Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

26 Ocak 2021 Salı, 07:45

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Zam fırtınasına "dur" denecek mi?

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Yılın ilk verileri gelmeye başladı.

Sanayi cephesinden somut rakamlar gelirken diğer ana sektörlerde güven endeksleri sahne aldı.

Peki bu rakamlar özetle ne diyor?

Ekonomideki yavaşlamayı teyit eden bir veri seti var karşımızda!

Kapasite kullanımı yüzden 75,6'dan yüzde 75,4'e gerilemiş ocak ayında.

Yani daha az çark dönmüş sanayide...

Peki neden?

Pandemi içte de dışta da kısıtlamalara yol açtı.

Bunun etkisi özellikle ihracatta kendisini göstermekte.

İçte ise pahalılaşan kredilerin dayattığı bir yavaşlama da söz konusu!

Neticede iç talep daralması ve ihracattaki fren izlerini sanayi üretiminde kaçınılmaz olarak görmemiz söz konusu.

Güven endeksleri ise hizmet sektörü hariç durgunluğun önümüzdeki aylara kısmen yansıyacağına işaret ediyor.

Hizmet sektöründeyse aşılamaya bağlı olarak yakın gelcek için umutlar tazelenmiş görünüyor!

Ancak aşılama hızının henüz istenilen seviyeye gelememiş olması; kısıtlamaların kalkması ve iç talep anlamında soru işaretlerini de beraberinde getirmekte.

Sonuçta yavaşlayan ekonominin 2021'in ilk aylarında iş ve aş yaratması zor.

Kısa çalışma ve ücretli izin meselesi de gelir erozyonuna yol açmaya devam ediyor.

Ama vatandaşı artık iş ve gelir meselesinden ziyade aş meselesi ilgilendiriyor!

Daha doğrusu ne kazanırsa kazansın mutfak masrafına yetişme derdi bir numaralı gündem halinde.

Shakespeare'in meşhur eserinde Hamlet'e söylettiği "Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu." tiradı, vatandaş için "Doymak ya da doymamak. İşte bütün mesele bu." haline dönüşmekte.

TÜİK'in inandırıcılığı vatandaşça sorgulanan resmi rakamları bile mutfaktaki yangın halinin inkarını zorlaştırıyor!

Mutfağın olmazsa olmazlarında son bir yılda yaşanan fiyat değişimleri ortada...

Tavuk eti yüzde 28 zamlanırken yumurta fiyatı yüzde 82 artmış.

Kuzu eti ise tercihiniz TÜİK yüzde 21 zamlı diyor.

Gelelim tencerelerin vazgeçilmezi olan yağlara...

Ayçiçek yağı yüzde 52, zeytinyağı yüzde 24 zamlanmış bir yılda!

Kuru fasulye yüzde 35...

Kuru soğan yüzde 15...

Patates ise yüzde 14 zamlı TÜİK'e göre.

Hangi cüzdan dayanır buna?

Peki niye coştu bu fiyatlar?

Kuraklık ve pandemi kaynaklı arz sıkıntıları ile bol likiditenin dayattığı fiyat artışları gıdayı dünyanın başına bela yapmaya aday!

İçeriden ise dolara bağlı zamların ayrı bir dayatması var.

Ama dolar kısmen geri geldiği halde fiyatı geri çeken yok neredeyse...

Neticede memleketin genlerine yerleşmeye aday bir fırsatçılık hastalığı ile boğuşmak zorundayız!

Elbette ki; tarım ve hayvancılıktaki yapısal sorunların tedarik zincilerindeki sıkıntılarla birleşmesinin de faturasını ödüyoruz.

Tarladan sofraya katlanarak gelen fiyatların varlığı yadsınamaz sonuçta.

Peki mutfaktaki yangın söndürülemez mi?

Karamsarlık dozu yüksek olan bu özet tablonun kısa vadede değişme şansı çok zayıf görünüyor.

Başta gübre olmak üzere girdi fiyatları tarımsal üretim üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.

İthalat gıda da zamlanıyor!

Tedarik halkalarının bolluğu ve stokçuluk da cabası...

Sözün özü; çok yönlü ve uzun vadeli bir mücadele şart zamların önünü kalıcı olarak kesebilmek için.

Ancak mutfaktaki alevleri bastırmak için kısa vadede acil bir çözümün da sahaya sürülmesi şart!

Gelen haberlere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuyla çok daha yakından ilgileniyor.

Gıda piyasasına müdahale kaçınılmaz görünüyor mevcut tabloda!

Ama nasıl?

Fırsatçılığa izin vermemek üzere sıkı denetim ve caydırıcı cezaların devreye alınması gündemde.

Tanzim satış noktaları kurulabilir mi? Biraz mulak bir konu.  

Geçici olarak bazı ürünlerde tavan fiyat uygulaması sahne alabilir.

Ama unutmayalım ki bunlar geçici çözüm!

Kalıcı çözümse hepimizin ortak mücadelesine bağlı.