'Silah bırakın' talimatını veren amirin 45 yıl hapsi istendi

'Silah bırakın' talimatını veren amirin 45 yıl hapsi istendi

Erzurum'da, FETÖ/PDY'nin darbe girişimi sırasında, görev yerine gelerek, olası durumlara karşı silahlanan polislere "silah bırakın" talimatı verdiği öne sürülen eski İspir İlçe Emniyet Amiri Dutak hakkında, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 30 yıldan 45 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

2017.02.06 12:50 - Son Güncellenme: 2017.02.06 12:50 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
'Silah bırakın' talimatını veren amirin 45 yıl hapsi istendi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe  girişimi sonrası, eski İspir İlçe Emniyet Amiri Mustafa Dutak hakkında başlatılan  soruşturma tamamlandı.  Soruşturma sonucu hazırlanan ve mahkemece kabul edilen 13 sayfalık  iddianamede, dönemin İspir İlçe Emniyet Amiri olarak görev yapan, FETÖ/PDY ile  irtibatlı olduğu ve darbe gecesi silahlanan polislere silah bırakma talimatı  verdiği öne sürülen Dutak, "sanık" sıfatıyla yer aldı. İddianamede ifadelerine yer verilen tanıklardan İspir İlçe Emniyet  Müdürlüğünde görevli polis memuru Erkan Yanık, olay günü çalıştığını ve il haber  merkezi telefonundan aranarak çalışan ve çalışmayan tüm personelin görev başında  olması gerektiği yönünde uyarı aldıklarını söyledi.

Uyarı üzerine komiser Enes İstek'i aradığını belirten Yanık,  arkadaşlarıyla durum değerlendirmesi yaptıktan sonra uzun namlulu silahlarla  çevre güvenliği almaya başladıklarını kaydetti.Yanık, ardından emniyet amiri Dutak'ın emniyete geldiğini anlatarak,  şöyle devam etti: "Benim elimde uzun namlulu silah vardı. Önce bana nöbetçi kulübesine  geçmemi söyledi. Sonrasında nöbetçi olup olmadığımı sordu. Ben de nöbetçi  olmadığımı, güvenlik nedeniyle uzun namlulu silahımı aldığımı söyledim. Bunun  üzerine silahı bırakmamı söyledi ve 'söyle diğer arkadaşlar da bıraksınlar' dedi.  Amir beyin talimatı üzerine silahımı dolaba koydum ve talimatı diğer arkadaşlara  ilettim." Tanık polis memuru Seddan Subaşı da ifadesinde, olay günü senelik  izinde olduğunu, akrabasının araması üzerine darbe girişiminden haberdar olduğunu  bildirdi.

'TALİMATI MANİDAR BULDUM'

Polis merkezine giderek arkadaşlarına uzun namlulu silahlarını  almalarını söylediğini belirten Subaşı, şu ifadeleri kullandı:    "Zimmetimde olan uzun namlulu tüfeği almak için lojmana gittim. Tekrar  amirliğe gittiğimde arkadaşların ellerinde silah olmadığını fark ettim. Gürkan  Develi bana amir beyin silahları bırakmaları yönünde bir talimat verdiğini  söyledi. Ben de silah bırakmayacağımı, silahımın üzerime zimmetli olduğunu  söyledim. Dutak'ın neden böyle bir talimat verdiği hakkında bir fikrim yok ancak  İspir merkeze uzak bir yerdir. Buraya bir anda yardıma gelinmesi veya müdahale  edilmesi zordur. Dolayısıyla ben Dutak'ın talimatını manidar buluyorum."

 Diğer tanık polis memuru Gürkan Develi de olay gecesi darbe  girişiminde bulunulduğunu öğrenmesi üzerine Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu  (MOBESE) görevine geçtiğini kaydetti. Kendisiyle göreve gelen arkadaşlarının silahlarını aldığını bildiren  Develi, "Masama da bir silah bıraktılar. Amirimiz göreve geldiğinde bizi gördü ve  'Nöbetçi misiniz, nöbetçi iseniz yerinize geçin' dedi. Erkan Yanık, amir beye  darbe teşebbüsü olayından dolayı uzun namlulu silahları aldığını söyleyince Dutak  silah almaya gerek olmadığını, silahları bırakmamızı söyledi. Bunun öncesinde de  polis merkezine girmeden önce dışarıda bulunan arkadaşlara da aynı sözleri sarf  etmiş olduğunu duydum." şeklinde konuştu.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ 

 İddianamede, savunmasına yer verilen Dutak ise ifadesinde suçlamaları  kabul etmediğini, mesai arkadaşlarına "silahları bırakın" tarzında talimat  vererek görevlerini yapmaya engel olmaya çalışmadığını ileri sürdü. Söylenenlerin aksine Jandarma komutanını arayarak durumun normal  olduğunu öğrendiğini öne süren Dutak, kendisini, "O gece emniyette teyakkuz  halinde bekliyorduk. Dolayısıyla bu suçlamaları kabul etmiyorum. Ayrıca evimin  yatak odası da dahil olmak üzere ele geçirilen Fetullah Gülen ile alakalı  evraklardan haberim yoktur. Bu evraklar baldızıma aitmiş. Eşim böyle söyledi.  FETÖ/PDY ile herhangi bir alakam yoktur." diye savundu.

YATAK ODASINDA GÜLEN'E AİT SÖZLERDEN DERLENNE DÖKÜMAN BULUNDU...

İddianamenin değerlendirme ve kanaat kısmında ise "sanığın evindeki  aramada Gülen'e ilişkin pek çok evrakın bulunduğu, Gülen'e ait olan sözlerden  derlenmiş dokümanın ele geçirildiği, söz konusu dokümanların şüphelinin yatak  odasından temin edilmiş olması hususu nazara alındığında savunmasına itibar  edilemeyeceği, görevlilerinin uzun namlulu silahlarını temin ederek gerekli  tedbirleri almaya yönelik hazırlık içerisinde yer aldıkları esnada polis  memurlarına talimat vererek silahları bırakmaları yönünde emir verdiği" kanaatine  varıldığı kaydedildi.

Bu nedenle Dutak'ın kalkışmanın başarılı olmasını sağlayacak şekilde  inisiyatifi tercih ettiği öne sürülen iddianamede, Dutak'ın olası darbeyi  kolaylaştıracak şekilde polis memurlarına emir verdiği, dolayısıyla görevi icabı  kendisine sağlanan yetkileri kötüye kullanarak hareket ettiği belirtildi. İddianamede, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüyle ilgisi bulunan 77 kişi  ile telefon görüşmeleri yaptığı ve eşi Hatice Dutak hakkında usulsüzlük yapıldığı  belirtilen 2010 KPSS sınavıyla ilgili soruşturma yürütüldüğü de aktarıldı.  Tutuklu sanık Mustafa Dutak hakkında "anayasal düzeni ortadan  kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etmek" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak"  suçlarından 30 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası istendi.  Sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde Erzurum 2. Ağır Ceza  Mahkemesinde başlanacak.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2017.02.06 12:50 - Son Güncellenme: 2017.02.06 12:50 - HABER MERKEZİ
A