Soma'da hayatını kaybeden maden işçileri Bursa'da anıldı

Soma'da hayatını kaybeden maden işçileri Bursa'da anıldı

Soma Maden Faciası'nın kurbanları, BAOB Yerleşkesi Özgürlük ve Demokrasi Meydanı'nda anıldı.

2017.05.13 16:13 - Son Güncellenme: 2017.05.13 16:16 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Soma'da hayatını kaybeden maden işçileri Bursa'da anıldı

01 maden emekçisinin, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Eynez Kömür Ocağı'nda meydana gelen facia sonucu hayatını kaybetmesinin üzerinden tam üç yıl geçti. Soma Maden Faciası'nın kurbanları, BAOB Yerleşkesi Özgürlük ve Demokrasi Meydanı'nda anıldı. Maden faciasının üçüncü yıl dönümünde Bursa İş Cinayetlerini Durduralım Platformu tarafından düzenlenen anma etkinliğine, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, sendikaların temsilcileri katıldı

Açıklamayı, Bursa İş Cinayetlerini Durduralım Platformu adına Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Bursa Şubesi Başkanı Özdemir Aslan yaptı.

Hayatını kaybeden maden emekçilerini büyük bir saygıyla andıklarını ve yaşanan büyük acıyı unutmayacaklarını, unutturmayacaklarını belirterek açıklamaya başlayan Aslan "İş cinayetlerini kader ve fıtrat olarak değerlendiren anlayış son bulmadan, bu ve benzeri, adeta geliyorum diyen faciaları engellemek mümkün değildir. Soma'da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır. Bu katliamın gerçek sorumluları ise hala kamuoyu önünde hesap vermemiştir" ifadelerini kullandı.

Soma davasının başından beri takipçisi olduklarını ve davada gerçek sorumluların açığa çıkarılması için sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyleyen Aslan "Ne yazık ki böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizmemektedir" dedi.

Soma faciası sonrası, tepkileri azaltmak için suçlu ve kurban arama süreci başlatıldığını, kazanın akabinde Başsavcının, "gözaltına alacağımız herkes işçilerle birlikte öldü" beyanı ile ölen mühendisleri işaret etmiş olmasını, sistemin yaratmış olduğu bu facianın, sadece birkaç mühendise yüklenerek çözümlenmek istenilmesi ve sistemden kaynaklı sorunların örtülmek istenilmesinden kaynaklanmakta olduğunu belirten Aslan, açıklamaya şöyle devam etti:

"15 Temmuz sonrasında ortaya atılan "Sabotaj" iddiaları ise insan aklı ile açıkça alay etmektedir. Dava sürecinin bulanıklaştırılması için yapılan girişimler, gerçek faillerden hesap sorulmasının önüne geçmek ve katliamın esas sorumlarının bulunmasını engellemektir.

Bilimsel ve teknik veriler göstermektedir ki, katliamın sebebi yeterli ve gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Ocaktaki yangın eski imalat panolarında bırakılan kömürlerin oksijenle temas etmesi sonucu içten içe yanması biçiminde gerçekleşmiştir. Bu yarım yanma sonucu karbon monoksit gazının ocak içinde birikmesi ve yangının uzun bir süre tespit edilemeden devam etmesi sonucu facia meydana gelmiştir. Bu yangında boşalan kızgın malzeme, galeri ekipmanlarının yanmasına neden olmuş, kömürün içeriğinden ve malzemelerin yanmasından ortaya çıkan zehirli gaz basınçla yayılarak maden emekçilerinin ölümlerine neden olmuştur.

Hiç kuşku yoktur ki Soma katliamında sorumluluk sadece, yapılan tüm uyarılara karşı üretimi artırmak için tüm normları hiçe sayan şirketin değildir. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., TKİ, MİGEM, ETKB, ÇSGB ve Hükümet yaşanan tüm maden facialarında olduğu gibi sorumludurlar ve hesap vermelidirler.

Türkiye'de özellikle AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak  yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma'da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur.

Ülkemiz, iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde Avrupa'da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Bu tablo AKP'nin iktidara gelmesiyle daha da vahim bir hal almıştır.

İş kazaları kaza sonucu ölümler sürmekte, vahim artışlar gözlemlenmektedir. 6331 sayılı İSG kanunu da derde deva olmamıştır. 2012 yılında 74 bin 871 iş kazası olmuş, 2015 yılında yüzde 322 artışla 241 bin 547 iş kazası olmuştur.

Soma faciası, hem "madencilik" hem de "işçi sağlığı ve güvenliği" alanında son 15 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen "özelleştirme", "piyasalaştırma" ve "taşeronlaştırma" politikalarının bir sonucudur.

Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız.

Bugün 13 Mayıs 2017, Türkiye'nin yaşadığı en büyük iş cinayetinin yıl dönümü.

Ülkemizde madenlerde emekçiler, her geçen gün daha çok iş cinayetine kurban gidiyor. Soma'dan bugüne değişen bir şey yok, bizlerin de öfkesi ve acısı çok taze. Çünkü esas sorumlular hesap vermekten kaçmaktadırlar.

Sorumlular hesap vermeden; babalarını, eşlerini, kardeşlerini, evlatlarını kaybedenlerin yüreğini soğutacak somut adımlar atılmadan bizlerin de öfkesi dinmeyecek, yüreği soğumayacak.

Ocaklarda, galerilerde bir avuç kömür için bir ömür verenleri, başta Soma olmak üzere kaybettiğimiz tüm madencileri ve hayatlarını iş cinayetlerinde kaybeden tüm emekçileri büyük bir saygıyla anıyoruz.

 

Soma'yı unutmayacağız, unutulmasına asla izin vermeyeceğiz."

 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2017.05.13 16:13 - Son Güncellenme: 2017.05.13 16:16 - HABER MERKEZİ
A