E. Pınar Turan Kahraman

E. Pınar Turan Kahraman

eminepinarturan@gmail.com

Bursa'nın 2050 tarım vizyonu: Sanayi büyürken toprak nasıl korunacak?

2026.10.14 15:46 - Son Güncellenme: 2026.10.14 15:50
A

BUSİAD Tarım Kongresi'nin sonuç bildirgesi, Bursa'nın tarımsal geleceğine ilişkin kritik başlıkları gündeme taşıdı. Tarım arazilerinin korunmasından teknolojiye, gençlerin üretime kazandırılmasından sanayi-tarım iş birliğine kadar pek çok konu kentin 2050 vizyonu açısından önem taşıyor.

Bursa denildiğinde akla otomotiv fabrikaları, organize sanayi bölgeleri ve ihracat geliyor. Ancak bu kentin hikayesi yalnızca sanayiden ibaret değil. Siyah inciri, Gemlik zeytini, şeftalisi, Deveci armudu ve verimli ovalarıyla Bursa, aynı zamanda Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri.

Peki, sanayi kimliğiyle büyüyen Bursa, tarımsal zenginliğini geleceğe taşıyabilecek mi?

Bursa Sanayicileri ve İş insanları Derneği (BUSİAD) koordinasyonunda, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle 21-22 Nisan 2026'da düzenlenen Bursa Tarım Kongresi, bu soruya yanıt arayan önemli buluşmalardan biri oldu.

Kongrenin sonuç bildirgesi, 1891 yılında Hamidiye Ziraat Mektebi adıyla kurulan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde basınla paylaşıldı. Bildirge tarımın geleceğinin yalnızca üretim miktarıyla değil, toprağın korunması, kaynakların verimli kullanılması ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Bursa'nın tarım arazileri baskı altında

Bursa'nın tarımsal geleceğinde en kritik başlıklardan biri, verimli arazilerin sanayi ve kentleşme baskısı karşısında korunması. Su kaynaklarının yönetimi, iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve yaşlanan üretici nüfusu da çözüm bekleyen sorunlar arasında.

Sanayi ile tarımı karşı karşıya getirmek yerine iki sektör arasında güçlü bir iş birliği kurulması gerekiyor. Gıda sanayisinin gelişimi, tarımsal üretimin katma değer kazanması ve teknolojinin tarlaya taşınması, Bursa'nın ekonomik gücünü çeşitlendirebilir.

Ancak bunun için yalnızca yatırım yapmak yeterli değil. Üretimi sürdürecek, geliştirecek ve yeni teknolojilere uyum sağlayacak gençlerin yetiştirilmesi de gerekiyor.

Hamidiye Tarım Lisesi neden önemli?

Bursa'nın tarımsal geleceği konuşulurken 1891 yılında Hamidiye Ziraat Mektebi adıyla kurulan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de öne çıkıyor.

Toprak analizi, akıllı tarım, hassas sulama, hayvan yetiştiriciliği ve gıda teknolojileri gibi alanlarda donanımlı gençlerin yetişmesi, sektörün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Köklü okulun bu dönüşümün eğitim ayağında daha etkin rol üstlenmesi, Bursa'nın tarımsal birikimini yeni nesillere aktarmasına katkı sağlayabilir.

BTSO Başkanı Özer Matlı'nın Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı olduğu zamanlarda Hamidiye'ye yönelik hamiliğinin önemi de burada ortaya çıkıyor. Eğitim ile sektörün ihtiyaçlarını buluşturmayı amaçlayan bu yaklaşımın başarısı, öğrencilerin uygulamalı eğitim olanakları, sektörle ilişkileri ve mezuniyet sonrası istihdamları gibi somut sonuçlarla ölçülebilir.

Bursa Tarım Kongresi'nin ortaya koyduğu tartışmalar, kentin geleceği için önemli bir yol haritasına işaret ediyor. Fakat asıl mesele, belirlenen hedeflerin kalıcı uygulamalara dönüşmesi.

Bursa, sanayi şehri kimliğini korurken tarım şehri olma özelliğini kaybetmek zorunda değil. Bunun yolu verimli toprakları korumaktan, suyu doğru yönetmekten, üretimi teknolojiyle buluşturmaktan ve gençlere tarımda gelecek sunmaktan geçiyor.

Bursa'nın 2050 vizyonu yalnızca yeni fabrikalarla değil, korunan tarım arazileri ve o toprakları geleceğe taşıyacak gençlerle de şekillenecek.

Matlı'nın BTB'deki vizyonunu BTSO'ya taşıması ve şehrin 'yeşil' endüstrisine sahip çıkılması da işte tam bu noktada büyük önem taşıyor.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları