Murat Sağman

Murat Sağman

murat@muratsagman.com

Son karar sonrası bizleri ne bekliyor?

22 Mart 2021 Pazartesi, 09:03
A

Geçtiğimiz hafta sonu Merkez Başkanı Naci Ağbal görevden alındı. Yerine Şahap Kavcıoğlu atandı Son iki yılda dördüncü Merkez Bankası başkanı olacak. 1931 yılından 2019 yılına kadar Merkez Bankası başkankarın görev süreleri ortalama 4 yıl olmuştur. Naci Ağbal 4,5 aylık görev sürecinde kredibilite ve güven kazandırmaya başlamıştı. Kutuplaşmış bir ülkede neredeyse herkesin uzlaştığı bir isim idi. Rezervler tükendiği için elinde kalan tek büyük silahı faizi kullanmıştı ve kurları sakinleştirmişti. Bununla birlikte verdiği demeçlerle ve kullandığı iletişim ile enflasyonu düşürmekte kararlı olduğunu defalarca vurgulamıştı. Merkez Bankası'nın ana hedefi fiyat istikrarını sağlamak yani enflasyonu düşürmek. En son geçen hafta beklenenden iki katı bir faiz artışı da yapmıştı. 100 baz puan beklenirken 200 baz puan artırmıştı. Yüksek faizi artışın sebepleri 1) küresel piyasalarda yükselen ABD tahvil faizleri 2) bizde yükselen enflasyon ve enflasyon beklentileri 3) önden yüklemeli ve beklenenden daha yüksek faiz şoku ile kurların düşmesiyle eksi olan rezervleri tekrar biriktirmek.

Son alınan karar hem piyasaları hem ekonomiyi kötü etkileyecek. Merkez Bankası Başkanlığı devamlı değiştirilecek bir kurum değildir. Merkez Bankası bağımsızlığı ve istikrarı bir ülke için güven göstergesidir. Türkiye'nin en büyük ekonomik sorunu enflasyon ve işsizliktir. Enflasyonu istikrarlı düşürmeden diğer alanlarda kalıcı iyilişme bekleme zor. Maalesef alınan son kararlar TL'deki değer kaybını artıracak, yeni bir kur artışı ile enflasyon yine artmaya başlayacak, artan enflasyon ile satın alma gücü azalacak ve tekrar enflasyonu düşürmek için faizlerin üzerinde baskı artacak. Yüksek faiz ile yatırım ve büyüme çok gelecek , kişi başı gelir azalacak, işsizlik artacak. Bundan sonra işimiz çok zor. 1 yıl içinde bulmamız gereken 250 milyar dolar var : 180 milyar dış borç ödemesi ( kamu ve özel sektör), eksi 45 milyar dolar, 25 milyar dolar cari açık.

300 baz puana seviyelerine düşen risk primimiz en az 400-450 baz puanlara yükselecek. Tahvil faizleri yükselecek. Bütün bunlar borçlanma maliyetlerimizi artıracak.

Gece asya piyasalarında likidite azlığı ve ilk kotasyonlar paniği ile 8.47 seviyesine kadar yükselen dolar şu anda 8.05 seviyesinden geçiyor. Cuma günü 7,22'den kapanmıştı. Dolar TL de 7,75-7,80 bölgesinin üzerinde kaldığı sürece yükseliş trend devam edebilir. İlk direnç 8,50 seviyeleri olacaktır. Güven azaldığı için bundan sonra işimiz daha zor.

Herkese iyi haftalar ve sağlıklı günler diliyorum...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları