'Sen Erbakan'ı arkadan hançerledin'

'Sen Erbakan'ı arkadan hançerledin'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ''Eğer Erbakan'dan helallik almadıysan Erbakan'ın arkadaşları var, git bari onlardan al. Ama senin yüzün yok, gidip helallik bile isteyemezsin çünkü, sen Erbakan'ı arkadan hançerleyen adamsın. Baba katilinden miras sahibi olunmaz; bunu çok iyi bil'' diye seslendi.

2012.03.07 13:52 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
'Sen Erbakan'ı arkadan hançerledin'

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında 8 yıllık zorunlu eğitimi kademelendirerek, 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bu konuya partiler üstü, çocuklar için bakmaları, ayırım yapmamaları gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, teklifin, ''Çocuklar din eğitimi alsın diye getirdik'' denilebileceğini ancak bunun da söylenmediğini anlattı. Kılıçdaroğlu, böyle bir niyet varsa, gizli kapaklı yapılmasına gerek olmadığını belirterek, ''Çocukların din eğitimi alması isteniyorsa, en mükemmel şekilde verilmesi lazım. Böyle bir ihtiyaç varsa tartışalım, niye korkuyorsunuz- Gizli kapaklı iş yapmak AKP'nin işidir ama burada gizli kapaklı iş yapmak, çocuklarımıza ihanettir, yanlıştır. Uzmanları çağırıp, dinleyeceğiz. Uzmanlık farklı bir alandır, siyaset farklı. Siyasetin temel işlevi, uzmanlara saygı duymak ve dinlemektir. Siyasetçi 'ameliyat yapacağım' diye ameliyathaneye girmez. Eğitim alanına da bir cerrah gibi giremezsiniz, onun uzmanları vardır'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, ''Teklifi, 28 Şubat'tan intikam için getiriyoruz'' anlayışının da doğru olmadığını ifade ederek, 8 yıllık temel eğitimin, hükümet programlarına girdiğini, Milli Eğitim Şuralarında tartışılarak, olgunlaştırıldığını anlattı.

''Gereksiz yere konuşur mu?''

Teklifin komisyondaki görüşlerinde 12 saat konuşan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'u kutlayan Kılıçdaroğlu, Özkoç'un, 12 saatlik konuşmayla rekor kırdığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Özkoç'u 12 saat konuştuğu için eleştirdiğini anlatarak, ''İnsanda biraz vicdan olur. İnsan gereksiz yere konuşur mu- Önce kendine sor; o insan niye konuşuyor- Bundan sonraki arkadaşlarım da ta ki Erdoğan, bunlar niye bu kadar konuşuyor diye soruncaya kadar konuşacak. Ağaç yaşken eğilirmiş... Doğru ama çocuklar ağaç değil, onların üzerinde titremeliyiz'' diye konuştu.
Yasa teklifinde, okullarda dağıtılacak tablet bilgisayarların Kamu İhale Yasasının dışına çıkarıldığına işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Utanma olur, bari eğitim yasasının içine koyma. Niye insanlar ihaleden korkarlar- Otur adam gibi ihaleni yap, kimse tabletleri verme demiyor, ver. Verdiğin için de kutluyoruz. Bunlar yanlış şeyler; bu yanlışlarla yola çıkılmaz, çıkılırsa kaybeden Türkiye ve bizim çocuklarımız olur'' dedi.
Kılıçdaroğlu, umutlu olduğunu, entelektüellere, aydınlara, sesi yeni yeni çıkan üniversitelere, ülkenin ortak vicdanına, annelerin vicdanına güvendiğini dile getirerek, annelere, ''Bu yasa teklifine engel olun, çocuklarınızın geleceği ellerinizde. Annelerin gücüne inanıyorum. Onların gücü her türlü haksızlığın önüne geçecektir'' diye seslendi.

Cezaevindeki iddialar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Pozantı M Tipi Çocuk ve Gençlik Cezaevi ile ilgili iddialara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu, olayın önce medyada işlendiğine, daha sonra CHP milletvekillerinin incelemelerde bulunduğuna işaret etti.
Buradaki çocukların da kendilerinin çocukları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Suçlu, adam gibi muamele görmek zorunda, o da insandır; ona şiddet, baskı, tecavüz uygulamazsınız. Ona da saygı duyacaksınız. Bu dram 21. yüzyılın Türkiyesine yakışmıyor; ne insanlık ne insan haklarıyla ilgisi var. Hazırlanılan raporun ayrıntılarını burada anlatmaya vicdanım elvermiyor. Oradakilerin onda biri bile gerçekse, AKP ve onun bakanlarının vicdanlarını sorgulamaları lazım. Böyle bir anlayış olabilir mi- Olayın üzerinden 8 ay geçmiş, tık yok. Medya yazıyor, CHP heyet gönderiyor. Bakan da apar topar müfettiş gönderiyor. 8 ay sonra 3 maymunu oynamaktan vazgeçiyor, 4 kişinin görevden uzaklaştırıldığını açıklıyor. 8 ay niye yapmadın, harekete geçmek için CHP'nin gitmesi, medyanın yazması mı gerekiyordu- 8 ayda anlaşılmayan konu 72 saatte anlaşıldı. Arkasını bırakmayacağız, sonuna kadar takip edeceğiz. Özgür basın diyoruz, işte bunun için diyoruz. Özgür basının olmadığı yerde, bu tür insan hakkı ihlalleri medyada yer almaz. Bu olayı 3-5 kişinin sırtına yıkarak kurtulmak da yok.
Adalet Bakanı, bu olaylar olduğu süre içinde cezaevlerinin yüzde 110 dolu olduğunu açıklıyor. Bunu da CHP'nin sırtına yıkacaklar ama son on yılda CHP iktidarı yok. Sen bunu yeni mi öğrendin, on yıldır iktidar değil misin, önlemini niye zamanında almadın. Hapishanelerin dolu olduğu ülke, ayıplı ülkedir. İnsanlar boşuna haksızlık, cinayet işlemez. Yaşanan ekonomik tablonun, Türkiye'nin nereye götürdüğünü hapishanelerdeki dolulukla görmen lazım.
Diyarbakırlılara sesleniyorum; Başbakan Diyarbakır'a geldi, size modern cezaevi yapacaktı, güvendiniz, AKP'ye oy verdiniz, çok sayıda milletvekili gönderdiniz. Hayırlı olsun yeni cezaeviniz. Cezaevi daha yapılmadı ama modern bir cezaevi yapılacak. Diyarbakır'a fabrikaya gerek yok ki hapishane yaparak da oy topluyor. Diyarbakırlılara sesleniyorum; AKP'ye oy verdiniz size hapishane vaat etti, çocuklarınızın geleceğini bu teklifle elinizden alıyor. Artık uyanın, bakın, gerçeği görün, artık bilin CHP'yi.''

''Parsasını topluyor''

Kılıçdaroğlu, Hükümetin ve Erdoğan'ın bir huyu olduğunu, demokrasinden, ''gömlek demokrasisini'' anladığını ileri sürerek, ''Birisi kendilerinden farklı mı düşünüyor; bütün ekip koro halinde saldırıya geçiyor'' dedi.
Necmettin Erbakan'ın, 28 Şubat'ın mağduru olduğunu, ''Erdoğan'ın da Erbakan'ı arkadan hançerlediğini'' söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Beyefendi çok rahatsız olmuş. Söylediğimde bir eksik, yanlış var mı; arkadan hançerledin'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a, Erbakan ile helalleşip helalleşmediğini de sorduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
''Tık yok. Helalleşmedi. Biz Erbakan'ın vefatı dolayısıyla arkasından rahmet okuduk. Bu ülkeye hizmet eden kim olursa olsun hayattaysa saygı duyar, hürmet ederiz, vefat ettiyse rahmet okuruz. Yetişme tarzımız, anlayışımız, insanlığımız, ahlakımız budur. Yardımcısı bir konuşma yaptı. Erbakan'ı rahmetle ananlara ölü seviciler diye hakaret etti. Eskiden bir adap, edep, usul, yol, yordam vardı. Ölü sevicilik kültürünü sen nereden aldın, nereden beslendin, hangi inanca sahipsin- Eğer Erbakan'dan helallik almadıysan Erbakan'ın arkadaşları var, git bari onlardan al. İsimlerini hatırlamıyorsan hatırlatayım; Oğuzhan Asiltürk, Fehim Adak, Şevket Kazan, Recai Kutan, Ahmet Tekdal'a git, ondan helallik iste. Ama senin yüzün yok, gidip helallik bile isteyemezsin çünkü, sen Erbakan'ı arkadan hançerleyen adamsın. Şimdi kalkmış 28 Şubat'ın parsasını topluyor. Sana söylüyorum Recep Tayyip Erdoğan; baba katilinden miras sahibi olunmaz, bunu çok iyi bil. 28 Şubat süreci post modern diktatörlük yarattı, diktatörümüz oldu; Erdoğan. Kafasına göre, ülkeyi istediği gibi yönetmeye çalıyor. AKP Grubunu kendi kulu kölesi olarak, makine gibi görüyor.''
Kılıçdaroğlu, Silivri'deki konuşması nedeniyle düzenlenen fezlekenin Meclise geldiğine işaret ederek, ''Meydan okuyorum, yüreğin, cesaretin varsa, kaldırın dokunulmazlığı ben hesabı vereceğim'' diye seslendi.

''Bunu yaparsan büyürsün''


Konuşmasında Suriye'deki gelişmelere de yer veren Kılıçdaroğlu, Suriye'deki durumun, bir iktidar muhalefet çatışmasının ötesine geçtiğini, şehirlerin yakılıp, yıkıldığını, Suriye'nin mezhep savaşının eşiğinde olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, AK Parti Hükümeti'nin, Suriye'nin bu noktaya gelişini önleyecek basireti göstermediğini, tam tersine kışkırtıcılık yaptığını, insanları kışkırttığını, kolaycılığın peşine düştüğünü iddia etti.
Erdoğan'ın, ''Bıçak kemiğe dayandı. Buna izin vermeyeceğiz'' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini, ''Kan akıyor, seyrediyorsun. Akan kanda senin vebalin, günahın vardır. Siz batının, egemen güçlerin Ortadoğu'daki taşeronusunuz. Başbakan'a sesleniyorum; Suriye'de yaptığın hataları gör, aynı hataları tekrar etme. Barışı, huzuru getirmek için rol üstlen, yeni bir şeyler yap. Rusya, İran ile biraraya gel, Suriye'de barış ve huzuru sağla. Bunu yaparsan büyürsün, Türkiye büyür, Ortadoğu'da söz ve karar sahibi olur. Yapmazsan Ortadoğu'nun çöplüğünde olursun'' diye sürdürdü.
Kılıçdaroğlu, ABD askerlerinin Kürecik'e gittiğini, açıklamayı Türkiye'nin değil, ABD'nin yaptığını ifade ederek, ''Yüzleri tutmuyor, millet uyanır, söylersek tepki gelir diye mi- AKP'nin yalanları sıradan olmaktan çıktı, kuyruklu yalana dönüştü'' dedi.

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2012.03.07 13:52 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A