Selahattin Adıgüzeller

Selahattin Adıgüzeller

iletisim@bursadabugun.com

Duygu sömürüsünü meslek edinenler

12 Mayıs 2021 Çarşamba, 07:15
A

Dünkü yazımda, belediyelerimizin sosyal yardımlarla ilgili çalışmalarına değinmiştim.

Bu tür çalışmaları "iyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir"  formatında yapanlar da var, yaptığı iyiliği cümle alem bilsin diye deniz yerine medyaya atanlar da!

Oysa iyiliğin, yardımın gizlisi daha makbuldür derler ama olsun yeter ki yapılan iyilikler yerini bulsun!

Sosyal yardımlar oldum olası belediye başkanlarının başını ağrıtan netameli bir konudur.

Verse bir türlü, vermese bin türlü!

Kimi gerçekten ihtiyaç sahibi, yoksul, işsiz, çaresiz... Onlar zaten yardım istemeye bile çekiniyorlar. Ancak götürüp verirsen alıyorlar yardımı...

Kimi ise tam bir profesyonel dilenci, dolandırıcılığı meslek edinmiş, belediye- siyasi parti ve kaymakamlık binaları geçim kapıları olmuş. Buralarda ağlanma sızlanma numarasıyla yollarını buluyorlar. 

Gözlerini karartıp, belediye başkanlarının isimlerini kullanarak telefonla hayırsever vatandaşları ve iş insanlarını bile dolandıranlar var. 

Belediyelerimizin bu tür dolandırıcılığa karşı milleti medya yoluyla uyarmadığı gün yok.

Duygu sömürüsünde sınır tanımıyor bazıları...

Eski bir belediye meclisi üyesinden dinlemiştim...

Belediyenin, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik sosyal yardımları o organize ederdi.

"İnsanlara yardım etmek güzel de, gerçek ihtiyaç sahibiyle, bu işi meslek edineni birbirinden ayırmak çok zorlaştı! Yardım ederken sevaptan çok günaha giriyoruz bazen" demişti bir sohbet sırasında.

Yaşadığı bir ilginç olayı anlatınca, hak verdim, "bu kadarına da pes doğrusu!" dedim.

İki gözü iki çeşme hüngür hüngür ağlayarak belediye gelmiş vatandaşın biri...

 "Evladım öldü! Cenazesini hastaneden çıkaracağım, köyüme götürmek için bana bir cenaze aracı ayarlar mısınız?" demiş.

Bir telefonla cenaze aracı işini anında çözmüş meclis üyesi...

Ağlaması hafiften kesilen vatandaş yine bükmüş boynunu:

"Hocam, Allah senden razı olsun... Yalnız bir isteğim daha olacaktır, benim hiç param yoktur. Cenaze masrafları için biraz para da lazım bana!"

Vatandaşın bu isteğine bozulur meclis üyesi ama evlat acısı yaşadığından üzmek de istemez...

"Belediyede kimseye para yardımı yapılmaz ama ben sana ödünç olarak kendi cebimden biraz para vereceğim. Elin rahatladığında getirirsin!" der.

Parayı alan vatandaş, burnunu çeke çeke çıkar belediyeden, gidiş o gidiş...

Yarım saat sonra, ayarladığı cenaze aracının şoförü arar kendisini:

"Hocam! Dediğiniz hastaneye gittim fakat verdiğiniz isimde bir cenaze yokmuş!"

Düşünebiliyor musunuz, üç kuruş menfaati için evladının öldüğünü söyleyecek kadar küçülebiliyor vicdansızlar...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları