Uzunların kısalarla savaşını Türkiye kazandı

2022.07.15 00:03 - Son Güncellenme: 2022.07.15 00:17
A

İlk setteki kafa tutuşlarını izleyince, 'işimiz zor olacak' dedim kendi kendime.

'Tayland eşittir Japonya' benzetmesi asla abartı olmaz bayan voleybolunda.

'Ruh ikizi' gibi ortak özelliklere sahip ikisi de.

Kısa ama atlet;

Dublaja (yer savunmasına) harika yerleşerek, bloktan seken topların yere düşmesine kolay kolay izin vermeyen mucizevi bir elastikiyet.

Boy dezavantajları nedeniyle blok savunmasında yaşadıkları sıkıntıyı, arka sahaya iyi yerleşerek kapatmaya çalışan bir oyun disiplini.

Servisleri etkili, manşet karşılamada da oldukça başarılılar.

Bu /dün/ akşam maçı izlerken, Kanada etabında mücadele ettiğimiz Japonya geldi gözlerimin önüne.

Kazanırken bayağı zorlanmıştık.

Dirençlerini kırmak hiç kolay olmamıştı.

Tayland'da Japonya gibi çetin ceviz çıktı.

İkinci seti saymazsak; 4 sette de sonuna kadar oyunun içinde kalmayı başardılar.

Maçın teknik analizine gelecek olursak;

Kısa boy dezavantajlarını çabuk ve ortadan oynayarak avantaja dönüştürme çabalarına uzun süre önlem getiremedik.

Manşetleri iyi getirince, çok değişik bir pas mekaniğine sahip Gompun köşelerden  Ajcharaporn'la Chatchu-on'u otomatiğe bağlayarak adeta seri üretim yaptırdı arkadaşlarına.

Bir türlü önlemini alamadık bu sihirli sacayağının.

Sonuç itibariyle hem oyuncularımız; hem de Ankaralı voleybol severler 'ne oluyoruz' şokuyla ve soğuk terler dökerek bitirdiler ilk seti.

Ne yalan söyleyeyim; rakibin elastiki performansının bizi bu kadar zorlayabileceğini kişisel olarak ben de hiç tahmin etmemiştim.

Top öldüremedikçe düzen dışına çıkmak aslında bizim karakterimiz olmasa da; yitirilen ilk set kendimizde değildi oyuncularımız.

8 direkt hata yaparak, file üstünde gücü sınırlı Tayland'ın ekmeğine yağ sürdük.

Manşetlerimiz de bir türlü Cansu'ya istediği pozisyonda gelmedi.

Böyle olunca organize hücum edemedik, hep zorlama hücumlara mecbur kalıp, son çare olarak da Ebrar'ın smaçlarına bel ağladık.

İlk set sadece Ebrar değil, takım geneliyle kötüydü, ortayı da iyi kullanamayınca, atletizmini oyununa yansıtan Tayland; ortadan ve köşelerden öldürdüğü seri topların sonunda kazandığı ilk setle, ikazını da vermiş oldu sultanlara.

Bazen uykudan kalkabilmemiz için böylesi şoklara ihtiyaç oluyor.

İkinci set ve sonrasında Sultanlar'ın resitali vardı parkede.

Hücumuyla, savunmasıyla toparlanmış bir şekilde filenin önüne dizilince; Tayland rehavetinden faydalandığı kızlarımıza daha fazla eziyet çektiremedi.

Manşetlerimiz toparlandı, pasör Cansu bir maestro gibi köşelerle, ortayı oynatmaya başladı.

Ebrar'ın silkinerek kendini bulması ise en büyük avantajıydı Sultanların.

O topları öldürmeye başladıkça takımın kendine güveninin geldiğini gördük.

Ebrar zaten eşi benzeri olmayan hücum performansıyla 'bir takım kadar 'katkı yapıyor' skora.

Yeter ki kafasını bir şeylere takmadan, kendini oyuna verebilsin!.

Bir de özellikle ortadan çabuk oynadıkça Zehra'nın ne kadar etkili bir skorer olduğu bir kez daha görülmüş oldu.

Işık hızıyla gönderdiği smaçların yanı sıra, blok taymingiyle de çok fark ettirdi kendisini.

Yaşlandıkça daha iyi oynamaya başlayan kaptan Eda Erdem Dündar, 2 numaradan yaptığı tek ayak üstü ve çapraza smaçlarının yanı sıra etkili servisleriyle de yarı final kapısını aralayıp, karşılaşmanın X faktörü olmayı başardı bana göre.

Saliha ile Hande'de; hücumların 4 numaraya kaydığı pozisyonlardan ürettikleri toplam 20 sayıyla (ikisi de 10'ar sayı ile oynadı) gecenin görünmeyen diğer iki kahramanıydılar.

Kötü başlayıp, iyi bitirdiğimiz maçta bir kez daha gördük ki, bu takımı manşetlerde bozamadıkça kimse kolay kolay yenemez.

 Tabii bunun için sadece liberomuz Sinem Aköz'ün değil, hücum edenlerin de rakip manşetleri karşılamaya azami konsantre olmaları gerekiyor.

Kolay kaybettiğimiz sayılar hep getirilemeyen kötü manşetler yüzünden.

Yoksa Cansu Özbay'da bir sıkıntı yok.

İki köşe ile ortaları bir maestro gibi kullanmada iyice ustalaştı.

Rakibin havuzuna bıraktığı plaseler ise ne kadar zeki bir oyuncu olduğunun göstergesi.

Hem oyun kuran,hem skor üreten böyle kalibrede kaç pasör sayabilir siniz bana dünya voleybolunda?

Yükselen yıldızısın voleybolumuzun sen artık Cansu, Allah nazarlardan korusun.

Evimizde il kez oynadığımız bu turnuvada (final bağlamında) dördüncü kez yarı finale çıkmış olduk.

Cumartesi akşamı çeyrek finalin diğer ayağında Çin'i 3-1 yenen İtalya'yı,daha doğru bir söyleyişle bu maçta 36 sayı üreten süper smaçör Paola Egonu'yu durdurabilirsek finaldeyiz!.

ABD'nin çeyrek finalde Sırbistan'a elendiği VNL'de şampiyonluğa hiç bu kadar yakın olmamıştık.

'Egonu -Türkiye' maçı oynanacak cumartesi akşamı, 'Türkiye - İtalya' değil.

Bakalım Ebrar'mı daha büyük yoksa Vakıfbank'ın Nijerya asıllı dünya starı dünya heyecanla bu büyük kapışmanın sonucunu merak ediyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları