Sena Kaleli: Bursa olması gereken yerde değil - ÖZEL HABER
Bursada Bugün BTV stüdyolarının konuğu olan CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Bursa'nın olması gereken yerde olmadığını belirterek, "Bursa, bütün şehir olmakla, kendi sınırları içerisini idare edemez konumda iken, sınırları gelişmiş idari bir konuma geçerken, ne kadar planlı bir geçiş yapacağı konusunda vatandaşımız üzerinde endişe yaratıyor" dedi.
2013.01.20 22:27 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:25 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa olması gereken yerde değil - ÖZEL HABER
Mesut DEMİR-E.Pınar TURAN/BURSADABUGUN.COM
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Zeno Medya'ya gelerek Bursada Bugün Genel Yayın Yönetmeni Necati Kartal ile Genel Yayın Müdürü Barbaros Koçanalı'yı ziyaret etti. Bursada Bugün BTV stüdyolarının konuğu da olan Sena Kaleli, önemli açıklamalar yaptı.
"VATANDAŞLARIMI ENDİŞE EDİYOR"
Bursa'nın olması gereken yerde olmadığını belirten Sena Kaleli, "Bursa, Avrupa iddiasında olan ve beklentilerimizin oluştuğu bir Bursa değil. 2009 yerel seçimlerinden sonra yaptıkları vaatlerin fazlasını yaptık diyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, aslında vaat ettiklerini tam anlamıyla gerçekleştirmiş değil. Bursa artık kokusundan rahatsız olduğumuz, ulaşımını iyi planlayamayan, planlı gelişmeler göstermeyen, Avrupa şehri iddiasını kendi yaptıklarıyla çürüten bir şehrimiz oldu. Bursa, bütün şehir olmakla, kendi sınırları içerisini idare edemez konumda iken, sınırları gelişmiş idari bir konuma geçerken, ne kadar planlı bir geçiş yapacağı konusunda vatandaşımız üzerinde endişe yaratıyor. Tramvayın başlaması, tramvay inşaatının şehir planlarında işlenmemesi nedeniyle durması söz konusu. Hurda vagonlar Bursa'da alınması söz konusu" dedi.
"DOĞANBEY TOKİ'DE SIVALAR DÖKÜLÜYOR"
Doğanbey'de yapılan denetimsiz TOKİ inşaatlarının sıvalarının dökülür konumda olduğuna işaret eden Kaleli, "Vatandaşlarımızın şantiye elektriğinden suyuna, doğalgaz sorunuyla boğuştuğu, hak sahiplerinin paralarını ödemekte zorlandığı durum söz konusu. Bu TOKİ'li gelişme merkezi hükümetin desteklediği bir durum. Son afet riski yönetmeliğiyle birlikte TOKİ'nin yeniden öne çıkacağını, bütün şehir yasası ile de yerinden yönetimin askıya alındığını, merkezi bir planlama ile Bursa'nın yönetileceğini görüyoruz. Birçok çelişkiler kendi içerisinde var zaten. Şehri biz küçük sınırlarıyla yönetemezken, şehrin daha büyük konuma gelmesiyle daha büyük sıkıntılar olacağını düşünüyorum" diye konuştu.
"BÜYÜKŞEHİR YASASI PLANLI BİR GELİŞME DEĞİL"
Hükümetin Büyükşehir yasası ile birlikte ilk 5 sene vergi alınmayacağı konusunda taahhüt ettiğini hatırlatan Sena Kaleli, şunları kaydetti;
"5 yıl içerisinde köyler mahalle statüsüne kavuşurken yeterince hizmet alamamış olacaklar. Alamadıkları hizmetin vergisini 5 yıl sonra vermek durumunda kalacaklar. Kendilerine ait varlıklar, meralar, araziler, merkezi hükümetin yönetimine geçecek. Buralarda yapılaşmalarla karşılaşacaklar. Dolayısıyla orada kendi yağışla kavrulan, hayvancılık yapan köylülerimiz, kendi tarlalarını sulayamaz hale gelecekler. Dolayısıyla ekonomik sıkıntılar da baş gösterecek. Hem bir taraftan gelirleri düşmüş olan vatandaşlarımız rant gelecek iddiasına yenik düşecek. Rant yerine maalesef ödemek zorunda oldukları yükümlülük ile karşı karşıya kalacaklar. Çok planlı bir gelişme değil. Çok düşünülerek yapılmıyor. Böyle bir yasanın idari ve mali açıdan ne getireceğini bilmiyoruz. Bu yasa başkanlık sistemine hazırlık yönünde planlanmış bir yasa. Dolayısıyla iyi yönetilemeyen Bursa ve Bursa gibi büyükşehirler gerçekten büyük sıkıntı ile karşılaşacaklar. Bu tür kararlar halkın iradesiyle belirlenmeli."
"KENTSEL DÖNÜŞÜM GEREKLİ ANCAK..."
Kentsel dönüşüme anlayış olarak karşı olmadıklarının altını çizen Kaleli, "Kentsel dönüşüm deprem gibi afet risklerine karşı gerekli. Ancak eğer siz kentsel dönüşümü 'Biz depreme karşı gerekli görüyoruz' diye böyle bir yasayı çıkarıyorsanız o zaman size 'Siz bu kadar halkın güvenliğini düşünüyorsanız, niye dere yataklarına TOKİ inşaatları yaptınız, insanların ölümüne neden oldunuz?' diye sorarız. Bu ülkede sadece deprem bir risk değildir. Afet olarak baskınlar, seller, taşkınlar da bir risktir. Afet kasırgalarla da bizi bulabilir. Siz halkın güvenliğini bu kadar önemsiyorsanız planlamanızı ona göre yapmak durumundasınız. TOKİ'yi bu kadar denetimsiz bırakmamak durumundasınız. Bugün gidin Doğanbey TOKİ inşaatlarındaki rezaleti görün. Binaların üzerindeki sıvalar dökülüyor. Demek ki bu binalar ufak bir depremde yıkılacaklar. Siz Doğanbey TOKİ inşaatlarını yaparken, planlarını, zemin etütlerini tam anlamıyla yapmış olsaydınız, ilk kazmayı vurduğunuzda 'Burada sıkıntı var, biz buraya 13 kat planlamıştık ama, 2-3 kat yapabiliyoruz. Bunu telafi etmek için de zemininde sıkıntı olmayan yerleri 23 kat yaparız' demeliydiniz. Ne olduğu belirsiz inşaat yaparsanız, sonunda 13 kat diye düşündüğünüz 23 kat olur. 23 kat diye düşündükleriniz de o zemine uygun olmaz. Sıvası da dökülür, inşaatın kalitesi de düzgün olmaz. Biz bu plansızlıkların olmamasını istiyoruz. Umarız artık vatandaşlarımız gerçeği görürler" şeklinde konuştu.
"İNSANLARA TOPLU ULAŞIM ALIŞTIRILMALI"
Bursa'da ulaşımın çözülebilmesi için sadece metro ve toplu ulaşım sistemlerinin yetmediğini ifade eden Sena Kaleli, "İnsanların toplu ulaşıma alıştırılmasını sağlayabilecek ucuzluk ve nitelikli ulaşımın sağlanması gerekiyor. Hem dikey, hem de yatay ulaşımın en ince noktalara kadar ulaştırılması, hizmetin insanların ayağına kadar götürülmesi, ucuz yapılması, araçların da nitelikli hale getirilmesi lazım. Dolayısıyla toplu ulaşım ile trafiğin azaltılması şeklinde yapılmalı. İstediğiniz kadar yol, köprü yapın, toplu ulaşım alışkanlığını geliştiremediğiniz sürece insanlar toplu ulaşımdan uzaklaşırlar. Böylelikle trafik sorunu da ulaşım sorunu da ortaya çıkar. Yurt dışında insanlar neden toplu ulaşımı tercih ediyor? Nitelikli olduğu için. Bir bakan da toplu ulaşımla yolculuk yapıyor, sade bir vatandaş da toplu ulaşımı tercih ediyor" dedi.
"ARTIK ÖFKEYİ, NEFRETİ BIRAKMALIYIZ"
"2012 yılı çok fazla beklentimizin olduğu bir yıldı" diyen Sena Kaleli, "2013'e daha umutlu girmemizi sağlayacak gelişmeler oldu. Türkiye'de bir barış iradesi ortaya koydu. Etnik gruplarla barış yaşatma iradesi ortaya koyduk. Zaten bu iradeden hiç kimse hiçbir zaman vazgeçmemişti. Belki artık öfkeyi, nefreti bir tarafa bırakıp, daha insani duygularımızı ortaya çıkaracağımız bir yıl olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
CHP ŞUBAT-MART'TA START VERİYOR
Yerel seçimler için CHP olarak 3 anket firmasına anket yaptırdıklarını da dile getiren Kaleli, "'Kimi belediye başkanı olarak görmek istiyorsunuz' sorununun yanıtını arıyoruz. Bu sonuçlara göre kendi içimizde de değerlendireceğiz. Sanırım Şubat ve Mart aylarında adaylar açıklanmaya başlayacak. Burada vatandaşın tercihleri çok önemli. O tercihlerin parti içerisinde de onay görmesi halinde adaylarımızı açıklayacağız. Onlarla birlikte sosyal demokrat belediyeciliği yerleştireceğimiz belediyeleri almak üzere çalışmalarımızı çok hızlı bir şekilde yapacağız. Biz uzun zamandan buyana çalışmalarımızı ara vermeden devam ettik. Hiç rehavete kapılmadık. Bir gün CHP'nin eşitlikçi, demokrat, vatandaşa adalet dağıtacak sosyal belediyecilik anlayışını vatandaşımızın artık anladığını düşünüyoruz" dedi.