Binalarınıza 'karot' testi yaptırdınız mı?

2023.02.15 17:25 - Son Güncellenme: 2023.02.15 17:25
A

'Karot' son günlerin en güncel  kelimesi.

Özellikle Kahramanmaraş orijinli son büyük depremden sonra literatürdeki yerini iyice sağlamlaştırdı.

Kelime anlamı 'havuç' olan karot, 'inşaat sektöründe verimli olarak kullanılan terim' olarak adlandırılıyormuş.

'Muş' diyorum; çünkü kelimenin yüklediği anlamla uzaktan yakından bir ilgim olmadığı için; konunun uzmanı olan emekli kimya mühendisi eşime danıştım.

Eski söylemiyle 'Bursa Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü''nün yapı denetim laboratuarında 20 yıl bu iş üzerine çalışmış bir elemanı olarak karotun bir anlamda 'deprem testi' yerine geçtiğini söyledi.

Son büyük yıkımdan sonra hepimizin gözü fena halde korkmuş durumda.

Oturduğumuz bölge Marmara olunca da; sıranın İstanbul üzerinden Bursa'ya kadar uzanacağı gün gibi aşikar.

Ekrandaki uzman yorumlarına bakarsak; zaman iyice daralmış durumda, bugün yarın bölge olarak bizler de Allah korusun yerle bir olabiliriz.

Acı olsa da bilimin ışığındaki gerçeğin ibresi bunu söylüyor.

Dinlerken yüreği daralıyor insanın değil mi?.

'Şiddeti şu kadar, yıkımı şöyle olacak; kırılacak faylar da şuradan şuraya kadar'.

Evlerimizdeki en küçük doğal sarsıntıları 'deprem' şeklinde algılama gibi bir alışkanlık kazanmaya başladık ki; üzerine halüsinasyon görmeler, Allah yardımcımız olsun.

'Nedir bu karot', 'ne işe yarar'; hem eşime sordum, hem de biraz kendi çapımda araştırma yaptım, çok güncel olduğunu için paylaşmak istiyorum.

Önce şunu söyleyeyim; son depremden sonra oturduğunuz mekanlarla ilgili içinizde en küçük bir kuşku varsa 'bir dakika bile durmayın' derim.

Blok ya da site olarak birleşerek, depreme dayanıklılık raporu almak için profesyonel inceleme talebinde bulunun.

Masrafı ne tutar bilemiyorum ama en azından kafanız rahatlar;

Evinize huzur içinde girip, yastığa kafanızı koyduğunuzda 'acaba Pazarcık, Elbistan gibi olacak mıyız?' endişesinden uzak uyursunuz.

Bundan sonrasını yine 'muşlu zaman'la yazacağım, çünkü konunun çok dışında birisi olarak dinlediklerimle, öğrendiklerimi aktarıyorum.

Karot makineleri delme çapına göre farklı uçlar takılarak kullanılabiliyor, en büyük özellikleri ise silindirik bir şekilde delerek betona zarar vermeden işlemi tamamlayabiliyorlarmış.

Daha sonra da basınç deneyi uygulanarak betonun sağlamlığı test ediliyormuş.

Karot raporu almanın faydasının, deprem riski olduğu düşünülen binalarda bu riskin olmadığını kanıtlamak için kullanılması olduğu bilgisine ulaştım bu arada.

Riskli olduğu düşünülen veya biten her yeni yapının güvenirliliğinin tespiti için mutlaka karot raporu almak gerekiyormuş.

Özetle konun uzmanları karot testine 'tüm yaşam alanlarının ve yapılarının depreme dayanıklı olduğunu kanıtlamak için alınması gereken zorunlu rapor' açıklaması getiriyorlar.

İşin teknik boyutuna gelecek olursak;

Beton ya da diğer yapı malzemelerin testini sağlamak amacıyla kullanılan karot makinesi aracılığıyla yapıdan kusursuz silindirler çıkarılarak test başlatılıyor;

Daha sonra uzmanlar tarafından yapılan testin sonuçları bir rapor halinde karot raporu olarak mülk sahibi sorumluya (site yöneticisi de olabilir) iletiliyormuş.

Bina dayanaklılık testi için belediyede görevli yapı uzmanları, bina dayanıklılık testi için diğer bir yöntem olan 'karot alma' yöntemini uyguluyorlarmış.

Bunun için binanın alt kat ya da uygun katlarındaki betonlardan karotla numune alınıyor;

Alınan numuneler yapı ve zemin laboratuarına götürülerek buradaki makinelerde basınca tabi tutuluyormuş.

Basınca dayanamayan karot örnekleri ise kırılıyormuş.

İşte tehlike de burada zaten;

'Bu binanın riskli olduğunun belgeli ispatı' diyor uzmanları.

Son bir not; ayrıca deprem yönetmeliğine göre en küçük katsayının C25 olması gerekiyormuş.

Nilüfer ilçesi FSM Bulvarı'nın hemen üstünde oturduğumuz Şahin Sitesi sakinlerinin (112 daire) genel isteği; karot testi yaptırarak oturduğumuz dairelerinin depreme dayanıklılığını bilimsel olarak raporlaştırılması oldu.

Toplam 4 blok daha önce geçirdiği Gölcük depremini hasarsız atlatmış olsa da; güçlendirilmesi gerekenler çıkabilir.

Yani tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.

Devlet bütün kurum ve kuruluşlarıyla depremzedelerin yanında.

Yanı sıra STK, belediyelerle, gönüllüler de enkazların bir an önce kaldırılması için mesai mefhumu gözetmeden çalışıyorlar.

Hep birisine bu ülkenin vatandaşları olarak teşekkür borcumuz var.

Ne var ki tahribat o kadar büyük ki; kolay bitecek gibi görünmüyor.

İnşallah cumhurbaşkanının söz verdiği gibi; Şubat sonuna kadar enkazlar temizlenerek, yeni konutların yapımıza başlanır.

Bu noktada benim aklıma takılan en önemli konu; enkaz yığınlarının topladıktan sonra nerede ya da nerelerde depolanacağıdır.

Çünkü neredeyse orta ölçekli bir şehir büyüklüğünde araziye ihtiyaç var.

Peki bunların  önlemleri alındı mı?

Yoksa rastgele bir yerlere tepeleme yığılarak, kaderine mi terk edilecek?

Bir diğer konu; tonlarca hurda demir; beton yığınlarının arasından sökülerek satışına gidilebilse, inşaatların küçük de olsa maliyetlerini karşılamaya katkısı olur.

Benim bu düşündüklerim herhalde bizi yönetenlerin de aklına geliyordur.

Allah güzel ülkemi bir daha böyle bir felaketle yüzleştirmesin.

 

 


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları