Kapıyı en çok çalan üçlüdeyiz

Kapıyı en çok çalan üçlüdeyiz

IMF ile borcunu sıfırlamaya hazırlanan Türkiye, 1961'den bu yana 19 stand-by'a imza attı.

2013.04.22 08:28 - Son Güncellenme: 2013.04.22 08:29 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Kapıyı en çok çalan üçlüdeyiz

Bugüne kadar 49.8 milyar dolarlık anlaşma imzalayan, diğer kalemle 50 milyarı aşan kaynak kullanan Türkiye, Uruguay ve Filipinler ile birlikte en çok anlaşma imzalayan 3 ülkeden biri

Türkiye bugüne kadar IMF ile 19 stand-by anlaşması imzaladı. Maalesef bu durum bizi IMF'nin gediklisi haline getirdi. Çünkü bizim kadar çok stand-by anlaşması imzalamış sadece iki ülke daha var. Onlar da Uruguay ve Filipinler. Uruguay ve Filipinler de ekonomilerini yoluna koydu. Ancak Türkiye ile karşılaştırılmayacak durumdalar. Büyüme oranları Türkiye'ye yakın ama gayrisafi yurtiçi hasılaları sırasıyla 50 ve 250 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

İLK ANLAŞMAYI ASKER İMZALADI
Türkiye 1947'den bu yana IMF üyeliğini sürdürüyor. Ancak IMF'ın kabus olarak adlandırılmasına neden olan süreç 1961'de başladı. İlk kez 27 Mayıs askeri yönetimi IMF ile stand-by anlaşması imzaladı. Türkiye, Cemal Gürsel yönetimi sivillere devredip kendisi cumhurbaşkanı olmadan önce IMF kredileri ile tanıştı. Cemal Gürsel'den önce IMF'den kredi kullanılmadı ancak sonradan popüler olan 'acı reçete'lerle tanışıldı.

SADECE 8'İ BAŞARILIYDI
1958'de Menderes Hükümeti, dış borç alabilmek için IMF'nin hazırladığı bir programı yürürlüğe sokmak zorunda kaldı. Ancak program tamamlanmadı. IMF ile toplam 19 stand-by yapılmasının nedeni ise tabii ki uygulanan programların başarıyla tamamlanmaması oldu. Sadece 1963, 1966, 1967, 1968, 1970, 1980, 2002 ve 2005'teki stand-by'lar başarıyla tamamlandı. Uygun ekonomik koşullar nedeniyle ağır program şartlarını uygulamak istemeyen hükümetler olduğu gibi şartlarına uyulmadığı için IMF de programları askıya aldı.

BANKALAR KREDİ AÇINCA IMF'YE SIRT ÇEVRİLDİ
Türkiye'nin IMF'yle masaya oturmadığı iki dönem bulunuyor. Birincisi 1970-1978, ikincisi 1984-1994 arasında IMF'ye ihtiyaç duyulmaması ekonomik başarılardan kaynaklanmadı. İlk dönemde artan petrol fiyatları uluslararası bankalarda likidite birikmesine neden oldu. Gelişmekte olan ülkelere kredi miktarı bollaşınca Türkiye IMF yerine, bankaları tercih etti. 1984-1994 arasında ise borçları çevirmek için Merkez Bankası kaynakları kullanıldı.

SADECE BİR TANESİ KRİZSİZ İMZALANDI
IMF ile 19'uncu yani son stand-by anlaşması aynı zamanda ekonomik kriz yaşanmadan imzalanan tek anlaşma olma özelliğini taşıyor. 2008'e kadar süren anlaşma, IMF'ye borç geri ödemelerinin vadesinin uzaması için yapıldı. Ödemeler dengesinde bir sıkışma yaşanmamasını hedefleyen anlaşma, Türkiye'nin IMF ile kendi adına tek proaktif özellik taşıyan adımı oldu.

IMF ile borçsuz dönem mayısta başlıyor

Türkiye 13 Mayıs'ta IMF'ye son kredi borcu taksidini ödeyecek. 431 milyon dolarlık bu rakamın IMF'nin hesabına geçmesiyle, bir dönem kapanıyor. IMF'ye 1947'de üye olduk. 1958'de ilk ekonomik programı yaptık. 1961'de ise ilk stand-by'ı imzalayıp kredi aldık. Son stand-by 2008'de sona erdi. IMF ile herhangi bir gelişmiş ülkenin olduğu gibi yıllık rutin 4. Madde kontrolleri yapılıyor. Son taksitle IMF ile en son 1957'de yaşadığımız koşullara geri dönüyoruz. Bu nedenle sizleri 1947'den bu yana bir yolculuğa çıkarmaya karar verdik. Türk siyaset tarihine adını yazdırmış liderlerin neredeyse tamamının yolu IMF'nin önünden geçti.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2013.04.22 08:28 - Son Güncellenme: 2013.04.22 08:29 - HABER MERKEZİ
A