Muhteşem bir hafta bizleri bekliyor...

12 Haziran 2021 Cumartesi, 08:31
A

Dolu dolu bir hafta var önümüzde.

Bütün yaza yön verecek bir dönemeçteyiz.

Kilitlenmiş birçok gündem maddesinin kaderini belirleyebilecek gelişmeleri yakından takip etmekte fayda var!

Çünkü...

Jeopolitik sorunlar, para politikasının geleceği, aşının ekonomik etkileri gibi kritik meseleler önümüzdeki hafta çok yoğun biçimde karşımıza dikilecek.

Mesela...

Dış siyasette kartların yeniden dağılıp dağılmayacağını... Jeopolitik risklerin azalıp azalmayacağını test etmeye hazırlanıyor devletin zirvesi.

Haliyle Brüksel'deki NATO Zirvesi ile başlayacağımız yeni haftanın sıcak gündemi piyasalara da rota bulma şansı tanıyacak.

ABD-Türkiye ilişkilerinin olası yeni ekseni bölgesel çapta bir etkiye sahip. Yani çok yönlü ve katmanlı bir etki sahasına sahip Erdoğan-Biden görüşmesi!

İlk sinyalleri de son birkaç gündür alıyoruz zaten.

Doların neredeyse 50 kuruş geri gelmesi boşuna değil.

Sızan bilgiler Türkiye ile ABD arasındaki buzların erimesine dönük gayretlerin olacağı yönünde.

Haliyle dolar üzerindeki stresin azalması gibi bir sonucu görüyoruz daha görüşmeler başlamadan!

Çünkü dolar anavatanı olan ABD ile ilişkilerin hoş olmasından hoşlanır.

Türkiye ekonomisi de dolara göbekten bağlı olunca Washington'la ilelebet kötü olma lüksümüz kalmıyor elbette.

Ne çabuk unuttuk Trump'ın "Ekonominizi mahvederim" dediği terbiyesiz Tweet'le doları nasıl şahlandırdığını!

İkinci para birimimiz haline gelen doların anavatanıyla iyi geçinme mecburiyetimiz hem hatalı ekonomik politikaların hem de dolara tapınmaya varan toplumsal histerimizin eseri.

Bankalardaki 250 milyar doları bulan mevduatı başka nasıl açıklarız?

Sözün özü; ABD'nin başka bir güçle Türkiye'yi kendi eksenine çekmeye ihtiyacı yok!

Sadece doları kullanması yetiyor dengelerimizin sarsılmasına ne yazık ki.

Son birkaç yılın özeti de bu tezi ispatlıyor zaten.

Türkiye'nin oluşturduğu pozisyondan taviz vermesini isteyen Amerikan Yönetimi, yine aynı kozu oynuyor.

Halkbank ve S-400 üzerinden sopa gösteriyor.

Rusya ve Çin'den uzaklaşmamız, Suriye, Akdeniz ve Libya'da geri adım atmamız ise Biden ve ekibinin temel beklentileri.

Türkiye'nin en açık ve net beklentisi ise PKK ve YPG'ye olan desteğin kesilmesi.

Başta Yunanistan olmak üzere çevremizde giderek daralan ABD kuşatmasının devredışı kalması da verilecek mesajlar arasında yer alacaktır.

Bütün bu kritik konularda 14-15 Haziran'daki zirvede ilerleme kaydedilmesi pek mümkün görünmüyor aslında!

Taraflar daha ziyade taviz marjını belirleme konusunda gayret gösterecektir.

Türkiye son aylardaki hamlelerle Rusya ve Çin'e hafif dozda mesafe koyarak bir mesaj vermişti. NATO eksenine de yakınsama sinyalleri yeniden ateşlendi bu arada!

Akdeniz ve Libya bağlamında da müzakereci bir yaklaşım var sahada.

Ancak, Türkiye'nin nice acı tecrübesi var Amerika ile ilişkilerinde... Elini verdikçe çokça organını kaptırdığına şahit olduk yıllarca.

Yani çokça taviz verme lüksümüz yok. Öncelikle ülke savunmasından taviz verilemez. Hele de PKK gibi meselelerde!

Rusya ve Çin'i kaybetmenin artçıl sonuçları da ciddi bir mesele.

Kısacası ABD ile uzun ve ince bir yolun başındayız. Brüksel'de ilişkiler ne süt liman olacak... Ne de tümden kopacak.

Büyük bir beklentiye girilmemesinde fayda var. Piyasalarsa taviz oranımıza göre tepki verecektir bu süreçte.

ABD ile bu hafta ortak bir derdimiz daha var aslında!

Piyasaların gözü bir yandan da her iki ülkenin merkez bankalarının toplantılarında olacak.

Normal koşullarda TCMB ve Fed adına faizde bir değişiklik beklenmiyor.

Ancak verilecek mesajlar hayati önemde.

Türkiye'de yakın tarihli bir faiz indirimi için mesaj gelirse piyasaların tadı kaçar.

 Amerika'dan ise tam tersi erken bir faiz artışının sinyali gelirse yine bize zarar verir. 

Yani 16 Haziran'da Fed'de ve 17 Haziran'da da TCMB'de olacak gözler.

Diğer yandan yazın hayati konusu olan turizmin umut vermesi için de kritik bir haftaya girmekteyiz.

Yabancı turistin odaklandığı aşılama hızı umut vermeye başladı!

Almanya, seyahat uyarısını kaldırma kararı aldı. Bu önemli işareti başkalarının takip etmesi şart. Eğer aşılama hızımızı gelecek hafta artırabilirsek diğer ülkelerden de pozitif sinyal gelmesi hayli mümkün.

Sözün özü; tozpembe olmasa da umut var bir haftaya giriyoruz!

Ama ters rüzgar riskine de hazırlıklı olmalı. Özellikle de faiz cephesinde.

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları