İsviçre'de "10 milyon sınırı" referandumu öncesi gerilim tırmanıyor: Ülke ikiye bölündü
İsviçre, nüfusun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören tartışmalı halk girişimi nedeniyle kritik bir referanduma hazırlanıyor. 14 Haziran'da sandığa gidecek olan seçmenler, ülkenin demografik geleceğini doğrudan etkileyecek öneri için oy kullanacak. Ancak kamuoyu yoklamaları, seçimin son derece yakın geçeceğini ve toplumda derin bir bölünme yaşandığını ortaya koyuyor.
2026.06.08 12:17 - Son Güncellenme: 2026.06.08 12:17 - Dünya - AA
Sağcı İsviçre Halk Partisi tarafından desteklenen "10 Milyonluk İsviçre'ye Hayır" girişimi, ülke nüfusunun belirli bir sınırı aşmamasını hedefliyor. Öneri; göç, konut piyasası, altyapı kapasitesi ve yaşam kalitesi gibi başlıkları merkezine alarak yoğun tartışmalara neden oluyor.
Ülkede nüfusun yaklaşık 9,1 milyon seviyesinde olması, girişimi daha da kritik hale getirirken, önerinin kabul edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor.
Anketler Başa Baş Bir Yarışa İşaret Ediyor
Son kamuoyu araştırmaları, referandumun oldukça çekişmeli geçeceğini gösteriyor. İsviçre Yayın Kurumu tarafından yapılan ankete göre girişime karşı çıkanlar yüzde 52 ile önde yer alırken, destekleyenler yüzde 45 seviyesinde bulunuyor.
YouGov'un araştırmasında da benzer bir tablo ortaya çıkarken, karşıt görüş yüzde 51, destekleyenler ise yüzde 43 oranında ölçüldü. Kararsız seçmenlerin oranı ise sonucu değiştirebilecek kritik bir faktör olarak görülüyor.
Göç, Konut ve AB İlişkileri Tartışmanın Merkezinde
Girişim etrafındaki en büyük tartışma başlıkları arasında göç politikası, artan konut kiraları, altyapı yükü ve iş gücü ihtiyacı yer alıyor. Öneriye karşı çıkan siyasi çevreler, sert nüfus sınırlamasının ekonomik ve sosyal dengeleri bozabileceğini savunuyor.
Özellikle sağlık, sanayi ve araştırma gibi sektörlerin yabancı iş gücüne bağımlı olduğuna dikkat çekilirken, katı bir sınırın iş gücü açığı yaratabileceği ifade ediliyor. Ayrıca bu adımın Avrupa Birliği ile ilişkileri de olumsuz etkileyebileceği görüşü öne çıkıyor.
"Ekonomik Riskler Artabilir" Uyarısı
Girişime karşı çıkan siyasi partilerden biri olan Yeşil Liberal Parti (GLP), önerinin ülkeye uzun vadeli ekonomik zarar verebileceğini belirtiyor. Açıklamalarda, İsviçre'nin uluslararası iş gücü ve ticari ilişkilerden büyük ölçüde fayda sağladığı vurgulanıyor.
Parti temsilcileri, göçü tamamen sınırlamak yerine daha kontrollü ve planlı bir yönetim modelinin tercih edilmesi gerektiğini savunuyor. Altyapı yatırımları ve konut politikalarının güçlendirilmesi gerektiği de dile getiriliyor.
Destekleyenler: "Büyüme Kontrol Altına Alınmalı"
Girişimi destekleyenler ise hızlı nüfus artışının ülke kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu savunuyor. SVP'li yetkililer, özellikle konut sıkıntısı ve çevresel etkilerin giderek arttığını belirterek nüfus artışının sınırlandırılması gerektiğini ifade ediyor.
Parti temsilcileri, önerinin kabul edilmesi halinde bile ülkeye belirli bir seviyede göçün devam edeceğini ve ekonominin tamamen kapatılmayacağını öne sürüyor.
Son Karar 14 Haziran'da Verilecek
Referandum sonucunda, İsviçre Anayasası'na nüfus artışını sınırlamaya yönelik düzenlemelerin eklenip eklenmeyeceği belli olacak. Öneri kabul edilirse, nüfusun 9,5 milyon eşiğini aşması durumunda yeni yasal adımlar devreye girecek.
Ülkede hem siyasi partiler hem de kamuoyu, bu girişimin İsviçre'nin ekonomik yapısı ve uluslararası ilişkileri üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceği konusunda ikiye bölünmüş durumda.