İşverenler çalışanından gizli araca GPRS takamayacak!
Teknolojideki hızlı gelişimin iş dünyasının her alanında şirketlere kolaylık sağladığı yadsınamaz bir gerçek. Bu teknolojik kolaylıklardan biri de şirketlerin satış, dağıtım, lojistik gibi hizmetlerinde kullandıkları araç veya filolarında GPRS araç takip sistemlerinin yer alması. Teknolojinin iş dünyasındaki kullanımında, çalışan ve işveren arasında oluşabilecek sorunlara dikkat çeken Informa Akademi İ.K. Yönetim Danışmanı Ercan Erseç, "İlgili sektörlerde günümüzde kaçınılmaz bir iş yapma gerekliliği haline gelen araç takip sistemlerinin, kullandıkları araçlara takılı olup olmadığı çalışanlara işveren tarafından bildirilmesi zorunludur" dedi.
2012.10.12 13:56 - Son Güncellenme: 2012.10.12 14:34 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Gerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen kurallara uygun olarak trafikte araç kullanımında, gerekse iş verimliliği açısından ilgili sektörlere hizmet veren şirket araçlarında takip sistemlerinin kurulması ve kullanılması günümüzde çok önemli bir hale geldi. Çalışanların performanslarının değerlendirilmesi, verimliliklerinin ölçülmesi kapsamında araçlarda araç takip sistemlerinin kullanımı da 4773 Sayılı İş Güvencesi Kanunu'nun kabulü ile birlikte giderek yaygınlaşmakta. Bu uygulamaların 4857 Sayılı İş Kanunu'nda yer alan "İşverenin Yönetim ve Denetim Hakkı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Informa Akademi İ.K. Yönetim Danışmanı Ercan Erseç, "İşçinin kişilik hakları ve bu hakların işveren tarafından korunması yükümlülüğü sınırsız değildir. Bunun sınırlarından birini de işverenin Yönetim ve Denetim Hakkı Teşkil etmektedir. İşçi, işverenin işin görülme şekli ile işyerindeki davranışları hakkındaki talimatlarına uymak durumundadır" diye konuştu. Ancak işverenin yönetim ve denetim hakkının sınırsız olmadığını da hatırlatan Erseç, bu hakka da birçok sınırlamalar getirildiğini belirterek şunları söyledi: "İş Hukuku'nun en tartışmalı alanlarından biri de, çalışma koşullarının tespiti ile bu koşulların uygulanması, değişiklik yapılması, en nihayetinde işçinin kabulüne bağlı olmayan değişiklik ile işverenin yönetim hakkı arasındaki ince çizginin ortaya konulmasıdır."
"İŞVEREN ARAÇ TAKİP SİSTEMİ KULLANILDIĞINI ÇALIŞANINA BİLDİRMEK ZORUNDADIR"
GPRS cihazlarının araçlara çalışanların bilgisi dahilinde takılı olup olmaması ile GPRS takılı olan araçlarla yapılan denetimlerde rut dışına çıkan ve trafik kurallarına uymayan şoförlerin muhatap olabilecekleri süreçleri de anlatan Informa Akademi İ.K. Yönetim Danışmanı Ercan Erseç, "Bu cihazların araçlara takılma kararının verilmesi işin verimliliği, iş görme disiplini, iş güvenliği (kaza yapan veya çalınan araçların yerinin tespiti) gibi nedenlerle işverenin yönetim ve denetim hakkı kapsamına girmektedir. Fakat; işveren araçlarda GPRS cihazlarının takılı olduğunu ve bu cihazlarla hangi kontrollerin tarafından yapılacağını çalışanlarına bildirmek zorundadır" şeklinde konuştu. Sadece Finans şirketlerinin para taşıma araçlarının güzergah geçiş bilgileri güvenlik nedeni ile merkezden günlük olarak planlanabiliceğini diğer hususlarda çalışanın aracında GPRS takılı olduğunu önceden bilmesinin hakkı olduğunu vurgulayan Ercan Erseç, "Bu yapılacak kontrollerde çalışanların kendilerine verilen rut planlarına uymamak, trafik kurallarında belirtilen hız limitlerinin üzerinde araç kullanmak, ortalamanın üzerinde yol yapmak gibi nedenlerin ortaya çıkması halinde işveren bu konularla ilgili olarak çalışanın yazılı görüş veya savunmasını almadan bir disiplin işlemi yapması söz konusu olmadığından; çalışanın davranışı veya verimi ile ilgili bir soruya muhatap olabilmesi için kullandığı şirket araçlarında bu cihazların takılı olduğunu önceden bilmesi en doğal hakkıdır ve zorunluluktur" şeklinde konuştu.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun savunma hakkını sadece çalışanın davranışı ve verimi ile ilgili nedenlerle sınırlı tuttuğunun da altını çizen Erseç, "Çalışanların iş yerindeki çalışma koşullarına uymama (şirket araçları da işyerinin bir uzantısıdır/4857 Sayılı İş Kanunu Madde 2) veya çalışanın verimliliği ile ilgili olumsuz şartların oluşması halinde işverenin geçerli nedenle fesih hakkını kullanabilmesi için çalışanını öncelikle bu davranışı nedeni ile yazılı olarak uyarmalı ve bu tür davranışların tekrarı halinde de disiplin işlemleri kapsamında çalışanına mutlaka savunma hakkını kullandırmalıdır" dedi. Erseç ayrıca, çalışanın işverenin uyarılarına rağmen çalışma koşullarına uymama veya verimini yükseltmeme konusunda ısrarı sürerse de işverenin bu durumda geçerli nedenle bireysel iş sözleşmesini fesih hakkı doğacağını da sözlerine ekledi.