Serkan Işık: Bursa'da fay hatları 12 km ile 35 km arasında değişiyor
Gün'Aysın'ın konuğu, Türkiye'yi sarsan depreme seminer için gittiği Diyarbakır'da yakalanan Yapı Denetimi ve Deprem Mühendisleri Bursa Şube Başkanı Serkan Işık oldu. Türkiye'nin sarsıldığı Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremi ele alan Işık, "Bu olay benim için unutulacak bir şey değil" dedi.
2023.02.08 15:07 - Son Güncellenme: 2023.02.08 17:48 - Bursa Bölge - MEMETCAN YEŞİLBAŞ
MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
Gün'Aysın'ın konuğu, Yapı Denetimi ve Deprem Mühendisleri Bursa Şube Başkanı Serkan Işık oldu. Işık, programda Türkiye'nin sarsıldığı Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde meydana ve çevredeki 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremi ele aldı.
Işık, "Yaşayacak bir zamanımız, içecek bir suyumuz varmış. İlk etapta zamanla yarışan insanlar oldu. Devlet tüm imkanlarıyla yardımcı olmaya çalışıyor. Biz 58 ilde örgütlü bir derneğiz. Bölgelerdeki insanlara seminerler eğitimler soru ve cevaplar, yönetmeliklerin nasıl uygulanacağı ile ilgili seminerlere gidiyorduk. En son depreme Diyarbakır'da yakalandık" dedi.
"1999 depremi, oldu ve belirli bir zamanda bitti. Yıkıcılığını yaptı yıktı ve gitti. Bütün depremleri sistematik olarak zamansal değerlerine baktığımız zaman bu çok farklıydı" diyen Işık depremde yaşadıklarını, "Gece 4 sularında sarsıntıyla uyandım. Dışarıya bakmaya çalışırken yeniden başladı. Yatağın kenarında cenin pozisyonu aldım. Tekrar başladı. Sanki bir düğmesi var ve basıp bırakıyorlar. İlk kez depremin 3 kere arka arkaya vurduğunu orada gördüm. İnsanların sevdikleri gözünün önüne geliyor. İnsan yolun sonuna geldiğini düşünüyor" diyerek anlattı.
Işık, "O arada biz depremin boyutunu düşünemedik. Civarlarda bir yerde olduğunu hafif boyutta olabileceğini düşündük. Türkiye'de değil 10 ili etkileyen böyle bir deprem dünyanın hiçbir yerinde yaşanmadı. Deprem yüzeysel olarak daha fazla yıkıcılığa sebep verdi. 1999 öncesi yapılan ve nasıl yapıldığını bilmediğimiz binalar kaynaklı sorunlar var. Eski binaların hepsi gitti. Hatay'ın olduğu yerlerde dere boyunca eski binalar var. O eski binaların hepsi yıkılmış.
Şehrin yenilenmesi zaman ve kaynaklarla ilgilidir. Eski binaların çoğunun göçtüğü veya ağır hasarlı olduğunu görüyoruz. Envanteri eksik olan binaların hepsi yaşanamaz haldeler. Eski bir belediyeciyim. Belirli başlı konut alanı ve işyerleri seçildiği zaman fay hatlarının geçtiği noktalar tespit edilmek zorundadır. İmar planlarını büyükşehirler yaptığı için tek yetkili merci burası oluyor.
Deprem olduktan sonra, bina göçmeden önce insanların güvenli bir alana ulaşması için yapı denetim çalışmaları yapıyoruz. Ölüm oranları binde bire, 10 bin de 1 düşürecek sistemler oluşturmaya çalışıyoruz. Bakanlığın teknik açıdan sağlamlığı arttıracak her türlü adımları var. Yapılacak binaların nereye koyulacağıyla ilgili konu her şeyin başıdır. 3 gündür profesörleri izliyoruz. Kimsenin kimseyi suçlamasına gerek yok. Herkes yaptığı işi layıkıyla yapması gerekiyor" açıklamasında bulundu.
"BU OLAY BENİM İÇİN UNUTULACAK BİR ŞEY DEĞİL"
Serkan Işık, "Her binan kendine ait bir tapusu var. İnsanların bir şeylerden ders çıkarması gerekiyor. Kendi evinin, inşaatının nerede olduğunu tespit etmesi gerekiyor. Vatandaş gerekli testleri yaptırmalıdır. Bu işler çok pahalı işlemler değil. Ben yaşadığım için biliyorum.
Bursa özelinde hesaplar var. 2000 yılından önceki binaların test edilmesi gerektiğini, sağlam envanter olarak çıkarılması gerekiyor. Ancak hiçbir vatandaş buna yaklaşmıyor. 112 milyon metrekare yapı denetim hizmeti almış bina var. Şuanda bir milyon 300 bin nüfusun yeni binalarda oturduğu bakanlığın verdiği verilerde görülüyor. Bursa sanayi şehri ve göç almaya devam edecek bir kent. Yeni sanayi alanları kurulduğu zaman bu değerler daha da artacaktır. İnsanlar para kazanmaya devam ettikçe şehrin batısına yöneliyor. Şehir merkezi de dahil Bursa'nın iyi bir planlamaya girmesi gerekiyor.
Bütün Türkiye'yi yenilemenin bir imkanı yok. Büyük bir maddi güce ihtiyaç var. Kentsel dönüşümün önü açılmalıdır. Bugün bir binayı kurtardık, bu bir kazançtır. Bütün Bursa için bu geçerlidir. Artık ranta da bakmıyorum, müteahhit rant olmayan yere gelmez. Öyle ya da böyle müteahhitler oraya girmek zorundadır. Bir vatandaş öleceğine rant olsun önemli değil.
Japonya'da durum çok farklıdır. Çelik sisteme dönüştüler. Japonya'nın zemin yapısı, fay hatlarına uzak mesafelerde bina yapıldı. Beton örme sistemi ağır bir sitemdir. Bina ne kadar ağır olursa çökme riski artar. Bina hafiflerse depremde etkisi az olur.
Bilim adamları Marmara Bölgesi'nde depremlerin kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Denetlediğimiz 58 ildeki üyelerimizle yaptığımız konuşmalarda geçtiğimiz hafta depremler oldu. Elâzığ'ının belli başlı yerlerinde de yıkımlar var. Biz bunu doğal değil, zaten olacak bir deprem olarak varsayıyorum. Matematiksel olarak bizim aklımıza yatmayan olaylar oluyor. İlk kez bir deprem arka arkaya vuruyor. Bu deprem bir önceki depremden daha yıkıcı hale geliyor. Bir sürü konuşulacak konu var. Yer bilimciler kamuya mutlaka bir açıklama yapacaktır diye düşünüyorum" diyerek yapı sistemine değindi.
"BİZLER ZOR ZANAAT İÇERİSİNDEYİZ"
"Yapı denetim sistemi 2000'li yıllarda başladı. Biz o zamanlarda yapı denetim sistemi yaparken, 5 katlı binaları denetlerken, denetime tabi binalarda zorluk çekerken müteahhitler istediği gibi yapıyor. Binaların çok veya az katlı olması önemli değil. O binaların fay hattına yakınlığı, jeoloji mühendislerinin etüt raporlarına göre binalar inşa ediliyor. Kalkarsa fay hattının üzerine bina yapmaya izin verirseniz buna hiç bir gücün dayanmasını imkanı yok. Gölcük'ün yaklaşık yüzde 80'i yıkılmıştı. Sonrasında yapılan, yapı denetim sistemine tabi olan binalarda çatlak bile yoktu. Planlamanın yer zeminini, mimar ve mühendislerin doğru projelerinde denetlendiği zaman doğru işler ortaya çıkmış oluyor" açıklamasında bulunan Işık, "20 küsür yıldır alışılmıştık dışında hareket ettirilen personellerimize saldırılıyor. Sağada bize bıçak çekenlerle karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Ankara'da bir inşaat mühendisini maf ettiler. Neden? Sadece kuralları söylediği için yaptılar.
Bizim depremi bilmemizin mümkün değil. Yaklaşık verilerle olacağı tahmin ediliyor. 1999 depreminden sonra hareketlenme olacağı biliniyor. Zamanlamasını, gücünü bilmenin imkanı yok. Bu fay hattı hep 7'nin üzerinde bir deprem oluşturuyor. Çanakkale'den gelenler hep 5 ve 6 civarında deprem oluşturuyor.
"BURSA'DA FAY HATLARI 12 KM İLE 35 KM ARASINDA DEĞİŞİYOR"
İkisinin de deprem yıkıcılığı farklıdır. Süreç içerisinde biran önce yaşadığımız bölgeden çıkmak istedik. Herkes otelden çıkmış, elektrikler yok, düşünemiyoruz. Depremin bütün yıkıcılığını sosyal medyadan paylaşanlar dan görüyorduk. Bir an önce Bursa'ya kavuşmak istedik. Mardin'de havaalanının açık olduğunu gördük ve Bursa'ya geldik. Her memleketten insan turizm için oralardaydı.
Yabancı bir pilot daha önce deprem görmemiş ve 'Ben tek başıma da olsam o uçağı alıp gideceğim' diyordu. Hem bakanlığımız hem de profesörlerimiz tarafından soru işaretlerimizin yok edilmesi gerekiyor. Bu fay bu şekilde enerjinin birikimi demek ki belli. Biz arkadaşlarımızla kurduğumuz ekiple, sahada oturulabilecek evleri ayıklamak için sahadalar. Kafamızda soru işaretleri var" diyerek sözlerini sonlandırdı.