"Orucun kalp hastaları için olumlu sonuçları olabilir"
BÜLENT Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Mustafa Aydın, kalp hastalıkları için bir risk faktörü olan psikolojik stres ve gerginliğin azaltılması sağlandığında orucun, kalp hastaları için de olumlu sonuçları olacağını söyledi.
2013.07.05 11:41 - Son Güncellenme: 2013.07.05 11:41 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Prof.Dr. Mustafa Aydın, Ramazan ayı öncesinde oruç tutacak kalp hastalarına önerilerde bulundu. Prof. Dr. Aydın, orucun, kişinin ruhsal dünyasını etkileyen bir yöne sahip olduğunu söyledi. Oruç tutmakla vücudun, özellikle sindirim sisteminde ve metabolizmada önemli değişimler gerçekleştirdiğini belirten Prof. Dr. Aydın, "Orucun, tüm sistemlerde 1 aylık sürede bir nevi rehabilitasyon sağlaması ve psikososyal anlamda faydalarının olduğu eski tarihlerden beri bilinen bir gerçektir. Yapılan araştırmalara göre oruç tutanlarda, 'iyi huylu' diye bilinen yararlı kolesterolun arttığı ve homosistein düzeylerinin düştüğü bilinmektedir. Bu bulgular sağlıklı kişilerde orucun kalp hastalıklarına koruyucu etkisinin olduğunu göstermektedir" dedi.
Oruç tutan ve koroner arter hastalıkları, kalp yetersizliği, hipertansiyonu olan hastaların sağlıklarının, bazı yanlış uygulamalar ile olumsuz etkilenebileceğini kaydeden Prof. Dr. Aydın, şöyle konuştu:
"Bu etkilenmenin esas sorumlusu, sahura kalkmadan oruç tutulması veya iftarda aşırı yemek alımıdır. İftarda hızlı ve aşırı yemek sonrası sindirim, mide, bağırsak sisteminin kan dolaşımı artar. Bu durum kalbe ek yük getirir. Ciddi kalp yetersizliği olan hastalarda bu durum bazı sorunlara yol açabilir. Ramazan ayında, özellikle iftarda aşırı kalorili ve yağlı gıdaların yenmesi, gündüz içilemeyen sigaraların iftardan sonra hızla içilmesi kalp hastalarını olumsuz etkiler. Sahura kalkılması, iftarda midenin fazla doldurulmaması ve sigara içiminin azaltılması veya bırakılması alınacak en iyi önlemlerdir. Yapılan araştırmalarda Ramazan ayı içerisinde kalp krizi ve felç şikayeti ile başvuran hasta sayısında herhangi bir artış olmadığı gözlenmiştir. Kaynaklarda oruç tutmanın kalp krizi, inme gibi nedenlerle ölüm riskini arttırdığı ile ilgili bir veri de bulunmamaktadır."
Prof. Dr. Aydın, tedavi ile kontrol altında tutulan, çok sık ilaç kullanımı gerektirmeyen birçok kalp hastalığının oruç tutmaya engel teşkil etmediğini, by-pass ameliyatı geçirerek sağlığına kavuşan hastaların ilaçlarını aksatmamak kaydı ile oruç tutabileceğini dile getirdi. Oruç tutmayı planlayan kalp hastalarının bir kardiyoloji uzmanının görüşünü almalarının yararlı olacağını ifade eden Prof. Dr. Aydın, "Kalp hastalarının kullandığı bir çok ilaç, 'günde bir' şeklinde alınıyor ve 24 saat süren etkiye sahip. Bu ilaçları aksatmamak ve hep aynı saatlerde almak çok önemli. Bu ilaçları iftar veya sahurdan sonra şeklinde ayarlayarak oruç tutulmasında bir sakınca olmayabilir" dedi.
Ramazan ayının sıcak yaz aylarına denk gelmesi nedeniyle oruç tutanlarda aşırı sıvı kayıpları olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, kalp hastalarının sıcaklardan etkilenmemesi için uzun süre güneş altında bulunmamaları, mümkünse serin ortamlarda vakit geçirmeleri gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Aydın, Ramazan ayında normal kişilere yapılan sağlıklı beslenme önerilerinin kalp hastaları için de geçerli olduğunu vurguladı.