Marmara depremi için yeni senaryo! Bursa'yı da yakından ilgilendiren bölgede dikkat çeken hareketlilik
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara'daki sismik hareketliliğe ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Deprem aktivitesinin doğuya doğru ilerlediğine yönelik işaretlere dikkat çeken Bektaş, Adalar-Çınarcık hattının yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Marmara'daki olası senaryolar, Bursa ve çevresindeki iller açısından da önem taşıyor.
2026.09.06 12:11 - Son Güncellenme: 2026.09.06 12:16 - Güncel - HABER MERKEZİ
Marmara Denizi'ndeki sismik hareketlilik yeniden gündemde. Prof. Dr. Osman Bektaş, Silivri'de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendirerek dikkat çeken bir senaryoya işaret etti. Bektaş, doğuya doğru ilerleyen sismik hareketlilik, stres transferi ve Adalar çevresindeki mikrodeprem kümelenmesinin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek İstanbul açısından özellikle Adalar-Çınarcık hattının yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.

Marmara Bölgesi'nde deprem gündemi devam ederken, uzmanların bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin değerlendirmeleri de yakından takip ediliyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'nde son yıllarda meydana gelen depremler ile daha yakın dönemde gözlenen mikrodeprem hareketlerini birlikte değerlendirerek İstanbul'un olası deprem senaryosuna ilişkin dikkat çeken bir yorumda bulundu.
Bektaş'ın değerlendirmesinde özellikle sismik hareketliliğin doğuya doğru ilerlediği yönündeki gözlem ön plana çıktı. Uzman isim, söz konusu hareketliliğin yalnızca Silivri'de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem sonrasında ortaya çıkmadığını, depremden önce de bölgede benzer bir hareketliliğin görüldüğünü ve sonrasında da devam ettiğini belirtti.
Bu tabloya ağustos ayında Adalar Fayı çevresinde kaydedilen mikrodeprem kümelenmesinin eklenmesiyle birlikte gözlerin Marmara'nın doğusundaki bölgelere çevrilebileceği ifade edildi.

Adalar-Çınarcık hattı neden gündeme geldi?
Prof. Dr. Osman Bektaş'ın dikkat çektiği temel bölgelerden biri Adalar-Çınarcık zonu oldu.
Bektaş, 18-20 Ağustos tarihlerinde Adalar Fayı çevresinde meydana gelen yoğun mikrodeprem kümelenmesinin Marmara'daki genel sismik hareketlilik içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu hareketliliğin tek başına yaklaşan büyük bir depremin göstergesi olarak yorumlanmaması gerektiği de vurgulanırken, bölgenin gelecekteki deprem senaryoları açısından yakından takip edilmesinin önemine dikkat çekildi.
Uzman ismin değerlendirmesine göre, farklı dönemlerde meydana gelen depremler ve bunların ardından ortaya çıkan sismik hareketlilik bir arada incelendiğinde Marmara'nın doğusundaki bazı alanlar daha fazla önem kazanıyor.
Bektaş üç gelişmenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi
Marmara'daki mevcut tabloyu değerlendirirken üç farklı gelişmenin öne çıktığını belirten Bektaş, bunları doğuya doğru ilerleyen kırılma, doğuya doğru stres transferi ve Adalar çevresindeki mikrodeprem aktivitesi olarak değerlendirdi.
Bu üç gelişmenin aynı çerçevede ele alınması halinde Adalar-Çınarcık bölgesinin İstanbul'un gelecekteki deprem senaryolarında önemli bir izleme alanı haline gelebileceğini ifade eden Bektaş, bunun bir alarm anlamına gelmediğinin de altını çizdi.
Dolayısıyla yapılan değerlendirme, "İstanbul'da deprem olacak" şeklinde kesin bir öngörüden ziyade, fay üzerindeki hareketliliğin hangi bölgelerde daha yakından takip edilmesi gerektiğine ilişkin bir uzman görüşü olarak öne çıkıyor.

Marmara'daki hareketlilik doğuya mı ilerliyor?
Bektaş'ın değerlendirmesinde geçmiş yıllardaki depremler de önemli bir yer tutuyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş, 2011, 2012, 2019 ve 2025 yıllarında meydana gelen depremleri Marmara'daki sismik hareketlilik açısından birlikte ele aldı. Bu depremler sonrasında gözlenen aktivite ve stres transferinin doğuya doğru ilerlemiş olabileceğini belirten Bektaş, 2026 yılında Adalar çevresinde görülen mikrodeprem kümesinin de bu tablo içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Buradaki kritik noktanın ise söz konusu hareketliliğin gerçekten tek bir deprem zincirinin parçası olup olmadığının bilimsel olarak doğrulanması olduğu belirtildi.
Bektaş, bu bağlantının doğrulanması halinde Ana Marmara Fayı üzerindeki kritik alanın Çınarcık Çukuru yönüne doğru kayıyor olabileceğini öne sürdü.

"Henüz doğrulanmış bir sonuç değil"
Marmara'daki hareketliliğe ilişkin dikkat çekici senaryonun kesinleşmiş bir bilimsel sonuç olarak değerlendirilmemesi gerektiği özellikle önem taşıyor.
Bektaş da söz konusu ihtimalin henüz doğrulanmadığını belirtiyor. Deprem aktivitesinin zaman içerisindeki seyri, fayların davranışı ve stres değişimleri gibi birçok farklı parametrenin birlikte incelenmesi gerekiyor.
Bu nedenle Adalar ve Çınarcık çevresindeki mikrodepremlerin görülmesi, tek başına büyük bir deprem için zamanlama veya kesinlik anlamına gelmiyor. Ancak uzman değerlendirmesine göre bölgedeki hareketliliğin daha yakından izlenmesi gerekiyor.
Kuzey Anadolu Fayı için dikkat çeken yön değişimi senaryosu
Prof. Dr. Osman Bektaş'ın değerlendirmesindeki bir diğer dikkat çekici başlık ise Kuzey Anadolu Fayı'nın kırılma davranışı oldu.
Tarihsel deprem dizilerine işaret eden Bektaş, Kuzey Anadolu Fayı'nın Erzincan'dan batıya doğru ilerleyen kırılma karakterinin Marmara'ya gelindiğinde farklı bir davranış göstermiş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Uzman isim, Marmara'daki tarihsel depremlerde görülen örnekler üzerinden, kırılma ve stres transferinin batıdan doğuya doğru ilerleyen bir karakter kazanmış olabileceğini ifade etti.
Bu senaryonun doğrulanması halinde Marmara'daki deprem davranışının değerlendirilmesi açısından önemli sonuçlar ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

İstanbul için deprem riskinde hangi bölge öne çıkıyor?
Bektaş'ın açıklamalarında özellikle Adalar-Çınarcık havzası öne çıkıyor. Bunun temelinde ise bölgede gözlenen mikrodeprem aktivitesi ile Marmara'daki geçmiş ve yakın dönem sismik hareketlilik arasındaki olası bağlantı bulunuyor.
Ancak bu değerlendirme, İstanbul'da büyük bir depremin nerede veya ne zaman meydana geleceğine ilişkin kesin bir tahmin niteliği taşımıyor.
Deprem konusunda bilimsel çalışmaların temel sınırlarından biri depremin zamanının kesin olarak öngörülememesi. Bu nedenle Marmara'daki mikrodeprem kümelenmeleri ve fay hareketleri, daha çok riskin anlaşılması ve fay davranışının izlenmesi açısından önem taşıyor.
İstanbul ve Marmara için deprem riskinin konuşulduğu bir dönemde ortaya atılan bu yeni senaryo ise uzmanların bölgedeki hareketliliği yalnızca Silivri çevresindeki gelişmeler üzerinden değil, Marmara'nın doğusundaki fay segmentleriyle birlikte değerlendirdiğini gösteriyor.
Bektaş'ın işaret ettiği tabloya göre önümüzdeki süreçte Adalar-Çınarcık hattındaki sismik hareketlerin nasıl seyredeceği yakından takip edilmesi gereken başlıklardan biri olacak.