YKS tercih yapacaklara YÖK Başkanı'ndan kritik uyarı: "Sadece bugünü değil, 40 yıl sonrasını düşünün"
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite tercih dönemine giren adaylara önemli tavsiyelerde bulundu. Tercihlerin yalnızca bir bölüm seçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Özvar, gençlerin ilgi ve yeteneklerini esas alarak geleceğin mesleklerine göre karar vermesi gerektiğini söyledi.
2026.07.24 17:57 - Son Güncellenme: 2026.07.24 17:57 - Eğitim - AA
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite adaylarına tercih sürecinde dikkat etmeleri gereken konulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yazılı açıklamasında tercih döneminin sınav kadar kritik olduğuna dikkat çeken Özvar, gençlerin verecekleri kararın uzun yıllar sürecek meslek hayatlarına yön vereceğini belirtti.
Yoğun ve zorlu sınav maratonunu geride bırakan adayları tebrik eden Özvar, tercihlerin aceleyle değil, bilinçli ve planlı şekilde yapılması gerektiğini ifade etti.
"POPÜLER BÖLÜMLERE GÖRE DEĞİL, KENDİNİZE GÖRE TERCİH YAPIN"
Üniversite tercihinin yalnızca bugünün koşullarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, adayların ilgi alanlarını, yeteneklerini ve uzun vadeli hedeflerini dikkate almasının önemine işaret etti.
Gençlere seslenen Özvar, tercihlerin yalnızca çevreden gelen tavsiyeler ya da o dönemin popüler bölümlerine göre şekillendirilmemesi gerektiğini belirterek, seçilecek programın değişen iş dünyasına uyum sağlayacak bilgi ve becerileri kazandırıp kazandırmayacağının da değerlendirilmesini istedi.
![]()
YAPAY ZEKA VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU
Çalışma hayatının teknolojiyle birlikte hızla değiştiğine dikkat çeken Özvar, yapay zekâ, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri, siber güvenlik, yeşil dönüşüm, dijital üretim ve finansal teknolojiler gibi alanların geleceğin mesleklerini şekillendirdiğini söyledi.
Bugün tercih yapan öğrencilerin yaklaşık 40 yıllık bir çalışma yaşamına adım atacağını belirten Özvar, bu süreçte bazı mesleklerin ortadan kalkabileceğini, yeni uzmanlık alanlarının ise ortaya çıkacağını ifade etti.
"GELECEĞİN DÜNYASINA HAZIRLAYAN BİR YAPI KURUYORUZ"
YÖK olarak yükseköğretim sistemini değişen teknoloji ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdıklarını belirten Özvar, üniversitelerin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına hazırlayan bir eğitim modeli sunduğunu söyledi.
Türkiye'de 208 üniversite ve yaklaşık 7 milyon öğrenciden oluşan güçlü bir yükseköğretim ekosistemi bulunduğunu belirten Özvar, araştırma, girişimcilik ve üretim odaklı eğitim anlayışının gençlere uluslararası rekabet gücü kazandırdığını dile getirdi.

"ARTIK SADECE DİPLOMA YETERLİ DEĞİL"
İş dünyasının beklentilerinin değiştiğini ifade eden Özvar, mezunların yalnızca diplomaya değil; deneyime, dijital becerilere, iletişim yeteneğine, takım çalışmasına ve problem çözme kabiliyetine de sahip olması gerektiğini söyledi.
Bu doğrultuda iş yeri temelli eğitim modelini yaygınlaştırdıklarını belirten Özvar, öğrencilerin eğitimlerinin önemli bir bölümünü işletmelerde, fabrikalarda, sağlık kuruluşlarında ve laboratuvarlarda uygulamalı olarak geçirdiğini aktardı.
Gaziantep, Konya, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara'da sürdürülen pilot uygulamanın 185 programda yaklaşık 120 bin öğrenciyi kapsadığını belirten Özvar, Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokullarından mezun olan öğrencilerin istihdam oranının yüzde 90'ın üzerine çıktığını açıkladı.
ÖN LİSANS PROGRAMLARI İÇİN DE ÇAĞRI YAPTI
Robotik sistemler, siber güvenlik, dijital üretim, enerji, sağlık, savunma sanayisi, ilaç üretimi, akıllı tarım ve lojistik gibi alanlarda nitelikli tekniker ihtiyacının hızla arttığını belirten Özvar, adayların güçlü uygulama altyapısına sahip ön lisans programlarını da değerlendirmelerini önerdi.
Programın süresinden çok kazandırdığı bilgi, uygulama deneyimi ve iş dünyasıyla kurduğu bağın önemli olduğunu vurgulayan Özvar, geleceğin üretim süreçlerinde nitelikli teknikerlerin kritik görevler üstleneceğini ifade etti.
YURT DIŞINDA EĞİTİM DÜŞÜNENLERE UYARI
Yurt dışında eğitim almayı planlayan adaylara da seslenen Özvar, tercih edilecek üniversitenin YÖK tarafından tanınıp tanınmadığının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Tanınmayan yükseköğretim kurumlarından alınan diplomalara denklik verilemeyeceğini hatırlatan Özvar, hiçbir üniversite veya program için önceden denklik garantisi verilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Ailelere de çağrıda bulunan Özvar, çocuklarının tercihlerini geçmiş yılların meslek algısıyla değil, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda şekillendirmelerine destek olmalarını istedi.