Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Bursa'da konuştu: "Türkiye küresel ölçekte güçlü bir oyuncu"
Bursa'da gerçekleştirilen toplantıda konuşan Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında son 20 yılda yaşanan büyük dönüşüme dikkat çekerek, sektörün ulaştığı seviyeyi rakamlarla ortaya koydu. Savunma sanayindeki üretim kapasitesi ve ihracat başarısının geldiği noktanın altını çizen Görgün, Türkiye'nin artık küresel ölçekte güçlü bir oyuncu haline geldiğini ifade etti.
2026.06.29 22:43 - Son Güncellenme: 2026.06.29 22:52 - Bursa Bölge - AA
İLGİLİ VİDEO
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Bursa'da konuştu: "Türkiye küresel ölçekte güçlü bir oyuncu"
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın haziran ayı meclis toplantısında konuşan Görgün, hem Türkiye'nin sanayi altyapısını hem de savunma sanayinin dönüşüm sürecini değerlendirdi.
Bursa'nın Üretim Gücü ve Savunma Ekosistemine Katkısı
Konuşmasında Bursa'nın üretim tarihine özel bir vurgu yapan Görgün, Türkiye'de ilk organize sanayi bölgesinin bu şehirde kurulduğunu hatırlattı. Bursa'nın bugün ulaştığı sanayi kapasitesinin dikkat çekici olduğunu belirten Görgün, şehirde 17 organize sanayi bölgesi, 96 bini aşan aktif firma yapısı ve 800 binin üzerindeki istihdam ile güçlü bir üretim merkezi bulunduğunu ifade etti.
Bursa'nın yalnızca üretimle değil, aynı zamanda teknoloji ve bilgi altyapısıyla da öne çıktığını belirten Görgün, şehirde 130'un üzerinde araştırma merkezi, 31 tasarım merkezi, 2 teknopark ve 3 üniversitenin bulunduğunu hatırlatarak, bu yapının savunma sanayi ekosistemine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

Savunma Sanayinde Dönüşüm ve İhracat Rakamlarındaki Tarihi Artış
Savunma sanayi ihracatındaki büyümeye dikkat çeken Görgün, 2002 yılında Türkiye'nin savunma sanayi ihracatının yaklaşık 250 milyon dolar seviyesinde olduğunu, geçtiğimiz yıl ise bu rakamın yaklaşık 11 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bu artışın sadece ekonomik bir büyüme olmadığını vurgulayan Görgün, gelinen noktanın stratejik bir dönüşüm anlamı taşıdığını belirtti.
Görgün'ün açıklamasına göre Türkiye, artık yıllar önceki yıllık ihracat rakamını sadece bir haftalık performansla gerçekleştirebilir hale geldi. Bu durumun, savunma sanayindeki üretim gücü ve ihracat kabiliyetinin ulaştığı seviyeyi açık şekilde ortaya koyduğu ifade edildi.
Türkiye'nin savunma sanayinde sadece belirli alanlarda değil, kara, hava, deniz, uzay ve denizaltı sistemleri dahil olmak üzere geniş bir yelpazede üretim gerçekleştirdiğini aktaran Görgün, 180'den fazla ülkeye ihracat yapıldığını da vurguladı.

Küresel Güvenlik Dengeleri ve Caydırıcılık Vurgusu
Görgün, konuşmasında dünya genelinde değişen güvenlik dengelerine de değinerek, özellikle son yıllarda artan çatışma ortamlarının ülkeleri daha güçlü üretim ve tedarik sistemleri kurmaya zorladığını ifade etti. Günümüzde caydırıcılığın yalnızca envanterdeki silah sayısıyla değil, üretim kapasitesi, tedarik zinciri derinliği ve mühendislik yetkinliğiyle ölçüldüğünü söyledi.
Ayrıca kritik bileşenlere erişim hızı, stok yenileme kabiliyeti ve finansal sürdürülebilirlik gibi unsurların da modern savunma anlayışında belirleyici olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin Savunma Sanayi Vizyonu ve Stratejik Hedefler
Savunma Sanayii Başkanlığı'nın koordinasyonuyla yürütülen çalışmaların Türkiye'yi tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda ileri taşıdığını belirten Görgün, 2004 yılında alınan stratejik kararların bugünkü üretim ekosisteminin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye'nin yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaştığını belirten Görgün, ülkede 4 bin 500'ün üzerinde firma, 1400'den fazla proje ve 100 bini aşan istihdamla güçlü bir savunma sanayi ekosistemi bulunduğunu söyledi. NATO üyeleri başta olmak üzere uluslararası platformlarda Türkiye'nin üretim kapasitesinin daha fazla dikkat çektiğini de sözlerine ekledi.
Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin savunma sanayindeki konumunun daha da güçleneceğini ifade eden Görgün, ülkenin sahip olduğu mühendislik birikimi ve üretim altyapısının küresel rekabette önemli bir avantaj sağladığını vurguladı.

BTSO'dan Savunma Sanayine Stratejik Bakış
Toplantıda söz alan İbrahim Burkay ise savunma sanayinin yalnızca askeri bir güç unsuru değil, aynı zamanda teknolojik ve ekonomik bağımsızlığın temel göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın güvenlik açısından zorluklar barındırdığına dikkat çeken Burkay, güçlü savunma kapasitesinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Burkay ayrıca Türkiye'nin diplomasi ve sahadaki etkinliğini savunma sanayinden aldığı güçle artırdığını belirterek, ülkenin bölgesel krizlerde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Türkiye'nin rıza göstermediği hiçbir senaryonun bölgede başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Burkay, savunma sanayindeki ilerlemenin bu diplomatik gücün temel dayanaklarından biri olduğunu dile getirdi.