KKTC'de tüp bebek skandalı iddiası büyüyor! Şüpheli çocuk sayısı 30'a çıktı

KKTC'de tüp bebek skandalı iddiası büyüyor! Şüpheli çocuk sayısı 30'a çıktı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) bazı tüp bebek merkezlerinde tedavi gören yabancı ailelerin, seçtikleri sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin üreme hücrelerinin kullanılmış olabileceğine ilişkin iddialar büyüyor.

2026.08.18 14:54 - Son Güncellenme: 2026.08.18 14:59 - Güncel - İHA
A
KKTC'de tüp bebek skandalı iddiası büyüyor! Şüpheli çocuk sayısı 30'a çıktı

İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin aylar süren araştırmasına göre, ilk etapta 7 çocuk üzerinden gündeme gelen şüpheli vaka sayısı en az 30'a yükseldi. Çoğunluğu İngiliz ailelere ait olan çocukların bazılarında yapılan DNA testlerinin, ailelerin tedavi öncesinde seçtiği belirtilen donörlerle genetik uyum göstermediği öne sürüldü.

Ailelerin şüpheleri DNA testleriyle arttı

İddialara göre aileler, tedavi öncesinde kendilerine sunulan donörlerin sağlık geçmişi, fiziksel özellikleri, eğitim durumu, kişilik özellikleri ve hobileri gibi bilgileri inceleyerek seçim yaptı. Ancak çocukların dünyaya gelmesinin ardından bazı aileler, çocukların fiziksel özelliklerinin seçtikleri donörlerle uyuşmadığını fark etti.

İlk araştırmada gündeme gelen vakalardan biri İngiliz Beth ve Laura çiftinin çocukları oldu. Çift, 2011 yılında KKTC'de tüp bebek tedavisi sırasında Danimarka merkezli Cryos International sperm bankasından "Finn" adıyla tanıtılan bir donörü seçti. İkinci çocuklarında da aynı donörün kullanılmasını isteyen çift, yıllar sonra yaptırdıkları DNA testinde çocuklarının aynı biyolojik babaya sahip olmadığını öğrendi.

Şüpheli vaka sayısı 30'a yükseldi

BBC'nin yeni araştırmasına göre, ilk haberin ardından başka ailelerin de başvurmasıyla şüpheli çocuk sayısı en az 30'a ulaştı. Bu çocuklardan 15'inin aynı tüp bebek merkezinde tedavi gören ailelere ait olduğu belirtildi.

Şüpheli 30 çocuktan 11'ine DNA testi yaptırıldığı, bazı testlerde çocukların genetik kökenlerinin ailelere tedavi öncesinde sunulan donör profilleriyle uyuşmadığının görüldüğü aktarıldı.

13 yıl sonra gerçeği DNA testiyle öğrendi

Araştırmada yer alan bir diğer vaka ise 2012 yılında KKTC'de tüp bebek tedavisi gören Rachel isimli İngiliz kadın oldu. Danimarkalı bir sperm donörünü seçen Rachel, oğlu Jonah'ın dünyaya gelmesinin ardından çocuğunun fiziksel özellikleri nedeniyle şüphelenmeye başladı.

13 yıl sonra yapılan DNA testi, Jonah'ın Rachel'ın biyolojik oğlu olduğunu ancak seçildiği belirtilen Danimarkalı donörle genetik bağının bulunmadığını ortaya koydu. Testlerde çocuğun Türk ve Güney Avrupa genetik kökenleri taşıdığı belirtildi.

Aileler donörlerin sağlık geçmişini de bilmiyor

Ailelerin endişeleri yalnızca çocukların biyolojik kökenleriyle sınırlı değil. Gerçek donörlerin kimliğinin bilinmemesi nedeniyle kalıtsal hastalıklar ve genetik riskler açısından sağlık geçmişlerine ilişkin de bilgi sahibi olunamadığı ifade ediliyor.

Danimarka merkezli Cryos International ise sperm örneklerinin karıştırılmasını önlemek için çok sayıda güvenlik prosedürü bulunduğunu belirtirken, şirketin yaklaşık 45 yıllık tarihinde bu tür bir hatanın kayda geçmediğini açıkladı.

KKTC Sağlık Bakanlığı soruşturma başlattı

İlk iddiaların ardından KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından resmi soruşturma başlatılmıştı. Bakanlık, tüp bebek merkezlerinde yasa ve yönetmeliklere aykırı bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırıldığını açıklamıştı.

Vaka sayısının 7'den en az 30'a yükselmesi, soruşturmanın kapsamının genişletilip genişletilmeyeceği sorusunu da gündeme getirdi. Aileler ise gerçek donörlerin belirlenmesini, donörlerin sağlık ve genetik geçmişlerinin açıklanmasını ve seçtikleri donörlerin yerine başka kişilerin kullanılıp kullanılmadığının tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını istiyor.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2026.08.18 14:54 - Son Güncellenme: 2026.08.18 14:59 - İHA
A