Peş peşe yaşandı, gözler beklenen Marmara depremine çevrildi! Şener Üşümezsoy'dan açıklama...

Peş peşe yaşandı, gözler beklenen Marmara depremine çevrildi! Şener Üşümezsoy'dan açıklama...

İstanbul Büyükada açıklarında son günlerde kaydedilen küçük ölçekli depremler, beklenen büyük İstanbul depremine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise Adalar çevresindeki sarsıntıların ana faydan farklı ikincil fay kollarında meydana geldiğini belirterek bu hareketliliğin tek başına büyük bir deprem beklentisi oluşturmadığını söyledi.

2026.08.20 09:31 - Son Güncellenme: 2026.08.20 09:49 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Peş peşe yaşandı, gözler beklenen Marmara depremine çevrildi! Şener Üşümezsoy'dan açıklama...

Marmara Denizi'nde İstanbul Büyükada açıklarında meydana gelen küçük çaplı depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme getirdi. Büyüklükleri 2,2 ile 3,2 arasında değişen mikro depremler, özellikle beklenen büyük İstanbul depremine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Kısa aralıklarla meydana gelen sarsıntıların ardından kamuoyunda "Bu depremler daha büyük bir depremin habercisi olabilir mi?" sorusu tartışılmaya başlandı. Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise yaptığı değerlendirmede, Büyükada çevresindeki hareketliliğin doğrudan büyük bir deprem beklentisiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

"ADALAR FAYI YAŞLI VE ÖLÜ BİR FAY"

Üşümezsoy, konuya ilişkin değerlendirmelerini YouTube kanalında paylaşırken özellikle Adalar çevresindeki fay yapısına dikkat çekti. Bölgedeki fayın uzun süredir bilinen özelliklerine vurgu yapan Üşümezsoy, "Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Üşümezsoy'a göre Büyükada'nın güneyinde meydana gelen küçük depremlerin konumu da bu değerlendirmeyi destekliyor. Sarsıntıların doğrudan Adalar fayı üzerinde değil, ana fay zonunu kesen daha küçük fay kollarında meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, söz konusu yapıların büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek miktarda stres biriktirmediğini savundu.

KÜÇÜK SARSINTILARIN NEDENİNE DİKKAT ÇEKTİ

Bölgedeki mikro depremleri değerlendiren Üşümezsoy, yaşanan hareketliliğin geçmiş dönemlerde fay sisteminde meydana gelen stres değişimleriyle bağlantılı olabileceğini belirtti. Buna göre küçük fay kollarında meydana gelen sarsıntılar, bölgede birikmiş gerilimin sınırlı ölçekte açığa çıkması şeklinde değerlendiriliyor.

Üşümezsoy ayrıca son günlerde kaydedilen depremlerin, daha önce hazırlanan fay haritalarıyla da uyum gösterdiğini ifade etti. 1999 Marmara Depremi sonrasında bölgede benzer nitelikte küçük ölçekli sarsıntıların görüldüğünü belirten Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin olağan sismik süreç içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi.

"İSTANBUL DEPREMİ GELİYOR" ALGISINA DİKKAT ÇEKTİ

Küçük depremlerin peş peşe meydana gelmesinin kamuoyunda büyük İstanbul depremine ilişkin endişeyi artırdığını belirten Üşümezsoy, bu sarsıntıların doğrudan "büyük deprem geliyor" şeklinde yorumlanmasına karşı çıktı.

Üşümezsoy'un değerlendirmesine göre Büyükada açıklarında yaşanan mikro depremler, tek başına orta veya büyük büyüklükte bir deprem yaşanacağının göstergesi olarak kabul edilemez. Yerbilimci, bölgedeki küçük ölçekli hareketliliğin mevcut fay yapısı ve geçmişte yaşanan sismik süreçler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2026.08.20 09:31 - Son Güncellenme: 2026.08.20 09:49 - HABER MERKEZİ
A