Yeni fay haritası sonrası Bursa'daki o binalar için alarm! Uzman isim çağrı yaptı

Yeni fay haritası sonrası Bursa'daki o binalar için alarm! Uzman isim çağrı yaptı

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası, ülkedeki aktif fay sayısına ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Yeni çalışmaya göre Türkiye'deki diri fay sayısı 485'ten 700'e yükselirken, bu artışın özellikle deprem mühendisliği, şehir planlaması ve yapı güvenliği açısından önemli sonuçlar doğuracağı ifade ediliyor. Uzmanlar, elde edilen yeni verilerin yapı tasarımlarında mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

2026.06.26 10:31 - Son Güncellenme: 2026.06.26 10:51 - Bursa Bölge - DHA
A
Yeni fay haritası sonrası Bursa'daki o binalar için alarm! Uzman isim çağrı yaptı
08:25 Yeni fay haritası sonrası Bursa'daki o binalar için alarm! Uzman isim çağrı yaptı

İLGİLİ VİDEO

Yeni fay haritası sonrası Bursa'daki o binalar için alarm! Uzman isim çağrı yaptı

MTA'nın uzun yıllara dayanan saha çalışmaları ve akademik araştırmalar sonucunda güncellediği harita, Türkiye'nin tektonik yapısına dair daha ayrıntılı bir çerçeve sundu. Yapılan incelemelerle birlikte aktif fay hatlarının sayısı 485'ten 700'e çıkarıldı. Bu artış, yaklaşık yüzde 44'lük bir yükselişe işaret ederken, uzmanlara göre bu durum riskin artmasından çok mevcut riskin daha net görünür hale gelmesi anlamına geliyor.

Bursa Teknik Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yeni haritanın deprem tehlikesine dair daha detaylı bir analiz imkânı sunduğunu belirterek, "Bu veriler, özellikle mühendislik tasarımlarında mevcut yaklaşımın yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor" ifadelerini kullandı.

Yeni Harita Riskin Boyutunu Daha Net Gösteriyor

Uzmanlara göre güncellenen diri fay verileri, Türkiye genelinde deprem tehlikesinin sanılandan daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koyuyor. Özellikle Kahramanmaraş merkezli 2023 depremlerinin ardından hız kazanan çalışmalar, fay hatlarının daha detaylı biçimde haritalanmasını sağladı.

Prof. Dr. Avcı, söz konusu artışın yeni bir risk oluşturmadığını ancak mevcut riskin daha ayrıntılı şekilde tanımlandığını belirterek, "Fayların konumlarının daha hassas şekilde belirlenmesi, deprem tehlikesinin bölgesel olarak yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor" dedi.

Yapı Tasarımlarında Yeni Dönem İhtiyacı

Deprem mühendisliği açısından en kritik noktalardan birinin yapı tasarım süreçleri olduğunu vurgulayan uzmanlar, güncel fay verilerinin artık doğrudan projelendirme aşamalarına entegre edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye'de deprem yönetmeliği kapsamında AFAD tarafından belirlenen spektrum değerlerinin yanı sıra, sahaya özgü analizlerin de önemli bir seçenek olduğu hatırlatılıyor.

Uzmanlara göre sahaya özel deprem analizleri, zemin yapısı ve fay hatlarının etkisini daha doğru modelleyerek yapı güvenliğini artırabiliyor. Bu nedenle özellikle büyük ölçekli projelerde detaylı mühendislik çalışmalarının zorunluluk haline gelmesi gerektiği ifade ediliyor.

Zemin Etkisi ve Yerel Riskler Öne Çıkıyor

Deprem risk değerlendirmelerinde yalnızca fay hatlarının değil, zemin özelliklerinin de belirleyici olduğuna dikkat çekiliyor. Yumuşak zeminlerin deprem dalgalarını büyüterek yapılara daha fazla yük bindirebildiği belirtilirken, bu durumun bazı bölgelerde hasar riskini artırabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, özellikle sıvılaşma riski taşıyan zeminlerde yapıların daha hassas değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda hem yeni yapılacak binalar hem de mevcut yapı stokunun güncel verilere göre yeniden analiz edilmesinin önemine işaret ediliyor.

"Deprem Olacak mı?" Sorusu Yerine "Yapılar Ne Kadar Güvenli?"

Deprem gerçeğine karşı toplumda farkındalığın artması gerektiğini belirten uzmanlar, odağın yalnızca deprem olup olmayacağı sorusundan çıkarılması gerektiğini ifade ediyor. Bunun yerine yapı güvenliğinin sorgulanmasının daha doğru bir yaklaşım olduğu belirtiliyor.

Prof. Dr. Avcı, vatandaşların binalarının deprem performansını öğrenmesi gerektiğini belirterek, bazı yapıların güçlendirme ile güvenli hale getirilebileceğini, bazı yapıların ise yeniden inşa edilmesinin gerekebileceğini ifade etti. Bu süreçte yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğünü vurgulayan Avcı, ruhsat aşamalarında sahaya özgü deprem analizlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Deprem Bilinci ve Yapı Güvenliği Vurgusu

Uzmanlara göre Türkiye'nin yüksek sismik risk taşıyan bir ülke olması, yapı güvenliği konusunu her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Güncellenen diri fay haritası ise bu gerçeği daha somut bir şekilde ortaya koyuyor.

Yetkililer ve uzmanlar, deprem güvenliğinin yalnızca mühendislik değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç meselesi olduğunu belirterek, yapı stokunun düzenli olarak kontrol edilmesi ve güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2026.06.26 10:31 - Son Güncellenme: 2026.06.26 10:51 - DHA
A