Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde 'Feragat Zamanı' oturumu

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde 'Feragat Zamanı' oturumu

Uludağ Ekonomi Zirvesi ikinci günde 'Feragat Zamanı' konulu oturumla devam etti. Oturuma Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Müdürü Adnan Bali, Anadolu Endüstri Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kozlu, Yıldırım Holding CEO'su Yüksel Yıldırım katıldı.

2017.03.25 14:54 - Son Güncellenme: 2017.03.25 15:13 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde 'Feragat Zamanı' oturumu
08:58 Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde 'Feragat Zamanı' oturumu

İLGİLİ VİDEO

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde 'Feragat Zamanı' oturumu

Oturuma Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Müdürü Adnan Bali, Anadolu Endüstri Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kozlu, Yıldırım Holding CEO'su Yüksel Yıldırım katıldı. 

ADNAN BALİ: YILLARDIR BİRİKTİRDİĞİMİZ REYTİNGİMİZİ 3 YILDA KAYBETTİK 

Türkiye'de 2016 yılında sıradışı olayların yaşandığını söyleyen Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Müdürü Adnan Bali, şunları söyledi:

 "Ne kadar sıra dışı olay varsa hepsi 2016'nın içerisinde gelişti. Rusya'ya ile uçak sıkıntısı yaşadık. 2105 yılından bu yana yaşanan seçim yoğunluğu, terör, patlamalar ne kadar sıra dışı olay varsa hepsi 2016'nın içerisine sığdı. Bunun dışında dışarıdaki durumlarda Türkiye'yi etkiledi. Amerika'da Donald Trump'un seçimi kazanması, FED'in faiz konuşması gibi olaylar bizi etkiledi. Bütün bunların içerisinde sanki bu tablonun bir eksiği de darbe girişimiymiş gibicesine, bir de üzerine darbe girişi oldu ve tabloyu tam tamamladı. Maalesef bunun ekonomik sonuçları oldu. Mesela yıllardır biriktirdiğimiz reytingimizi 3 yılda kaybettik. Bizim başımıza gelenlerin hiçbirisi normal değil. Bütün bu olanlara rağmen sistemimiz çalışıyor. Olağan dönemlerde herkes kendi çıkarlarını düşünebilir, bunu başarabilir. Böyle yaptığında da bir katkısı olur, zararı olmaz. Ama olağandışı dönemlerde sadece kendi doğrunuzun peşinde koşmaya başlarsanız kısa süreli kazanımlar elde edebilirsiniz ve karşınızdaki başarılı kurumları da aşağıya çekersiniz."  

YÜKSEL YILDIRIM: BÜROKRASİ ENGELİNE TAKILMAK İSTEMİYORUZ 

Hükümet yetkililerinin iş adamlarını yatırıma davet ettiğini söyleyen Yıldırım Holding CEO'su Yüksel Yıldırım, yatırım yaparken karşılarına çıkan bürokrasi engellerinden dert yandı. Çanakkale'ye yapacağı enerji santraliyle ilgili izinlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın önünde 4 aydır bekletildiğini belirten Yıldırım, şunları söyledi:

"Çanakkale'ye enerji santrali yapacağız. Daha önce izinleri aldık. Ancak bir firma bize geldi ve yeni bir teknoloji kullanarak daha fazla elektrik üretimi yapmak için bize ortak olmak istedi. Biz de kabul ettik. Ama Çanakkale'de santralin yapılacağı yerde 50 metrelik kot farkını 6 metreye indirdik. Bakanlık bunun için yeniden izin onayına ihtiyaç olduğunu söyledi. Bizde başvuru yaptık. Hükümet yetkilileri yatırım yap diyor. Bizde bu zor günlerde yatırım yapmak istiyoruz ama santralle ilgili onay Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın önünde 4 aydır bekliyor. Bürokrasi engeline takılmak istemiyoruz" diye konuştu. 

Türkiye'nin bir zamanlar dış yatırımcıların ilgi odağında olduğunu ancak son yaşanan olaylar sebebiyle bu ilginin azaldığına dikkat çeken Yıldırım Holding CEO'su Yüksel Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz ülkenin bu zor günlerinde nasıl bir fedakarlık yaparız diye düşünmemiz gerekiyor. Türkiye bugünleri hak etmiyor. Ben Gezi Parkı'ndan önce yurt dışında yatırımcılarla, bankacılarla otururken insanlar bu ülkede yatırım yapmak için kuyruktaydı. Ama şimdi dışarıdaki algı çok kötü. Kimse Türkiye'ye gelmek istemiyor. Bugün bizden başka kimse bize yardım etmez. Mesela Türkiye'nin IMF'ye olan borcunu bitirmesinde işadamlarının rolü çok önemlidir. Biz yurtdışında kazandıklarımızı bu ülkeye yatırım olarak getirdik. Türk insanının başarısının yurtdışına gösterilmesi gerektiğine inandık. İsveç'te Rusya'da Kazakistan'da iflas eden bir firmayı dünya dördüncüsü yaptık. Yani iş dünyası feragat zamanında fazlasını yapıyor. Daha iyisini yapabilmemiz için de artık hükümetimizin, karar veren mercilerin bizleri anlayıp şu an 260 milyar dolar bir borç batağında bulunan özel sektör ve bankalara destek vermesi lazım." 

Firma olarak en büyük özelliklerinin zor dönemlerde yatırım yapmak olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye'de krizlerle büyüyen bir firma olarak Türkiye'de en hızlı büyüyen gruplardan birisi olduklarını söyledi. Feragat ve fedakarlık işlerinde gerekeni yaptıklarını anlatan Yıldırım, "Geçtiğimiz günlerde istihdam seferberliği açıldı. Herkes bir eleman alsın deniliyor. Biz yüzlerce eleman alıyoruz ama bunu ortalıkta şov yaparak söylemiyoruz. Ben de bu ülkede yatırım yapmak için bu ülkede ağlıyorum, çırpınıyorum. Ama bürokrasi engel oluyor. Biraz gerçekçi olursa hükümet yetkilileri önümüzü açarsa, biz bir eleman değil, yüzlerce, binlerce eleman alırız" diye konuştu. 

CEM KOZLU: VİCDANIM FERAGAT KONUSUNDA O KADAR RAHAT DEĞİL

Fergat konusunda vicdanen rahat olmadığını kaydeden Anadolu Endüstri Holding Yönetim Kurulu üyesi Cem Kozlu, "Benim vicdanım feragat konusunda o kadar rahat değil. Toplum olarak haklarımızı değişik bağlamda elde etmek için mücadele ediyoruz. Kolay bir ortamda yaşamıyoruz. Hal böyle olunca niye benden birileri hakkımdan feragat etmemi istesin. Bu açıdan vicdanen feragat anlamında o kadar rahat değilim" dedi.

TOPLUM İÇİN FEDEKARLIK

Buna karşın fedakarlık konusunun ayrı olduğunu kaydeden Cem Kozlu, "Ama fedakarlık konusu ayrı. Evet, sıkıntıya gireyim, bazı arzularımı öteleyeyim, gelirlerimi öteleyeyim, hayat standardımı öteleyeyim, bunu sadece kendimiz için değil toplum için yapalım. İş kriz ortamına gelince hemen şu akla geliyor; yatırımları kısıtlayalım. Hayır, bence yatırım kısıtlanmamalı. Yatırımları ertelemek veya farklı bir yaklaşım sergilememek lazım. Türkiye'nin hikayesi çok heyecan verici. Bizim barışçıl bir ortamda yaşamamız lazım. Türkiye'yi ileriye taşıyacak bir fitili, gençlerle birlikte ateşlememiz lazım. Eğer bunun için biz sıkıntıya gireceksek, şirketimizin bilançosu karanlığa girecekse, bu fedakarlığı yapmaya değer" dedi.

YATIRIM 2023: ALTYAPI ve SAĞLIK

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin ikinci gün programı, 'Feragat Zamanı' panelinin ardından 'Yatırım 2023: Altyapı ve Sağlık' oturumuyla devam etti. Global Yatırım Holding sponsorluğunda düzenlenen oturum, Kibar Holding CEO'su Tamer Saka'nın moderatörlüğünde gerçekleştirilirken, panelistler IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen, Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman, Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Özer, NG Grup Başkanı Nafi Güral ve YDA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan 'Yatırım 2023: Altyapı ve Sağlık' oturumunda konuştu.

ÇEÇEN: YATIRIMLARA SÜREKLİLİK KAZANDIRMAMIZ LAZIM

Son dönemde Türkiye'deki yatırımları ve bu yatırımlarla büyümenin desteklenmesini değerlendiren IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen, alt yapı yatırımlarıyla istihdam arasında bir bağlantı olduğunu söyledi. Alt yapı yatırımlarının süreklilik kazanmasının ekonomiye büyük istikrar getirdiğini belirten Çeçen, "Ülkemizde de son yıllarda özellikle dünyanın da imrenerek, takip ettiği çok büyük mega projeler yapmaktadır. Bu projeler, ekonomiye her yönden katkı sağlamaktadır. Bu yatırımların sürekli hale gelmesi ülkemizin moralini en üst seviyede tutacaktır. Bu yatırımlara ne yapıp yapıp süreklilik kazandırmamız lazım. Mutlaka yeni finansman kaynakları ve finansman modelleri bulmak zorundayız, bunların süreklilik kazanması için. Bu yatırımların yapılması; yeni yatırımlara, yeni cepheler açacaktır. Kalkınmamızın temel unsuru olarak süreklilik kazanmasında ve devam etmesinde büyük fayda görüyorum" dedi.

KUTMAN: YATIRIMLARI ACİLEN YAPMALIYIZ 

Türkiye'de alt yapı yatırımlarının uzun süre yapılmadığını ve bu nedenle birikmiş bir talep olduğunu dile getiren Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman, "AB'de 2000 yılıyla 2015 yılı arasında toplam 270 milyar Euro'luk alt yapı yatırımı oldu. Aynı yıllar içinde Türkiye'de 198 toplam yatırımla yaklaşık olarak 110 milyar Euro'luk bir yatırım söz konusu. Biz Türkiye olarak çok geriden geldiğimiz için bu yatırımları acilen yapmamız lazım. Bu yatırımlarda da aşırıya kaçmamız lazım, bu da çok önemli. Genel olarak ülkeye baktığımız zaman zor bir dönemden geçtiğimiz kesin; ama dünya da zor bir dönemden geçiyor. Bütün dünyada, 2008 kriziyle gelir dağılımındaki bozukluk çok çoğaldı. Bunun çoğalması neticesinde de bir popülizm doğdu. Bu popülizmin etkilerini yaşıyoruz. Belki popülizm; 4 sene, 8 sene daha devam edecek. Ondan sonra gelecek dönem, yani 2025'lerden sonra gelecek dönem herhalde dünyanın en güzel dönemi olacaktır" diye konuştu.

GÜRAL: AVRUPA İLE GERGİNLİĞİN UZUN SÜRMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

'Yatırım 2023: Altyapı ve Sağlık' oturumunda termal suyun faydalarını anlatan NG Grup Başkanı Nafi Güral; Avrupalıların, termalin en önemli müşterisi olacağını söyledi. Güral, "Avrupa ile yaşadığımız bu gerginliğin çok uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü ülkeler birbiriyle iyi geçinmek zorunda. Bakın, İkinci Dünya Savaşı'nda birbirini katletmeye çalışan ülkeler bugün aynı birliğin birer parçası. Dolayısıyla Avrupa'da bu gerginlik, makul bir sürede yerini dostluğa terk edecektir. Termalin de en önemli müşterisi Avrupalılar olacaktır. Tabi öncelikle bizim kendi vatandaşlarımız termal imkanlarından yararlanmalı" dedi.

ÖZER: TIBBİ PERSONEL SAYIMIZIN ARTMASI GEREKİYOR

Türkiye'nin artan nüfusuna ve mevcut hastane binalarının yaşlandığına dikkat çeken Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Özer, şunları söyledi:

"Hem nüfus artışı hem ihtiyaçlardan dolayı alt yapı yatırım ihtiyacı her zaman bulunmakta. Yatak sayımız artıyor aynı şekilde tıbbi personel sayımızın da artması gerekiyor. Bu manada bizim şu anda üniversitelerimizde yeni tıp fakülteleri açıldı. Önümüzdeki yıllarda daha fazla doktor ve hemşire istihdam edilecektir. Bu açıdan bir planlama var. Biz sağlık yatırımları olarak yatırımlarımızı yapıyoruz. Bakanlığımızın bir başka birimi, tıbbi hizmetlerin tüm işletmeciliğini onlar yapıyor. Bu konuda yeterli personelimiz var."

ARSLAN: İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ YÜKSEK MALİYETLİ PROJELER DEĞİL

Kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine değinen YDA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan ise Yap-İşlet-Devret modelinin faydalarını şöyle anlattı: 

"Bu modelin en temel avantajı, kamunun yapması gereken büyük ölçekli alt yapı yatırım projelerindeki finansman yükünü kamu bütçesine yansıtmadan özel sektör marifetiyle yapılmasını öngören bir model. Bu model, öyle yeni bir model de değil; bütün dünyada kullanılıyor. Hatta ilk kullanan milletlerdendir Türk milleti. Bunun en önemli avantajlarından biri kamu bütçesine yük getirmemesi. İkinci maliyet avantajları var. Kamuoyunda iddia edildiği gibi yüksek maliyetli projeler değil bunlar. Zaten planlaması yapılırken, bu işin kamuya olan yükü nedir; ilk başta bu hesaplanır." 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2017.03.25 14:54 - Son Güncellenme: 2017.03.25 15:13 - HABER MERKEZİ
A