Trafik sigortası prim zammı piyasayı nasıl etkiledi?

Trafik sigortası prim zammı piyasayı nasıl etkiledi?

Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle zorunlu trafik sigortasında aylık azami prim artışı yüzde 2.25 değil yüzde 4.75 olarak belirlenmişti. Eylül itibarıyla hayata geçecek olan kararla otomobillerden alınan azami primlere de yüzde 20 zam gelmişti. Peki, zam kararı piyasaya nasıl yansıdı? Bursa Sigorta Acenteleri Derneği (BURSAD) Başkanı Serkan Kılık, konuyla ilgili Bursada Bugün'e değerlendirmede bulundu. Kılık, ilerleyen zamanlarda vatandaşı çok daha zor günlerin beklediğini ifade etti.

2022.08.22 08:38 - Son Güncellenme: 2022.08.22 08:42 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Trafik sigortası prim zammı piyasayı nasıl etkiledi?

FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN

Sigorta şirketlerinin çeşitli teknik sorunları öne sürerek poliçe kesmediğini ve bu nedenle acentelerin ve vatandaşın uzun süredir zorluk yaşadığını hatırlatan Bursa Sigorta Acenteleri Derneği (BURSAD) Başkanı Serkan Kılık, şirketlere yönelik uyarıların daha önce de yapıldığını ancak dikkate alınmadığını söyledi.

Primlere yapılan zammın sigorta şirketleri adına olumlu bir gelişme olduğunu kaydeden Kılık, öte yandan asıl sorunun asgari ücret miktarının önemli oranda arttırılması olduğunu ifade etti. Kılık, söz konusu prim zammının geçici bir çözüm olduğunu belirtti.

"TEMEL SORUN ASGARİ ÜCRETİN ARTMASI VE ENFLASYON"

Trafik sigortalarında tazminat miktarlarının asgari ücret üzerinden belirlendiğini aktaran Serkan Kılık, asgari ücrette artışın devam etmesi durumunda 'poliçe krizi' ve benzer sorunların yeniden gündeme geleceğini söyledi.

Serkan Kılık şöyle konuştu; "Trafik sigortalarında bedeni zarar ve maddi zarar diye iki farklı kategori var. Maddi hasardan kasıt araç hasarlarıdır. Bedeni zarar dediğimiz, kişilerin yaralanması veya ölümü anlamına gelir. Bedeni hasarlarda tazminatlar hesaplanırken mahkemelerde asgari ücret üzerinden düzenleme yapılıyor. Bir kişinin öldüğü tarihte geçerli olan asgari ücret üzerinden tazminat miktarı belirleniyor. Örneğin kişinin 10 yıllık asgari ücreti kadar tazminat miktarı belirleniyor. Yalnızca asgari ücret değil, kişinin yaptığı işe göre de tazminat değişiyor. Ama alınan taban değer olan asgari ücret de yükseldikçe bedeni hasar teminatı da epey yükseliyor. Ayrıca asgari ücretin yükselmesinden dolayı yedek parça işçiliğinin de maliyeti artıyor. Dolayısıyla bu karar kalıcı bir çözüm değil. Geçen sene yılbaşında da bir artış yapılmıştı. Sonrasında 3-4 ay iyi gitmişti ama ikinci 6 aydaki asgari ücret zammıyla beraber kriz yeniden başladı. O dönem SEDDK'nın maddi hasarı 50 bin liradan 100 bin liraya çıkarması ve sigorta primini de sadece yüzde 25 arttırabilirsiniz demesi yine krizi tetikledi. Hasar tazminatını sigorta şirketleri ödeyip zorunlu sigorta rakamlarını devlet belirlediği için burada bir uyuşmazlık oluşuyor. Bu şekilde de sürecek gibi görünüyor. Devlet de enflasyonla mücadele konusundan dolayı düşük fiyat politikası uygulamaya çalışıyor. Fakat ortada bir de gerçekler var ve bunlar birbiriyle uyuşmuyor hiçbir zaman."

Pandemi sürecinde sigorta şirketlerinin de yanlış strateji uyguladığını aktaran Kılık, araç kullanım oranının azalması nedeniyle poliçe fiyatlarının 400-500 TL'ye indirildiğini ve gelinen süreçte artan fiyatların sigorta acentelerini mağdur ettiğini söyledi.

"FİYATLARI SİGORTA ŞİRKETLERİ BELİRLEMELİ"

BURSAD Başkanı Kılık, zorunlu trafik sigortasıyla ilgili yaşanan kriz süreçlerine yönelik çözüm önerilerini de paylaştı. Tazminat bedelleri ve nominal değerleri devletin belirlemesi gerektiğini belirten Kılık, fiyatların ise sigorta şirketlerinin kontrolüne bırakılması gerektiğini vurguladı. Serbest piyasa koşulları içerisinde fiyatların zamanla dengeleneceğini ifade eden Kılık, şunları söyledi;

"Doğrudan tanzim dediğimiz trafik sigortası sorumluluk poliçesi aslında, kişilerin karşı taraftan ya da kendi sorumluluğunu ödediğinde daha farklı olabilir. Kesinlikle serbest tarifeye geçilebilir. Tazminatları belirleme konusunda devlet taraf olabilir ama fiyat politikasında kontrol tamamıyla sigorta şirketlerine bırakılabilir. Pandemi dönemindeki gibi sorunlar oluşmaması adına da şu yapılabilir. Nominal değerler belirlenir, alt sınır, üst sınır, taban fiyat belirlenir ve bunların üzerine çıkılamaz. Zaten aşağı doğru bir kırılma olmaz artık. Şu anda da aslında buna benzer bir uygulama var ama taban fiyatı devlet biraz daha sınırlı tuttuğu için sorun oluyor. Burada serbest tarifeye geçilmesi gerekiyor. Bütün piyasa kendi dengesini zaten oluşturur ama fazla ve bilinçsiz müdahaleler bu sorunlara yol açıyor."

"VATANDAŞ ÇOK MAĞDUR OLACAK"

Araç hasarlarında dosya masraflarına da dikkat çeken Serkan Kılık, ilerleyen zamanlarda masraflar nedeniyle vatandaşın mağdur olacağını ifade etti;

"Ayrıca vatandaş da önümüzdeki günlerde çok mağdur olacak. Trafik sigortası çoğu hasarlarda eksik kalıyor. 100 bin lira maddi hasar ödüyor, bugün bir araç hasarının dosya masrafları 40-50 bin lira seviyesine geldi. 20 yıldır bu işi yapıyorum. Bu sorunlar gelmeye başladı. İlerleyen zamanlarda bunun daha fazla sıkıntısını yaşayacağız. Servis ücretleri de çok yüksek ve masraflar trafik sigortasının üzerine çıkabiliyor. Devletin bu konuyu biraz daha sigorta şirketlerine bırakması, kontrollü davranması gerekiyor. Zaten 40 tane şirket var ve çok anormal derecede yükseltmiyor fiyatlar. Sigorta şirketleri para kazanmaya başlayınca zaten rekabete girmeye başlıyorlar. Piyasa kendi fiyatını oluşturuyor."

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2022.08.22 08:38 - Son Güncellenme: 2022.08.22 08:42 - HABER MERKEZİ
A