unutmak mümkün mü?

Nur içinde yat güzel insan!


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları