"Teröre 'kaçakçılık' destek sağlar"

"Teröre 'kaçakçılık' destek sağlar"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kaçakçılığın teröre kaynak sağlayan bir noktaya ulaştığına dikkat çekerek, "Terör sona erdiğinde silahlar susup fikirler konuşmaya başladığında bundan Türkiye kadar Avrupa ve diğer batılı ülkeler de kazançlı çıkacaktır. Terörün bittiği ortamda kaçakçılık ile, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele daha etkin yapılabilecektir" dedi.

2013.04.24 09:52 - Son Güncellenme: 2013.04.24 11:11 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
"Teröre 'kaçakçılık' destek sağlar"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 7. Küresel Sahtecilik ve Korsanla Mücadele Kongresi'ne katıldı. Kongrede konuşan Başbakan Erdoğan, günümüzde sahtecilik ve korsan meselesinin, ekonomiden sağlığa, sanattan güvenliğe kadar tüm ülkelerin ortak sorunu haline geldiğine dikkat çekti.

Bu tür suçların bireysel olmaktan çıkıp büyük suç örgütleri tarafından yönetildiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Sahtecilik ve korsanla mücadele sınırların ve gümrüklerin önemi hepimizin malumudur. Bir ülkenin sadece kendi sınırlarını kontrol etmesi, kendi gümrüklerini sıkı tutması meselenin çözümü için yeterli değil. Sahtecilik ve korsan uluslararası dayanışmanın kaçınılmaz olduğu bir alandır" diye konuştu.

Türkiye'nin doğu ve güneydoğu sınırlarının dağlık ve çetin bir coğrafyada olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Coğrafyamızın zor bir coğrafya olması nedeniyle sınırlarımızda uzun yıllar boyunca kaçakçılık gerçekleşiyor. Kaçakçılık öyle büyük bir organizasyonu dönüşmüştür ki istikrarsızlığa, terör olaylarına adeta kaynak sağlar noktaya ulaşmıştır. Terör büyük oranda kaçakçılıktan beslenirken, bunu karşılığında özellikle de kaçakçılığın en büyük destekçisine dönüşmüştür. Biz uzun yıllar boyunca bu kısır döngüyü dünya gündemine taşıdık. Terörün ekonomik boyutunu her fırsatta muhataplarımıza ilettik. Doğu sınırımızda ülkemize giren ve batı sınırımızdan çıkan insanları, yüklü miktarda uyutucuyu terörün kurduğu büyük bir şebeke yoluyla Avrupa ve ABD'ye nasıl ulaştırdıklarını delilleriyle ortaya koyduk. Biz çok uzun yıllar boyunca batılı ülkelerden terörle mücadelemize destek isterken, aslında sadece kendi ülkemiz ve halkımız için değil Avrupa için de bu desteği istedik. Doğu'da zor ve çetin coğrafyada örgütlenen terör, Avrupa'da da örgütlenmek suretiyle kaçakçılık, korsan ve sahtecilik suretiyle bütün bölgeye ağır bedeller ödetti" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, toplantıda çözüm sürecine de değinerek şunları söyledi;

"Türkiye olarak son on yıl içinde terörle mücadeleyi, demokrasi ve güvenlik çizgisini aşmadan sürdürmeye çalıştık. Bireylerin hukukuna riayet etmenin de hassasiyet içinde olduk. Meselenin bu kadar iç içe geçmiş, birbiri ile bu kadar bağlantılı olması hiç arzu etmediğimiz bazı sonuçların da ortaya çıkmasına sebep olabildi. Bugün şunu memnuniyetle söylemek istiyorum. Türkiye son aylarda ivme kazandırdığı çözüm süreci ile terör meselesin sonlandırma noktasına gelmiştir. Türkiye genelinde terörün sona ermesi, barış, huzur demokratik haklar çerçevesinde yeni bir sürecin başlaması için toplumda büyük bir umut dalgası oluştur. Terör sona erdiğinde silahlar susup fikirler konuşmaya başladığında bundan Türkiye kadar Avrupa ve diğer batılı ülkeler de kazançlı çıkacaktır. Terörün bittiği ortamda kaçakçılık ile, sahtecilik ile, korsanla, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele daha etkin yapılabilecektir. Türkiye'de kurşun ile bomba ile kimse hayatını kaybetmek zorunda kalmayacak, Avrupa'da uyuşturucu ile zehirlenmek suretiyle gençlerin de hayatı kararmayacaktır. Biz tüm uluslararası örgütlerden terörün sonlandırılması sürecinde Türkiye'ye katkı vermelerini bekliyoruz. Terör bittiğinde sınır güvenliği tam anlamıyla tesis edildiğinde küresel ölçekte sahtecilik ve korsan en ağır darbeyi almış olacaktır"

Yoksulluk göç ve terör kadar kaçakçılık ve sahteciliğin de küresel bir sorun olarak ortaya çıktığını ifade eden Erdoğan, "Sahtecilik ve korsan nasıl küresel bir mesele ise çözümü de küresel bir dayanışma gerektiriyor. Hiçbir ülke böyle küresel bir meseleyi tek başına sona erdiremez. Meselenin sosyal boyutu da dikkate alınmalı. Hırsızlık suçtur. Hırsızlık insani değerlerin ayaklar altına alınmasıdır. Hırsızlığa hiçbir şart altında müsaade edilemez. Ancak küresel sistem hırsızlarla mücadele ettiği kadar hırsızlığı doğuran sebeplerle de mücadele etmelidir. Yoksullukla mücadeleye hedeflemeden sadece hırsızlıkla mücadele hesap başarıl olmamıştır. Esas olan sivri sinekler yerine bataklığı kurutmaktır. Sahtecilik ve korsan meselesinde de insanları çalmaya iten nedenleri gündeme taşımak zorundayız" şeklinde konuştu.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2013.04.24 09:52 - Son Güncellenme: 2013.04.24 11:11 - HABER MERKEZİ
A