Kaybolan uçaklar artık bulunacak
Teknoloji baş döndüren hızla gelişirken bu yıl okyanus üzerinde uçarken kaybolan veya düşen uçaklar hala bulunamadı. Kaybolan uçakların yerini tespit için üzerinde çalışılan, Otomatik Bağımlı Gözetim-Yayın Sistemi (ADS-B) 2017'de devreye girecek.
2015.01.03 14:29 - Son Güncellenme: 2015.01.03 14:29 - Dünya - HABER MERKEZİ
Cemil Yıldız İSTANBUL - Dünyada ilk kayıp uçak olayı Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşandı. 5 Aralık 1945'te, Amerikan donanmasına ait altı uçak, rutin olarak başlayan askeri bir eğitim sırasında kayboldu. Bugüne kadar yapılan aramalarda uçakların izine rastlanamadı. Okyanusta uçakların manyetik bir alana düşerek kaybolduğu "Bermuda Şeytan Üçgeni" söylentisi ilk kez bu olaydan sonra gündeme geldi. Aradan geçen 70 yılda onlarca uçak okyanus üzerinde uçarken radardan kayboldu. Son kaybolma olayı 28 Aralık 2014 günü yaşandı. 155 yolcu ve 7 mürettebatla Endonezya Surabaya Adası'ndan Singapur'a giden AirAsia'ya ait yolcu uçağı, Java Denizi üzerinde seyrederken Belitung Adası civarında Cakarta hava trafiği kontrol kulesiyle teması kaybetti. 30 Aralık günü uçağa ait olduğu söylenen parçalara ulaşıldı. Ancak 8 Mart 2014'te Kuala Lumpur'dan Pekin'e gitmek üzere havalanan Malezya Havayolları'na ait uçakla irtibat kalkıştan 2 saat sonra kesildi. İçinde 239 yolcu bulunan uçağın radardan kaybolduğu açıklandı. Gelen ilk haberlerde uçağın Vietnam denizine düştüğü iddia edildi ama bugüne kadar yapılan aramalarda herhangi bir iz bulunamadı. Peki teknolojideki baş döndüren gelişmelere rağmen bu uçaklar neden bulunamıyor ?
MENZİL DIŞI KALIYORLAR
Okyanusta uçan uçakların karada bulunan radyo iletişimi ve radarlarının menzilleri dışında kaldığı çok kişi tarafından bilinmiyor. Sadece GPS ve uydu telefonları gibi uydulara dayalı teknolojiler, bu uçakların yeri hakkında bilgi sağlıyor. Ancak, bu iletişim yöntemlerinin çok pahalı olması uçaklarda kullanılmasına imkan vermiyor. Ohio Üniversitesi'nden elektrik mühendisliği profesörü Michael Braasch çok yakın zamanlara kadar uyduları kullanarak bir uçağın saniye saniye nerede olduğunu bilmenin ortaya çıkaracağı masraf yüzünden bu yönteme başvurulmadığını söylüyor. Pilotların belli aralıklarla hava trafik kontrolörlerine pozisyon bilgisi vermesi gerekiyor. Ancak acil durumlarda genel olarak pilotların bu bilgiyi vermesi mümkün olmuyor. Aralık başında Uluslararası Hava Taşımacılık Derneği yayınladığı raporda tüm uçakların, pilotlardan bağımsız biçimde çalışan yer ve durum bildiren bir sistemle donatılması kuralının getirilmesini önerdi. Profesör Braasch, bazı havacılık şirketlerinin bu öneriyi uygulama konusunda isteksiz olduğunu belirtiyor. Konunun masraf olduğunu belirten uzmanlar, herkesin belli standartlar üzerinde anlaşma konusunda da zorlandığını da söylüyor. Ancak Braasch, son 20-25 senedir uydu teknolojilerine sahip olunduğunu, yani teknolojik açıdan bu uygulamaya engel oluşturacak bir durumun olmadığını savunuyor. Bazı pilotlar da uçaklarda otomatik çalışan ve yangın durumunda çalışmaz hale gelebilecek bir elektronik sistemin fayda sağlamayacağı endişesini taşıyor.
ADS-B SİSTEMİ UÇAKLARI BULACAK
Bugüne kadar uçuş bilgilerini kaydeden tek sistem kara kutular. Bunlar da tamamen pilotların kontrolü dışında. Kara kutular uçak düştükten, yüzlerce can kaybedildikten sonra çözülebildiği için kaybolma olaylarında faydası olmuyor. Ohio Üniversitesi'nden elektrik mühendisliği profesörü Michael Braasch, Mart ayında Malezya Havayolları kazasından sonra herkesin bir şeyler yapılması gerektiği konusunda birleştiğini söylüyor. Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri, kaybolan uçakların yerini tespit edebilecek Otomatik Bağımlı Gözetim-Yayın Sistemi (ADS-B) üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bu sistem sayesinde uçağın pozisyonunu belli aralıklarla uçuş kontrolörlerine ve yakındaki diğer uçaklara bildirecek. Sistem, Avrupa'da 2017, Amerika'da ise 2020 yılına kadar zorunlu hale gelecek.