'Oscar konuşmam bile hazır'
Engin Altan harbi adam. İşini iyi yapıyor, iyi oynuyor ama hayatın kendi akışında hiç oynamıyor. Olduğu gibi biri. Engin Altan Düzyatan GQ Türkiye Ekim sayısına konuk oldu.
2013.09.27 09:44 - Son Güncellenme: 2013.09.27 10:53 - Magazin - HABER MERKEZİ
Yıl 1998... Anlatmaya başlıyor... "Tiyatro eğitimi aldım. Birçok oyunda sahne aldım. Ama en büyük zevkim dünyayı gezmek. Her coğrafyanın farklı hikayesi var. Yılda üç ay plansızca geziyorum, festivallere gidip oyunlar izliyorum. Şehrin boş bir sinema salonuna gidip film seyrediyorum. İnsanlarla tanışıp hikayelerini dinliyorum. Ne kadar çok hikaye bilirseniz o kadar iyi oyuncu olursunuz. Hedefim mi? Dünya çapında bir oyuncu olmak. İtalyan'ım ben, iddialı olmayı severim. Adımı bir kenara yaz, yıllar sonra mutlaka bir yerlerde duyacaksın." Birden susuyor, "Kendimi anlatmaya, ancak iyi müzik başladığında ara veririm" diyor. Wilson Pickett'in Mustang Sally'si çalmaya başlıyor. Bu genç adamın hayallerine kadeh kaldırırken, şarkıya "Ride Sally ride" diye eşlik ediyoruz...
Yıl 2013... İstanbul'da 1968 model Ford Mustang'le şehir turu yapıyoruz. Şoför koltuğunda Engin Altan Düzyatan var: "Bugüne kadar bindiklerin otomobil abi, buysa makine. Bu bambaşka bir şey. İnsan buna bindiğinde otomobil kullandığını hissediyor. Her zaman çıkamıyorum trafiğe ama bende yeri çok ayrıdır. Hafta sonları çok kalabalık olduğu için genelde hafta içi sakin zamanlarda kullanıyorum."
Baltalimanı'ndan Bebek'e doğru giderken, kafalar bir bir dönmeye başlıyor. 1968 model Mustang zaten başlı başına efsane demek; üstüne bir de renginin turuncu olduğunu düşünün. "Bu arabayı satın almakla bitmiyor. Satın almak için verdiğim paranın iki katını da elini yüzünü toplamak için harcadım. Sadece şasisi ve motorunu satın almıştım, geri kalan her şeyi sonradan yapıldı" diyor Engin Altan. Bu kadar yatırımın keyfini çıkarmak için de arada sırada uzun yol yapıyormuş. Uzun yol dediysem, havaalanına kadar gidip oradan sahil yolu dönüşlü bir "keyif rotası" belirlemiş kendine.
Oyuncaklara tutkun bir adam o. Toparlamayı, biriktirmeyi, bir tanenin yanına başka bir tane koymayı seviyor. En bilinen oyuncakları da motorlu taşıtlar. Ford Mustang onlardan biri. Garajında farklı amaçlar için kullandığı birkaç oyuncağı, bir de motosikleti var. Hepsine sahip olmanın, kendine göre mantıklı bir açıklamasını da bulmuş. Ama bu durumdan şikayetçi: "Bu kadar çok oyuncağın olduğunda hepsine zaman ayıramıyorsun. Arada sırada kullanıp kapının önünde bırakıyorsun. Farkındayım, hepsini ayrı ayrı seviyorum ama artık bu alışkanlığımdan kurtulmam lazım. İnsan başka türlü ferahlayamıyor. Bağlandıkça daha da bağlanıyorsun. Planım, şehirde kullanabileceğim küçük bir araç, outdoor'da işime yarayacak bir araç ve motosikletimi tutmak. Gerisinden kurtulmanın vakti geldi de geçiyor."