Nilüfer Belediyesinden 2022 yılı hava ve su kirliliği izleme çalışmaları raporu
Nilüfer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından yürütülen "2022 yılı hava ve su kirliliği izleme çalışmaları raporu, Nilüfer Barış Meclisinde düzenlenen basın toplantısı ile gerçekleşti.
2023.03.09 11:05 - Son Güncellenme: 2023.03.09 12:23 - Bursa Bölge - MEMETCAN YEŞİLBAŞ
İLGİLİ VİDEO
Nilüfer Belediyesinden 2022 yılı hava ve su kirliliği izleme çalışmaları raporu
MEMET CAN YEŞİLBAŞ - SİMLANUR İNCE / BURSADA BUGÜN
Nilüfer Belediyesi, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen "2022 yılı hava ve su kirliliği izleme çalışmaları" raporu, Nilüfer Barış Meclisinde düzenlenecek basın toplantısıyla Prof. Dr. Kayıhan Pala ile kamuoyuna açıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem şöyle konuştu;
Bu güzel ilkbahar sabahında tekrar gündemimize başlıyoruz. 6 Şubat tarihinde biliyorsunuz büyük bir deprem felaketi yaşadık. Deprem bölgesine yardımlarınızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bir taraftan deprem bölgesinden gelen misafirlerimizi ağırlayarak, deprem psikolojisinden uzaklaştırmaya çalışıyoruz.

"HAVA VE SU KİRLİLİĞİNİ DEĞERLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ"
Gündemimiz yavaş yavaş Bursa'daki deprem gerçeğine çekmeye çalışıyoruz. Yakın bir zamanda tekrar vatandaşlarımızla biraya gelerek onların yapı ve zemin durumlarını değerlendireceğiz. Her yıl yapmış olduğumuz hava ve su kirliliğiyle ilgili durumun değerlendirilmesini yapıyoruz.
Hazırlana raporu sunan Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın konuşmasından satır başları şöyle;
6 Şubat'ta hepimizi Yasan iki büyük deprem yaşadık. 2002 yılında bilim insanları Kahramanmaraş ve Malatya'da 7.3 büyüklünden fazla olacak depremlere işaret etmişlerdi. Bu bilindiği halde kamu yönetimi neden buna karşı önlem almadı? Gece saatlerinde Marmara Denizi'nde burada yaşayanları tedirgin eden bir deprem de meydana geldi. 3 şiddetinde olduğu için çok dikkat çekmedi.

"BURSADA 2 BİN 822 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ"
Yıllar önce yapılan araştırmaya göre 'Marmara depremi' denen depremin önümüzdeki 7 yıl içerisinde olma olasılığı yüzde 60'dır. Gerekli önlemleri almazsak ölenlerin ardından yas tutmaz zorunda kalacağız.
Biliyorsunuz biz bu programı her yıl yapıyoruz. Su için yaptığımız çalışmaların sonucunu aldık. Ancak hava için aynı şeyi söyleyemem. Yaklaşık 200 kadar hava kirleticisi tanımlanmıştır. Hava kirliliğinin kanser yaptığı kanıtlanmıştır. Akciğer kanser tanısı konmuş birisine hiç sigara içmiyor deniyor. Eğer havası kirli bir yerde yaşıyorsanız bu akciğer kanserine yol açabilir. Erkeklerde mesane ve akciğer kanserinin yüksek olmasının nedeni, Erkeklerin sigara içmesi in yanı sıra Türkiye'de hava kirliliğinin de etkisi var. Hastanelere yatışlara ve solunum sistemi gibi pek çok rahatsızlığa yol açıyor.

Hava kirliliği hayatı tehlikeye atan ciddi bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği özel bir program kullanarak bir tespite ulaştık. Programı kullanarak, Türkiye'de 44. 617 erken ölüm tespit ettik. Bursa'da ise 2 bin 822 kişi yalnızca hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor.

"BURSA'DA İSTASYONU OLAN TEK BELEDİYEYİZ"
Bursa'da sanayinin ne kadar kirli olduğuna dair bir ölçüm cihazımız yok. Bursa'da istasyonu olan tek belediyeyiz. En iyi teknolojiyle donanmış sürekli kendisini güncelleyen oldukça iyi bir istasyonumuz var.
Kasım ayında gerçekleşen fabrika yangınında bizim istasyonumuz değerleri ölçtü. 25 yıldır mücadele veriyoruz. Bu yangının kirletici etkisi yaklaşık 1 ay sürdü. Bununda en önemli nedenlerinden bir tanesi o dönemki hava hareketleridir. Nilüfer'de kükürt ve azot dışında bütün kirleticiler çok yüksek. Nilüferde kömürün daha az kullanılması bunda bir etkendir.
15 yıl önce ciddi bir kükürt kirliliği vardı ancak birazdaha azaldığını görmek mümkün. Azot kirliliğinin temel kaynağı trafiktir. Bu konuda ciddi bir sorun var. Nilüfer bölgesinde havanın kirli olduğunu ve ciddi sorunlara yol açtığını söyleyebiliriz.

SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Hava kirliliği Bursa'da yaşayanların sağlığını yıllardır tehdit etmekte; rahatsızlanmalara, hastalanmalara ve erken ölümlere yol açmaktadır.
Bursa'da hava kirliliği özellikle son yıllarda çok ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Örneğin yasal düzenlemelere göre 24 saatlik ortalama PM10 ulusal sınır değeri yılda en çok 35 gün aşılabilir olmasına karşın, Bursa'da yüzlerce kez aşılmaktadır. Bu konu bilim insanları ve meslek odaları tarafından birçok kez gündeme getirilmiş olmasına karşın, halen etkin bir önlem alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bursa'da hava kirliliğine yol açan kirlilik kaynakları bilimsel yöntemlerle ortaya konulmalı ve kirliliği kaynakta yok etmek üzere bilimsel eylem planları hazırlanmalı, uygulamaya konulmalı, izlenmeli ve denetlenmelidir.

"HAYRAT ÇEŞMELERİNDE KİRLİLİK YÜKSEK"
Bursa'da suyu en fazla sanayi tüketiyor. Sanayinin tüketimine sınır getirmeden, bu tesislere izin verirken 'Evde muslukları akıtmayın' diyerek bu sorun çözülmeyecektir. Su kaynaklarının nasıl kullanacağınıza çok dikkat etmemiz gerekir.
BURSA'DA SU MUSLUKTAN MI İÇİLİR?
Nilüfer Belediyesi 2015 yılından beri su analizi yapıyor. Kentsel mahallerde klor düzeyi yüzde 22'ye kadar inmiş. Bu dünyada da kabul dilebilir bir orandır. Nilüferin kentsel mahallelerinde suyun temiz olduğunu söyleyebiliriz. Suyu temiz tutalım derken yüksek Klor düzeyini sağlamak yararlı değildir. Kırsal mahallelerde hayrat çeşmelerde kirlilik hala yüksek. Hayrat çeşmeleri klorlanamadığı için yüzde 85'i kirli hayrat çeşmelerine özellikle köylerde daha fazla olduğunu görüyoruz ancak güvenli değil. Güvenli olmayan çeşmelerin mutlaka kapatılması lazım.

Kentlerde güvenli içme suyu sağlanmasında Dünya Sağlık Örgütü'nün en çok üzerinde durduğu konu, bağımsız bir denetim yapısının kurulmasıdır.
Bursa'da evde su içilir mi? Toplumun kafasındaki soru işaretlerini gidermek için bağımsız bir şekilde denetlenmesi lazım. BUSKİ'nin bağımsız bir grup kurarak denetleme sağlamasını talep ediyoruz. Bursa her çeşmeden su içilebilecek bir hale gelebilir. Bunun için bağımsız gözetim gereklidir. Bursa'da arıtma tesisinden çıkan su yüzde 100 güvenlidir, ancak dağıtıma gittiği süreçte geçtiği aşamalara dikkat edilmeli. Bütün bunların açıklıkla izlenebileceği bir mekanizmaya ihtiyaç var. Yerel yönetimlere bu anlamda büyük iş düşüyor.