Rusya'da savaş karşıtı siyasetçiye hapis cezası!
Rusya'da Ukrayna savaşına yönelik eleştirileriyle tanınan muhalif siyasetçi Maxim Kruglov hakkında verilen hapis cezası ülke gündeminde geniş yankı uyandırdı. Liberal muhalefetin önde gelen isimlerinden biri olarak bilinen Kruglov, Rus ordusuna ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan davada 7 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Karar, yaklaşan Devlet Duması seçimleri öncesinde alınması nedeniyle siyasi çevrelerde dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
2026.06.24 23:03 - Son Güncellenme: 2026.06.24 23:03 - Dünya - İHA
Yabloko Partisi'nin lider yardımcılığı görevini yürüten ve geçmişte Moskova Şehir Meclisi'nde görev yapan Kruglov, hakkında yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme süreci boyunca savunmasını sürdüren siyasetçi, davanın yalnızca kendisini değil, farklı görüşleri dile getiren tüm kesimleri ilgilendirdiğini savundu.
Maxim Kruglov Hakkındaki Suçlamalar Nelerdi?
Soruşturmanın temelini, Kruglov'un 2022 yılında sosyal medya hesabından yaptığı iki ayrı paylaşım oluşturdu. Rus güvenlik birimleri tarafından incelemeye alınan paylaşımlar nedeniyle muhalif siyasetçi geçtiğimiz yılın ekim ayında gözaltına alınmıştı.
Savcılık makamı, söz konusu içeriklerde Rus ordusuna ilişkin gerçeğe aykırı bilgiler yayıldığını öne sürdü. Ayrıca paylaşımların siyasi nefret motivasyonuyla yapıldığı iddiası da dosyada yer aldı. Ancak Kruglov, bu suçlamaların tamamını reddederek açıklamalarının kamuoyuna açık veriler ve uluslararası kaynaklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda yapıldığını belirtti.
Mahkeme heyeti ise savcılığın taleplerini kabul ederek Kruglov'un "Rus ordusu hakkında yalan bilgi yayma" suçunu işlediğine hükmetti ve 7 yıl hapis cezası verdi.
Mahkemede Dikkat Çeken Savunma
Duruşma sırasında yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Kruglov, siyasi kariyeri boyunca ülkesindeki yaşam standartlarının iyileştirilmesi için çalıştığını ifade etti. Kendisine yöneltilen suçlamaların siyasi görüşlerinden kaynaklandığını savunan siyasetçi, farklı düşüncelerin giderek daha fazla baskı altında kaldığını öne sürdü.
Savcılığın "siyasi nefret" suçlamasına da karşı çıkan Kruglov, fikir ayrılıklarının nefret olarak değerlendirilmesinin demokratik tartışma ortamına zarar verdiğini dile getirdi. Muhalif isim, savaş karşıtı tutumunu yineleyerek gelecekte Rusya'nın uluslararası toplum tarafından korkulan değil, saygı duyulan bir ülke haline geleceğine inandığını söyledi.
Mahkeme salonunda yaptığı konuşma, kararın açıklanmasının ardından sosyal medyada ve muhalif çevrelerde geniş şekilde paylaşıldı.
Davada Gündeme Gelen Paylaşımlar Tartışma Yarattı
Dava dosyasında delil olarak sunulan içeriklerden birinin, Rusya-Ukrayna savaşında hayatını kaybedenlere ilişkin uluslararası kurumlar tarafından yayımlanan verilere dayandığı belirtildi. Diğer paylaşım ise savaşın ilk dönemlerinde Kiev yakınlarındaki Bucha bölgesinde yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmeler içeriyordu.
Bucha'da yaşananlar savaşın en tartışmalı başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Ukrayna yönetimi ve birçok Batılı ülke, bölgede sivillerin öldürüldüğünü savunurken Rus yetkililer bu iddiaları reddediyor. Moskova yönetimi, olayların Rus ordusuyla ilişkilendirilmesini kabul etmiyor ve farklı bir senaryonun söz konusu olduğunu ileri sürüyor.
Bu nedenle Kruglov'un paylaşımlarının dava konusu yapılması, ülkedeki ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.