İşte o firmanın hikayesi

İşte o firmanın hikayesi

Ankara'da 25 mağazasıyla, LG, Samsung, Bosch ve Philips ürünleri ile Türkiye'de en çok elektronik ve beyaz eşya satışını yapan firma ödüllerini alan Kutup'un serüveni 1954 yılında Kazım Kızılmeşe' nin Kutup Soğutma adını verdiği ticarethanesinde bakkallara buzdolabı üretimi yapmasıyla başladı.

2013.12.29 19:14 - Son Güncellenme: 2013.12.29 19:14 - Yaşam - HABER MERKEZİ
A
İşte o firmanın hikayesi

Ankara'daki bütün Alışveriş Merkezleri'nde mağazaları bulunan Kutup A.Ş'nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kızılmeşe ise, 1990 yılında babası Kazım Bey tarafından kurulan ticarethanenin başına geçerek, devralmış olduğu ticarethaneyi Anonim şirkete çevirip, perakende sektörüne girmesini sağlamıştır.


90'lı yıllardan bu yana ticarette, çalışma şartlarında, yasalarda ve rekabette birçok şeyin değiştiğini vurgulayan Kutup'un Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kızılmeşe, Kutup'un Ankara Ticaret hayatındaki gelişmelerini AKŞAM okurları ile paylaştı.

-Kutup'un kuruluş hikâyesi nedir? Bu işe nasıl başladınız?

Kutup Soğutma, 1954 yılında babam Kazım Kızılmeşe tarafından kuruldu.  O zamanlar Kutup markası adı altında ticari buzdolabı imalatı ve tamiratı yapıyorduk. Bildiğiniz büyük bakkal buzdolaplarının üretimini ve montajını yapıyorduk.  Bu faaliyetlerimiz 1954-1990 yılları arasında devam etti. Bu süreçte bende babamın yanında çalışarak, bu alanda kendimi çekirdekten yetiştirdim.

İşleri devraldıktan bir süre sonra, 1990 yılında dayanıklı tüketim mamullerinin satış ve pazarlamasının yapılması kararını alarak, artık Kutup A.Ş adı altında perakendecilik sektörüne ilk adımımı atmış oldum.
Denizciler Caddesindeki mütevazı atölyemizden, yoğun çalışmalarım ve Kutup Yıldızlarımın katkılarıyla 2013 yılında 25 mağazaya ulaşmayı başardık.

Ben işimi sadece çekirdekten yetişerek öğrendim, bu konuda bir eğitim alamadım. Ancak üçüncü kuşak olan oğluma Bilkent Üniversitesi'nde bu işin hem eğitimini aldırıyorum, hem de babamın beni çekirdekten yetiştirdiği ve ticarete hazırladığı gibi yetiştiriyorum.

-Sadece Ankara'da işletmeleriniz var. Bunun nedeni nedir? Başka bölgelere açılmayı düşünmüyor musunuz?

Evet yatırımlarımızı sadece Ankara'da yapıyoruz. Bundan sonra da Ankara'ya yatırım yapmaya devam edeceğiz.  Neden Ankara? Çünkü burası doğduğumuz ve doyduğumuz yer. Biz Ankara'da yapabildiğimizin en iyisini yapacağız. Bizim hedefimiz bu.  Amacımız ''Ankara'nın Markası'' olarak kalmakÖ

-Ürünleriniz ve fiyatlarınız herkese hitap ediyor mu?

Biz bütün kesimlere yakınız. Bizim a,b,c segmentinde müşterimiz var. Bütün bölgelerde bulunduğumuz için her müşteri segmentine ve onların bütçelerine uygun ürünler satıyoruz mağazalarımızda.  Şu an ağırlık olarak Samsung, LG, Bosch ve Philips gibi markaların bölge bayisiyiz. Bu markaların hepsinin satışında Türkiye birincisiyiz. 2013 yılı LG'nin elektronik ve beyaz eşya kategorilerinin her ikisinde de Türkiye birincilikleri Kutup tarafından alınmıştır. Samsung ve Bosch markalarında da birincilik ödüllerini alacağımızı düşünüyoruz

-Ankaralıların teknolojiye yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Burada bir tüketim çılgınlığı var mı?

Ankara'da tüketim çılgınlığı yok ama çok ilginç bir şekilde Ankaralıların inanılmayacak derecede yeniliğe merakı var.  Herkes özellikle GSM ve tablet gibi ürünleri inceliyor ve aldıkları her üründe mutlaka sosyal medya bağlantılarının olmasını istiyorlar. Tüketim çılgınlığından çok şu an sosyal Medya'ya erişme isteği gibi bir çılgınlık var.

-Elektronik ve dayanıklı tüketim mallarında talepler ne durumda peki?

Bizim yoğunluğumuz en çok telefon ve tablet bölümlerinde yaşanıyor.  Samsung mağazalarımız marka gücünden dolayı çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Ürünler eskiye göre çok başarılı ve kaliteli. Ürünler teknolojinin en üst noktalarında bulunuyor.

-Kredi kartlarının taksit sınırlandırması sizin işinizi ve satışlarınızı nasıl etkiler?

Yeni yıldan itibaren kredi kartlarına sınırlama getirilmesi bizim sektörümüzü olumsuz yönde etkileyecektir. Özellikle telefon ve tablet gurubunda taksit miktarı 6 aya indirildi. Yeni uygulamanın gelmesi ile birlikte ilk üç ay satışlar çok düşecek. Biz zaten şu anda tüketicilerden ön talep topluyoruz. Tüketici ürünü 6 ay taksitle almaktansa, hemen alayım 12 ayda ödeyeyim mantığında davranıyor.

-Türkiye'de ve Ankara'da birçok elektronik mağazası var. Sektörünüzle ilgili bir değerlendirme yapar mısınız?

Bizim en büyük sıkıntımız rekabeti adil yapamamamızdır.  Rekabeti adil olarak yaptığımız yerlerde firma olarak da çok başarılıyız. Türkiye'ye Bestbuy, Electroworld, Darty, EP gibi firmalar geldi. Bunların hepsi şimdi teker teker kapatıp gidiyor. Türkiye'nin şartları onların düşündüğü kadar kolay değil. Burada umduklarını bulamadılar. Bu firmalar Türkiye pazarını çok karıştırdılar ama en büyük darbeyi de kendileri aldı. İnsanları fiyatları indiriyoruz diye sabahın altısında kapıda kuyruğa dizdiler. Kendi mağazalarının kapıları kırdılar medyayı organize ettiler, uluslararası perakende firmaları bu tarz tutumlarla tüketicimizi yanıltamayacağını, Türk tüketicisi için ürün kalitesinin yanında hizmet kalitesin ve güvenilirliğin çok önemli olduğunun farkına vardıklarını düşünüyorum. 

-Peki, işinizin en zor bölümleri neler? Hangi sorunlarla karşılaşıyorsunuz sektörde?

Biz satış ekibine çok önem veriyoruz. Personellerimizin satış becerilerini geliştirecek ödüller ve eğitimler veriyoruz. Onları sürekli daha iyi noktalara getirmek için çok çalışıyoruz. Çünkü perakendeciliği bir meslek olarak benimsemelerini istiyoruz. Tabi Türkiye'de perakendecilik diye bir eğitim olmadığı için bu eğitimi kendi bünyemizde veriyoruz. Ekibimizi kendimiz yetiştiriyoruz.

-Perakendeciliğin zorlukları neler?

Ben Ankara Ticaret Odasında meclis üyesiyim. Sektördeki sorunları hep konuşuyoruz ama ilerleyip bitiremiyoruz. Biz perakendeciliği kamuoyuna meslek olarak alıştıramadık. Gençler bunu meslek olarak istemiyor. Çalışma ortamları zor. Haftanın her günü AVM'ye gelip hiç güneş görmeden akşamın bir saati evlerine gidiyorlar. Çalışanların aile ve sosyal hayatları zarar görüyor. İşte bu yüzden gençler perakendeciliği istemiyor. Daha iyi şartlarda iş bulanlar hemen sektörden kaçıyor. Bu konuda yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Ankara'daki insanın tek lüksü televizyon izlemektir. Hafta sonu bile yapabileceği şeyler sınırlıdır. Ankara'da hayat AVM'lerde  geçiyor. AVM kültürünü Ankara'ya soktular. Doğrumu yaptılar? Hayır yanlış yaptılar ama bu oldu ve her tarafı doldurdular.  Biz AVM'nin içindeyiz ama AVM'ye karşıyız. Çünkü AVM'de çalışma şartlarının oldukça ağır olduğunu düşünüyorum. AVM'nin sıkıntılarından bir tanesi de işletmelerin akşam saat 22.00'ye kadar açık olması. AVM'lerde mağazalar 365 gün sabah 10'dan akşam 22:00'ye kadar açık olmak zorunda. Bu saate kadar mağazaların açık tutulmasını ben gereksiz görüyorum ve bu saatlerin yasayla yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

-Bu sorun nasıl çözümlenebilecek peki?

Biz bu sorunu perakendecilik yasasıyla çözmeye çalışıyoruz.  Şu an perakende yasası çıkarılıyor. Sektör olarak bu yasa bizleri oldukça yakından ilgilendiriyor. Perakende yasası ile ilgili Ankara Ticaret Odası olarak kendi öngörülerimizi kurulan komisyonda derleyip, ilgili bakanlıkla sunum halinde paylaşmayı hedefliyoruz. Ankara'daki tüm perakende işiyle uğraşan sanayici ve işadamlarının bu konuyla ilgili katkı ve desteklerini bekliyoruz.

-İnternet üzerinden satışınız var mı?

Biz internet üzerinden satış yapmıyoruz. Yapmayı da düşünmüyoruz. Biz sadece Ankara'da olduğumuz için mağazalardan tüketicilerimize hizmet vermeyi uygun buluyoruz.

Şirketimizin anayasalarından biri olan müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak için tüketicilerimizle bire bir diyalog halinde olmayı tercih ediyoruz.

Hâlihazırda Ankara'da hizmet verdiğimiz 25 perakende satış mağazamızda, görev yapmakta olan Kutup Yıldızlarımız tüketicilerimizle birebir ürün bilgi ve donanımlarını paylaşıp, tüketicilerimizin ürünleri görerek, dokunarak ihtiyaçlarına yönelik tercihlerini yapmalarını sağlamaktadır.   

Diğer Yaşam Haberleri için tıklayın


2013.12.29 19:14 - Son Güncellenme: 2013.12.29 19:14 - HABER MERKEZİ
A