Günü kurtaran kentleşme politikaları: Önce yapılaşma sonra planlama... (ÖZEL HABER)
Bursa Şehir Plancıları Odası Başkanı Murat İlkme, sosyal konut projesinin artı ve eksilerini Bursada Bugün'e değerlendirdi. Noktasal ve proje bazlı müdahaleler sonucunda bütüncül kent planlamasının ihmal edildiğini aktaran Murat İlkme, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinin sosyal konut projesine dahil edilmeme nedenlerini de açıkladı.
2022.09.19 11:16 - Son Güncellenme: 2022.09.19 11:42 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Yükselen enflasyon oranıyla konut piyasasında oluşan fiyat artışlarının temel barınma hakkını tehdit ettiğini aktaran Bursa Şehir Plancıları Odası Başkanı Murat İlkme, konut fiyatları ve kira değerlerindeki artışla birlikte hammadde maliyetlerinin de yükseldiğini ve inşaat sektörünün de gelişmelerden olumsuz etkilendiğini aktardı.
Mevcut gelişmelerin ardından kamuoyunun gündeminde yer alan 'konut krizi' sorununa yönelik bir çözüm yaratmak adına 'sosyal konut projesi'nin hayata geçirildiğini ifade eden İlkme, projenin Bursa'ya yönelik olumlu ve olumsuz etkilerini değerlendirdi.
Bursa kent merkezinde yer alan kamu arazilerinin geçmiş yıllarda elden çıkarıldığını belirten İlkme, sosyal konut projesinin hazine arazileri ve mera alanları üzerinde inşa edileceğine dikkat çekerek, ilerleyen süreçte bu alanlarda oluşabilecek ulaşım ve altyapı maliyetlerine vurgu yaptı.

PROJEDE OSMANGAZİ VE YILDIRIM NEDEN YOK?
Merkezde rezerv alan kalmadığı için Osmangazi ve Yıldırım bölgelerinin projeye dahil edilmediğini aktaran İlkme, bu bölgelerde ekonomik alt gelir grubu vatandaşların yoğunlukta olduğuna da dikkat çekti;
"Şehir Planlama disiplini açısından proje alanlarının hangi kriterler doğrultusunda belirlendiği büyük önem arz etmektedir. Konutların maliyetlerinin düşürülebilmesi için bu projelerinin kamu arazileri üzerine yapılacağı aşikardır. Bursa kent merkezi açısından konuşursak maalesef yerleşik alan içinde bu tür projelerde kullanımına uygun kamu arazilerimiz yok denilecek kadar azdır. Günümüze kadar kent içinde kalan birçok kamu arazisi, lojman gibi kamuya ait yapı ve alanlar hızla özelleştirilerek elden çıkarılmış veya başka amaçlarla kullanılarak bu tür projeler için rezerv alanlar ortadan kaldırılmıştır. Bu sebeple düşük gelir grubunun yoğun yaşadığı Yıldırım ve Osmangazi ilçelerinin bazı bölgelerinde proje alanları bulunmamaktadır. Genel olarak kentin çeperinde kalan, eski mera ve benzeri kamuya ait arazilerin bu projeler için kullanılabileceği öngörülebilir. Bu durumda bu yerlere nasıl ulaşılacağı, altyapının nasıl götürüleceği gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Büyük ulaşım ve altyapı maliyetlerinin ortaya çıkması muhtemeldir."

"İMAR BEKLENTİLERİ KAÇAK YAPILAŞMAYI TETİKLEYEBİLİR"
Bakir alanların proje kapsamında imara açılması sonrasında ilgili bölgelerde ortaya çıkabilecek yeni imar beklentileri ve kaçak yapılaşma tehdidine de değinen Murat İlkme, "Diğer bir önemli sorun da bizim kentleşme kültürümüz ile ilgilidir. Bu proje alanları belirlendikten sonra yakın çevrelerinde hemen büyük arazi spekülasyonları yapılarak arazi değerleri hızla yükselmekte ve yoğun bir imar beklentisi oluşmaktadır. Bu beklenti belirli bir süre sonra kaçak yapılaşmayı tetiklemektedir. Bu durum proje alanları çevresindeki tarım arazileri üzerinde yoğun baskı oluşmasına sebep olmaktadır" dedi.

GÜNÜ KURTARAN KENTLEŞME POLİTİKALARI: ÖNCE YAPILAŞMA SONRA PLANLAMA...
Sosyal konut projesi kapsamında inşa edilecek olan 8 bin 650 konut ile birlikte yeni iş yerleri ve altyapılı arsa satışlarının Bursa'daki bölgesel kent planlamalarına yönelik olası etkilerini de yorumlayan Şehir Plancıları Odası Başkanı Murat İlkme, üst ölçekli planlara ve bütüncül kentsel dönüşüm çalışmalarına yeterince önem verilmediğini aktardı.
Kentin kurulum ve gelişim sürecinde üst ölçekli plan ihtiyaçları dikkate alınmaksızın yapılan noktasal ve proje bazlı müdahaleler sonucunda Bursa kent örgütlenmesinin geçmişten günümüze olumsuz etkilendiğini ifade eden İlkme, şunları kaydetti;
"Şehir Planlama disiplini; ölçek olarak bakarsanız ülke planlamasından, bölge planlamasına, il bütünü planlarından, uygulama imar planlarına kadar büyük bir yelpazeyi kapsamaktadır. Maalesef üst ölçekli planlama çalışmalarına yeterli ağırlık verilmemektedir. Bu tür toplu konut alanlarının aslında üst ölçekli plan kararları ile belirlenmesi gereklidir. Bu alanların kentin gelişme yönüyle, ulaşım ve altyapı yatırımları ile uyumlu olması, su havzaları, 1. derece tarım alanları ve diğer koruma alanlarını olumsuz etkilememesi gereklidir. Ancak yukarıda belirttiğim üzere üst ölçekli plan kararlarına yeterli önem verilmediğinden bu tür büyük kamusal yatırımlara noktasal ve proje bazlı olarak karar verilmektedir. Bugüne kadar noktasal bazlı yapılan müdahalelerin kente olumsuz etkileri olmuştur. Umarız bu çalışmalar bu kaygılar güdülerek yürütülmektedir."
Sosyal konut projesinin yanı sıra maddi ömrünü tamamlamış mevcut yapıların da bütüncül ve kapsamlı bir dönüşüm planı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen İlkme, şöyle konuştu;
"Kentimizin de bugüne kadar maalesef planlama hep yapılaşmanın arkasından gelmiştir. Hızlı sanayileşme, yaşanan göçler kentleşmemizi önemli ölçüde olumsuz etkilemiştir. Kentimizin bazı bölgeleri büyük ölçüde fenni hizmet almamış yapı stoğuna sahiptir. Ayrıca kentin gene bazı bölgelerinde yapı stoğumuz eskimiş, ekonomik ömrünü doldurmuştur. Açıklanan sosyal konut projesi dışında devletimizin bir an önce kentimizde bütüncül bir kentsel dönüşüm çalışmasına da öncülük etmesi gerekmektedir. Yeni projeler yanında mevcut yapı stoğunun da güvenli hale getirilmesi için kapsamlı ve bütüncül çalışmalar yürütülmesi yönünde plan ve proje çalışmaları hızlı bir biçimde yapılmalı, bu bölgelerdeki vatandaşlara ekonomik destekler sağlanmalıdır."