Sınav-tercih kaygısıyla nasıl baş edilir? (ÖZEL HABER)
Nev FSM Hastanesi Klinik Psikoloji Bölümü'nden Uzm. Psk. Semanur Aslan, sınav stresinin ardından tercih stresiyle karşı karşıya kalan öğrencilerin bu stresle baş etmesiyle, yaşanılan kaygılarla ilgili açıklamada bulundu.
2022.07.25 12:41 - Son Güncellenme: 2022.07.25 15:04 - Eğitim - HABER MERKEZİ
CANSU ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Nev FSM Hastanesi Klinik Psikoloji Bölümü'nden Uzm. Psk. Semanur Aslan, sınav stresinden olumsuz etkilenenlerin bu stresle başa çıkmaları konusunda açıklamada bulundu. Aslan, ebeveynlere çocuklarına baskı yapmamaları konusunda uyarıda bulundu.

Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar, karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, kendine güvende azalma, yetersiz ve değersiz görme sık görülen kaygı belirtileri olduğunun altını çizen Aslan, sınav ve tercih stresi yaşayanlarla ilgili ifadelerinde şu satır başlarına yer verdi:
Tercih sürecinin yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerin kaygı seviyeleri aynı oranda artmaktadır. Eğitim ve öğretim sürecinin online sürece geçmesiyle öğrenciler sınava hazırlanma sürecinde yeni normale alışırken verdikleri mücadele ve evde çalışma disiplini oluşturma konusunda sıkıntılar yaşadı. Tüm bu zorluklara rağmen sınav stresini yeni atlatan öğrenciler şimdi de tercih stresiyle başa çıkacaklar.
Ülkemizde tam 3 milyon 243 425 kişi 2022-YKS sınavına başvuruda bulundu. En az bir neti bulunan ve sınavı geçersiz sayılmayan tüm adaylar başvuruda bulunabilecekler. Rekor bir katılımın olduğu 2022-YKS tercih işlemleri 27 Temmuz ve 5 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Sınavın gerçekleşmesiyle beraber ülkemizin dört bir yanından ne yazık ki üzücü haberler aldık. ''Sınavım kötü geçti ve başarısız oldum'' düşüncesiyle depresyona giren ve bir ötesinde intihar teşebbüsünde bulunan gencecik yürekler gördük. Geçtiğimiz yıllarda da sınavdan istediği puanı alamadığı için bunalıma girip intihar eden, yine sınavı başarısız olduğu için kendini balkondan atıp yaşamına son veren genç canlara büyük bir acıyla şahit olmuştuk.

SINAV STRESİ ÖĞRENCİLERİ NASIL BU HALE GETİRİYOR?
İntihar olmasa bile sınav kaygısı yüzünden kendine güvenini kaybedip, depresyona giren binlerce genç olduğu tartışılamaz bir gerçek. Bu tablodan çocuklarını bu denli sınav stresine sokan aileleri suçlu bulabiliriz ama artık sınav stresinin bütün aile boyu yaşandığını da inkâr edemiyoruz. Başarısızlık karşısında gençler ''Ailem beni hiç sevmiyor, çünkü başarılı değilim.'' ''Ben işe yaramaz bir insanım.'' düşüncelerine bürünerek büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Yaşanılan bu sınav kaygısı; hayata olumsuz bakmaya, iş hayatında ve sosyal ilişkilerde çekingen ve güvensiz olmaya kadar gidebiliyor.
AİLELER NASIL BİR YOL İZLEMELİ?
Aileler, umutlu, çocuklarının kendilerini güvende hissettikleri, anlaşıldıklarını düşündükleri bir yaşam ortamı sağlamalılar. Bu ortamlar en ağır koşullarda bile oluşturabilir.
Çünkü sevgi ve güven duygusunun herhangi başka bir şeye ihtiyacı yoktur. Umutsuz ve karamsar anne babalar bu duyguları çocuklarına da bulaştırır. Oysa çocuk kendini rahatça anlatabildiği ve kendini can kulağıyla dinleyebilecek birine ihtiyaç duyar. İşte böyle bir aile ortamı varsa depresyon ve intihar riski azalmaktadır. Çocuklarına sürekli '' Şu okulu kazanacaksın, bu bölümü kazanacaksın'' gibi dayatmalar yapan ailenin çocukları mutsuzlaşıyor ve kaygı düzeyi artıyor. Ailesinin beklentileri çok yüksek olan çocuklar, bu başarı beklentisini karşılayamadığında psikolojik problemler yaşamaya başlıyor ve sonrasında intihara yöneliyor.
Anne babalar elbette çocuklarından bir başarı beklemeliler ama bu başarı çocuğun ulaşabileceği bir başarı olmalı. İmkansızı istememeli. Her zaman çocukla iletişim halinde olmalı ve en önemlisi çocuğumuzu iyi tanımalıyız. Çocuğumuzla konuşmak ve bol bol onu dinlemek gerek. Aileler hep yüksek puan alması için çocuğu zorluyor sanki yüksek puan aldığında çocuk 'iyi çocuk 'olacak gibi düşünüyor. Yüksek puan alınca çocuk ''en iyi çocuk'' olmuyor. Bazı çocukların akademik yönü gelişmiştir, bazı çocuğun el becerisi, bazısının sanat veya spor dalında başarısı yüksektir. ''Başarı nedir?'' anne babalar bu konu hakkında düşünmeli. Başarı odaklı yetiştirilen çocuklar '' Başarılı olursam iyi bir insanım '' ama ''başarısız olursam ben işe yaramaz insanım'' algısında oluyorlar. En iyi ben olmalıyım, başarmalıyım hedefiyle yaşam süren çocuklar başarısız olunca yaşama sebebim yok düşüncesiyle intihara teşebbüs ediyorlar.
SINAV KAYGISININ BELİRTİLERİ NELER?
Çocuklarımızı sadece başarı odaklı değil mutluluk odaklı yetiştirelim. Her koşulda dinleyip, anlamaya ve yol göstermeye çalışalım. Başkalarıyla çocuklarımızı kıyaslamaktan kaçınalım. Sınavı yüceltmeyelim, ölüm kalım meselesi haline getirmeyelim. Beklenti düzeyini gerçekçi sınırlara indirelim. En önemlisi her zaman çocuklarımızı cesaretlendirip, koşulsuz sevdiğimizi gösterelim. Sınav kaygısının belirtileri; Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar, karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, kendine güvende azalma, yetersiz ve değersiz görme sık görülen belirtilerdir. Sınav Kaygısının etkileri arasında; Öğrenilenleri aktaramama, okuduğunu anlamama, düşünceleri organize etmede zorluk, dikkatte azalma, sınavın içeriğine değil kendisine odaklanma, zihinsel becerilerde zayıflama, enerji azlığı, fiziksel rahatsızlıklar sınav kaygısının başlıca etkileridir. Sınav kaygısı gerçek dışı beklenti ve yorumlar içerdiğinden yanıltıcıdır. Öğrenciyi farkında olmadan kendi davranışını denetleyemez hale getirir. Bu durumda öğrencinin alternatif düşüncelere yönelmesi gerekmektedir.
DÜŞÜNCELERİN DEĞİŞMESİ GEREKİR
'Başarısız olmam tembel ve beceriksiz olduğumu göstermez. Daha fazla çalışmam gerektiği anlamına gelir' 'zamanı kendi yararıma kullanmak benim elimde' kaygıyla başa çıkmak için geliştirilebilecek alternatif düşüncelerdir. "Hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için sınavı kazanmaktan başka yol yoktur, Mutlaka kazanmalıyım, kazanmazsam kimsenin yüzüne bakamam, Sınav benim kim olduğumu gösterir, yetersizim, hiçbir şey yapamayacağım" düşüncelerinin değişmesi gerekir.